Öğrenebilen bir algoritmaya sahip olması nedeniyle son zamanlarda yapay zekânın yaptıkları ve yapabileceklerine dair birçok teori ortaya atıldı. Akıllı evler, gerçek zamanlı trafik navigasyonu, hava trafik kontrol sistemleri, dil çeviri sistemleri, sağlık analizi ve hasta tedavisi uygulamalarıyla yapay zekânın uygulama alanları her geçen gün genişliyor. Peki, yapay zekânın bu yükselişi dini kurumları nasıl ve ne yönde etkiliyor?

Yapay zekâya dayalı bir tanrı modeli geliştirilebilir mi?

“Karanlık dinlerden kurtulur, tatlı bilim hüküm sürer.”

Özgün inanç dünyası ile on sekizinci yüzyıl sanat dünyasına damgasını vurmuş William Blake, çağının çok ilerisinde seyreden vizyon yolculuğuyla yüzyıllar sonrasında dahi farklı kuşakları etkilemeye devam ediyor. Deli, ayrıksı, mistik, peygamber, proto-Marksist, Hümanist ve bir Anarşist olarak tüm otoritelere karşı koyarak düşünceleriyle dünyaya dair umutların sönümlendiği bir ortamda hâlâ bizlere bir şeyler söylemeye çalışıyor.

Tatlı bilim, karanlık dinleri uzaklaştıracak böylece aydınlanmış dinler çoğalacak. Aydınlık dinler kavramı Hint Paganizminden eski Yunan Paganizmine kadar çeşitli kültürlerde tam bir Nirvana düşüncesi olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde geçerli olan her din bu kapsama dahil edilebiliyor. Peki, eski Google mühendislerinden Anthony Levandowski, Way of the Future (Geleceğin Yolu) isimli bir dini grup kurarak geliştirdikleri ‘‘Şimşek veya kasırgalara sebep olan bir Tanrı değil, en zeki insandan bile milyar kez daha akıllı bir Tanrı’’ modeli bu kapsama dahil edilebilir mi?

Pandora’nın Kutusu

Yapay zekâya dair Pandora’nın Kutusu tabiriyle “Açıldı mı, kapatılması çok zor olacak.” düşüncesi dünya gündeminde yerini alırken dini inanışlara etkileri üzerine üç temel bulunuyor. İlk olarak, tanrısal davranışı modelleyerek yapay zekâ ile dinin öğütlediği iyilikler robotların ibadethanelerin içinde veya dışında dini rehberlik hizmetleri, sanal kutsal kitap platformlarıyla arttırılabilir. İkinci olarak, 2040’lara gelindiğinde yapay zekânın kendi kutsal kitabını yazacağı ve birçok kişi tarafından kendisine ibadet edileceği yönünde. Son olarak ise, yapay zekânın ateizmin yükselişine ve dünya dinlerinin yok olmasına neden olabileceği yönünü esas alıyor.

Tüm bunlarla karşılaşmak heyecan duymamıza neden olabiliyor. Çünkü yeni ve farklı olan şeylerin insanı büyüleme, hayranı kılma ve etkisine alma özelliği bulunuyor. Ayrıca mevcut gelişmeler geleneksel din kurumunun bağdaştırılması noktasında zihinsel kırılmalar yaşandığını işaret edebilir mi? “Way of The Future” adını taşıyan bu yapılanma insanın fıtri inanma ihtiyacının yeni gelişmelerle birlikte yeni şekillere büründüğünü gösterebilir mi? Son olarak, Steven James’in tabiriyle “Eğer bir kaya, bir ağaç ve bir karınca yaratıcısına ibadet edebiliyorsa, neden özgür iradesi, vicdanı olan ve affı arayan bilinçli bir makine yaratıcısına ibadet etmesin?”

Yazar: Sevinç Orman

Editör: Nur Kardelen Ay

Share:

administrator

Günümüzde gelişmesine tanık olduğumuz teknolojilerin gelecekteki kültürel çıktılarını araştırır; bilgi, deneyim ve ilham paylaşımı için çabalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.