hyperTunnel isimli start-up robotları oyuna dahil ederek tünel ve yer altı yapılarının geleceğine ışık tutmaya hazırlanıyor.

Lord of The Rings izlerken cücelerin yer altı şehri Moria’nın nasıl inşa edildiği sorusu hepimizin kafasını kurcalamıştır. Devasa dağların arasından akıp gitmemizi sağlayan tüneller de aynı hissiyatı vermiyor mu? Bir dayanıklılık göstergesi olarak “kaya gibi” ifadesini kullanırız. Yıllardır yer altına erişmek için o kayaları kesip biçmeye çalışıyoruz.

Moria için cücelerin açgözlülükle çok derine kazdığı söylenir. Fantastik bir dünyada belki evet ama gerçek dünyada nasıl? hyperTunnel bu soruyu yanıtlıyor.

Yer altında tüneller inşa etme serüvenimizde mühendisler senelerdir kesme diskleri ile donatılmış ürkütücü büyüklükte makinelerle (TBM) çalışıyor. Hem maliyetli hem de kullanışsız olan tünel açma makineleri her proje için özel üretiliyor. hyperTunnel’in fikri ise 1000 tonluk devler yerine çok daha küçük (kabaca 3 metre uzunluğunda) ve yarım silindir şeklindeki robotları sahaya sürmeye ve sürünün gücünden yararlanmaya dayanıyor.

Binlerce robottan bahsediyoruz. Tıpkı bir karınca ya da termit kolonisinin sürüler halinde çalışması gibi.

– hyperTunnel’in Mühendislik Direktörü Patrick Lane-Nott

hyperTunnel ile Yer Altında Robot Ordusu Kurmak

3 metre uzunluğun portatif bir araç için normal görülmesi sanırız ki ölçülerin göreceli olduğunun en büyük ispatı. Söz konusu robotlar önceden delinmiş borular aracılığıyla yer altında hareket imkânına sahip olacak. İnce borular sayesinde tünel duvarlarının ana hatlarını takip edecek olan robotlar, etrafını saran toprağa nüfuz etmek ve daha sonra beton veya başka bir güçlü malzeme ile doldurulacak küçük boşluklar açmak için bir freze kafası ile robotik bir kol kullanacak. Parçaların birleşmesi sonucunda ise yeni nesil bir tünel yapısının ortaya koyulması planlanıyor. 

Şirket tarafından yayınlanan yukarıdaki video, devasa boyutlarda hayali bir yer altı yapısı üzerinde hareket eden robotların 3D animasyonunu içeriyor. Bunu bir nevi tersine tünel kazmak gibi düşünebilirsiniz. Standart prosedürde önce TBM ile ihtiyaç duyduğunuz deliği elde edene kadar kazarsınız ve ardından boşluğu çevreleyen toprağı dengede tutmak için destekler veya duvarlar eklersiniz. hyperTunnel’in projesine göre ise mühendisler önce tüneli toprak altında oluşturuyor. Ardından açılması gereken boşluklar üzerine çalışıyor. Yapı inşa edildikten sonra geriye tünelin odasını dolduran malzemeyi çıkarmak kalıyor. 

Tünel Kazma Mekanizmasını Tersine Çevirerek Ne Amaçlanıyor?

Borular kayayı delerek (mavi) robotların hareket edebilmesi için alan yaratıyor. Daha sonra kayayı ortadan kaldırmaya gerek kalmadan boruda hareket eden robotlar tarafından tünelin iç duvarları inşa ediliyor.

Tünel açma uzmanlarına göre hyperTunnel’in çözümünün en büyük avantajlarından biri daha az yapı malzemesi kullanılacak olması. Projenin tüm uzunluğu boyunca standartlaştırılmış tünel duvarı bölümlerini yerleştirmek yerine; yapının dış kalınlığı, herhangi bir noktada tüneli çevreleyen gerçek jeoloji ve basınçlara uyacak şekilde değişebilir. Bu da mühendislere büyük bir esneklik kazandırıyor. Üstelik robotların operatörlerin içerideki karayolu veya demiryolu trafiğini durdurmak zorunda kalmadan yer altı tünellerinin dış yapısına hizmet etmek için boruları yerleştirebilecek olması, hyperTunnel’i rakipleri arasında öne çıkarıyor.

İlginç bir bakış açısı olarak görebilirsiniz ancak geleceğimiz tünellerde. Herhangi bir gelecek tasvirinden bahsederken ya kendimizi ya da seyahat araçlarımızı tünellerin içinde ilerlerken hayal ediyoruz. Bu pazarın farkında olan ve endüstrinin maliyetlerini düşürürken verimini artıracak çözümlerin arayışında olan pek çok şirket var, Elon Musk’ın Boring Company’si gibi. Bir elin nesi var iki elin sesi var cümlesinin artık bir atasözünden çok daha fazlası olduğunu biliyor ve şimdilik oyumuzu hyperTunnel’den yana kullanıyoruz.

Kaynak: Wired

Share:

administrator

Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Kardelen, yeni filmler ve müzikler keşfetmenin yanında teknolojik yenilikleri takip etmekten büyük keyif alıyor ve kendisine ilginç gelen şeyleri Gelecek Burada için yazıyor çiziyor, hatta bizzat Gelecek Burada'nın podcast yayınlarını yürütüyor.