Yapay zeka ve görüntü işleme teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte hayatımızda önemli bir yer edinmeye başlayan yüz tanıma (face recognition) sistemleri kişisel gizlilik ve güvenlik için ciddi evhamlar yaratma potansiyeline sahip.

Yıllardır şifremizi, özel bilgilerimizi ve bazen mesaj butonlarımızı bile başka insanlardan sakladık; şirketlerin telefon numaralarımızı başkalarına aktarmasından şikayet ettik ve kişisel tercihlerimizin başkaları tarafından fark ediliyor olmasını kaygıyla karşıladık ama günümüzde artık sesimiz, parmak izimiz, göz izimiz, yüzümüz ve hatta yürüyüş şeklimiz bile bize dair birçok bilgiyi isteğimiz dışında afişe edebiliyor.

Bilgisayarlı görme sistemleri birçok ülke tarafından; cinayetleri önceden engellemek, kişiye özel menüler çıkarmak, özel güvenlik sistemlerini açmak, cinsel tercihi tahmin etmek ve hatta bir bölgedeki seçmen profilini araçlara göre öngörmek için kullanılabiliyor. Ticari veya kötü niyetli kullanım durumunda oldukça ciddi sonuçlar doğurma potansiyeline sahip olan bu sistemler için bazı önlemler almaya çalışan birçok fütürist var.

Yapay zekanın kullanılmadığı gözetleme sistemleri için protestocuların maske kullandığını ancak artık yapay zekaların insanları yürüme alışkanlığıyla da tespit edebildiğinden bahsetmiştik. Görüntülenmek istemediğimiz noktalarda kullanılabilecek bir kamera manipülasyon cihazını da aktarmıştık ancak eğer bir etkinlikte arkadaşlarımızla paylaştığımız fotoğrafın internetteki yüz tanıma sistemleri tarafından tanınmasını istemiyorsak? University of Toronto’daki araştırmacılar tarafından geliştirilen bir filtre sayesinde bunu başarma ihtimalimiz var.

Fotoğraflardaki insan yüzlerini, yüz tanıma sitemlerinin tanıyamayacağı ancak insanların da değişikliği fark edemeyeceği bir şekilde manipüle eden bu filtre iki farklı nörol ağ kullanılan bir algoritma ile geliştirilmiş. Mühendisler; önce yükledikleri yüzlerce fotoğraftaki insanın yüz özelliklerini çıkaran bir algoritma yazmışlar ardından ise bu yüz özelliklerini manipüle ederek, bir önceki algoritmanın onu tanıyamacağı bir şekilde bir süre eğitmişler. 200 fotoğrafta sadece 1 fotoğrafın tanınmasını engelleyemeyen filtre için piyasada kullanılan bir uygulamada oldukça güzel çalışacağına kanaat getirilmiş.

Şu an için henüz bu filtreyi kullanabileceğimiz bir uygulama bulunmadığı için ve Instagram gibi uygulamalarda bu tarz bir filtrenin kullanılmayacağı için -Zira Instagram’ın ana şirketi Facebook, kişisel verileri ticarete dökmesiyle ünlü- mühendisler yakın gelecekte kendi uygulamalarını çıkarmayı planlıyor.

Tabii bu tarz uygulamaların gelecekteki yaşantımızı nasıl etkileyeceğini kestirmek hiç mümkün değil. Bir otonom aracın yüzümüzü tanıyamaması veya girdiğimiz bir devlet dairesinde yüzümüzü okuyamayan sistemin bize ne gibi dezavantajlar yaşatacağını bilemiyoruz ancak yüzümüzü, parmak izimizi ve diğer biyolojik özelliklerimizi saklamamız, bugün kişisel gizlilik için Facebook ve Whatsapp kullanmamak gibi bir etki yaratabilir. İşte o noktada şirketlere ve devletlere kişisel gizlilik konusunda güvenmemiz gerekecek.

Kaynak: Futurism

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir