Covid-19 pandemisinin bütün dünyaya yayılması ile yıkıcı yeniliklerden yüz tanıma teknolojisinin kullanımı giderek zorlaşıyor. Maske taktığımızda yüzümüzü tanımakta zorlanan akıllı cihazlar, pandemi döneminin hayatımıza kattığı zorluklardan biri haline geldi. Samsung, Huawei gibi markalar bu duruma ekrana gömülü parmak izi okuyucusu ile çözüm bulmaya çalışmasına rağmen Apple gibi markalarda parmak izi okuyucusunun olmaması kullanıcılardan gelen yoğun bir şikayete sebep oldu.

Spor yapmak, alışverişe ya da işe gitmek için dışarı çıktığımızda telefonumuzu açmak için ya şifre giriyor ya da maskemizi indirerek yüzümüzü taratmak zorunda kalıyoruz. Maskeyi indirme durumunda ise büyük bir riske girdiğimiz için birçok insan bu yolu tercih etmiyor ve şifre girerek vakit kaybediyor. Her geliştirilen teknolojinin insanlığın yararına olması için uğraşılsa da Covid-19 gibi beklenmedik krizler bu teknolojileri kullanılamaz bir hale getirebiliyor.

Maske ile yüz tanıma sistemi
Maske ile yüz tanıma sistemi

Kullanıcılardan gelen yoğun şikayet üzerine Japon teknoloji şirketi NEC, bu soruna ilk çözüm bulan firmalardan biri oldu. Firma tarafından geliştirilen yeni yüz tanıma sistemi, maske takan kişileri kolayca tanıyor ve tanımlıyor.

Peki, bütün yüzümüzü tarayarak telefonu açmamıza olanak sağlayan bu teknoloji, nasıl maske ile kullanıma uyumlu hale getirilmiş olabilir?

Japon teknoloji şirketi bu duruma karşılık geliştirdikleri yüz tanıma sisteminin yüzleri tanımlayabilmek ve doğrulamak için maske tarafından kapatılmayan göz çevremize odaklandığını söylüyor. Yüzümüzün çok az bir bölgesine odaklanmasına rağmen iddialara göre geliştirilen sistemin maske takan kişileri çok kolay ve hızlı biçimde tanıyabildiği öne sürülüyor. 

NEC tarafından geliştirelen yüz tanıma teknolojisi
NEC tarafından geliştirelen yüz tanıma teknolojisi

%100 doğruluk mümkün mü?

Apple’ın “FaceID” teknolojisi bile ikiz kişileri ayırmakta zorlanırken, yüzümüzün çok az bir kısmına odaklanan bir teknolojinin ne denli güvenilebilir olabileceği konusunda soru işaretleri bulunuyor. NEC tarafından yapılan açıklamaya göre şirketin yeni yüz tanıma sisteminin  %99,9’un üzerinde bir doğruluk oranıyla maske takan bir kişiyi tanıması, bir saniyeden daha kısa sürüyor. Bu verilere ne kadar güvenebileceğimiz biraz belirsiz olsa da zamanla öğreneceğiz.

Apple'ın yüz tanıma sisteminin ayırt edemediği ikizler
Apple’ın yüz tanıma sisteminin ayırt edemediği ikizler

Sistem nasıl çalışıyor?

NEC’in geliştirdiği bu sistem uygulama işlemlerini az adımda tamamlayarak bizlere bir sonuç sunabiliyor. Sistem ilk olarak kamera tarafından gelen görüntüyü kontrol ederek yüz taraması yapılacak kişinin maskeli veya maskesiz olduğunu tespit ediyor. Maske statüsünü belirledikten sonra yüz taramasını yapıyor. Eğer kişi maskeli ise yüzünün sadece belirli bir bölgesi taranıyor; eğer kişi maskesiz ise tüm yüzü taranıyor ve önceden tanımlanan yüz ile eşleşme durumuna göre bir sonuç çıkarılıyor. Şirket bu algoritmanın maske takanlar ve takmayanlar bir arada olduğunda bile yüksek hassasiyetli doğruluk sağladığını vurguluyor.

NEC'in yüz tanıma sisteminin adımları
NEC’in yüz tanıma sisteminin adımları

Kullanımı giderek yaygınlaşıyor

Yeni normale uyumlu hale getirilen yüz tanıma sistemi basın duyurusu ile açıklandıktan sonra birçok insanın ve firmanın ilgisini çekmiş olacak ki Birleşik Krallık’ta görev yapan Met polisi gibi önemli kurumlar kısa bir süre içinde bu teknolojiyi kullanmaya başladı. Korona dönemi ile polis kameralarının maske ile insanların yüzünü algılayabilmesi neredeyse imkansızdı ancak artık NEC’in NeoFace Canlı Yüz Tanıma özelliği kullanılarak kalabalıkta aranan şüpheli kişiler kolaylıkla bulunabiliyor. NEC tarafından geliştirilen bu yeni yüz tanıma sistemini tek kullanan elbette polisler değil. Swiss International Airlines ve Lufthansa gibi önemli hava yolu şirketleri de havaalanlarında biniş ve inişi yönetmek için bu sistemden yararlanıyor.

Yüz tanıma sistemi “yeni normal”de kilit bir rol oynayacak mı?

BBC, NEC’in Tokyo merkezindeki bir mağazada otomatik ödemeler için yüz tanıma sistemini denediğini vurguluyor. Covid-19 ile birlikte insanların temastan kaçınmaya çalıştıkları günümüz dünyasında, yüz tanıma sistemleri gibi temas gerektirmeyen teknolojilerin diğer alanlarda daha çok yaygınlaşacağını ve daha önemli bir hâle geleceğini öngörebiliriz. Yeni normale uyum sağlamak için geliştirilen teknolojileri göz önünde bulundurduğumuzda, şu anda sadece telefonlarımızda bulunan yüz tanıma ile ödeme onaylama, sesle denetim gibi teknolojilerin alışveriş, bankacılık gibi alanlar ile birlikte yakın gelecekte hayatımız üzerindeki etkinliğini giderek artırabileceğini söyleyebiliriz.

Kaynak: Interesting Engineering

Share:

administrator

Robert Kolej’de 11. sınıf öğrencisi olan Can, yapay zekanın ve kodlamanın içinde bulunduğu projelerde yer almayı seviyor. Kendini geliştirmek için programlar kodluyor ve uygulamalar hazırlıyor. Ayrıca, ekonomi alanına da ilgi duyuyor ve borsayı takip etmeyi seviyor. Yeni şeyler öğrenmeye ve araştırmaya karşı isteği, onun geleceği araştırmasını ve bu konular hakkında yazılar yazmasını sağlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.