Endüstri 4.0 ile makineler, şarap endüstrisini değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Toprak ve nem analizi, depolama ve şişeleme aşamalarında yüksek teknolojili denetleme sistemleri ile yapay zekâ, yıllarını şarap üretimine vermiş bir üreticiden daha verimli şekilde, daha düşük maliyet ve risk ile üretim yapabiliyor. Bu durum halihazırda yeteri kadar kâr edemeyen yerel üreticileri düşündürüyor olsa da küresel bazda daha kaliteli ve daha sağlıklı şaraplar üretilmesi mümkün.

Üzüm yetiştiriciliği ve şarap üretiminde yapay zekânın yeri

Günümüzde üzüm bağlarında AI temelli sensörler ile üzümün gübre ve su ihtiyacı anlık olarak ölçülüyor ve kayıt altına alınıyor. Bu verilerin işlenmesi ile her geçen sene daha kaliteli üzümler yetiştiriliyor. Termal kamera sistemleri ile donatılmış otomatik dronelar hangi sarmaşığın suya ihtiyacı olduğunu, hangilerinin hastalık veya zararlılardan kaynaklı hasarlardan muzdarip olduğunu belirleyebiliyor. Forbes dergisinin şarap devrimi yazısında Avustralya’nın GAIA (Tarım için Jeo-Uzamsal Yapay zekâ) ile ülkedeki her üzüm bağını izleyebilmek için derin öğrenme ve bir uydu görüntü kitaplığı kullandığı belirtiliyor. Kuruluş, mahsul koşullarını ve meyve kalitesini izlemek, üzüm bağlarını sınıflandırmak için topladığı verileri derin sinir ağına aktarıyor. Yapay zekâ, sensörlerden ve diğer veri alma araçlarından gelen verileri analiz ederek envanterin yanı sıra koşulları da izleyebiliyor ve verilere dayalı eylem önerebiliyor. Gelen önerilerin her zaman geleneksel üretim metotlarına uyumlu olduğunu söylemek zor, bu durumda üretici modern ve geleneksel üretim arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.

Tarımda dijitalleşme örneklerinden.

Yapay zekâ, şarap üreticilerinin küresel ısınmaya bağlı olarak değişen iklim koşullarına nasıl uyum sağlayacağı konusunda kritik bir rol oynayabilir. Üzüm yetiştiği yerin iklim ve toprak özelliklerine çok duyarlı bir meyve olduğu için iklim ve toprak koşullarının değişmesi üzümlerin karakteristik özelliklerini ve dolayısıyla şarabın kalitesini de ciddi şekilde etkileyecektir. Ancak yapay zekânın hangi üzümün hangi ortamda ve nasıl yetiştiğini veri olarak sistemde tuttuğu biliniyor. Aynı şartların yaratıldığı yapay bir ortamda, kaybolan tatların da geri gelebileceğini varsaymak mümkün.

Işık, nem, rüzgar, basınç ve asidite değerlerinin yapay zekâ destekli yazılımlar ile kontrol edilmesi tarımı dönüştürecek fikirlerden biri.

Şarap seçiminde yapay zekâ

Yapay zekâ, şarap eşleştirme önerilerinde bulunmaya yardımcı olmak için sanal bir şarap garsonu olarak bir süredir kullanılıyor ve tüketicinin kişisel tadım tercihlerini, tariflerdeki kalıpları ve yemeğe eşlik edecek şarapları önermek için yerel perakendecilerde hangi şarabın mevcut olduğu hakkında bilgileri alıyor. Netflix veya Spotify‘ın size film, şarkı veya sanatçı önermesine benzer şekilde, sizi çok iyi tanıyabilecek ve kişiselleştirilmiş şarap sunabilecek sanal bir [tooltip tip=”şarap garsonu”]somelyer[/tooltip] oluşturmak için yapay zekâ kullanan Wine Ring ve WineStein gibi birçok uygulama ve şirket var.

Şarap tüketenlerin %25’inden fazlası, hangi şarabı satın alacaklarına karar vermelerine yardımcı olması için şarap uygulamalarını kullanıyor. Bu oranın dijital şarap garsonunun gelişmesi sonucu artacağı ön görülüyor. Piyasada şarap envanterinizi takip edebilen ve ayrıca tavsiye verebilen akıllı bir şarap mahzeni bile var.

Şarabın kültürel değeri

Şarap, kendini diğer alkollü içeceklerden ayıran kültürel bir değere sahip. Örneğin Fransa’da bir üzüm yetiştiricisine şarabı hakkında bir soru sorduğunuzda size topraktan, iklimden, tarihten ve kültürden bahsedecektir. Şarap yalnızca bir içecek olarak düşünülmemeli, aynı zamanda ülkenin marka değeri, turizm elçisi ve küresel kartvizitidir. Endüstriyel bakımdan yapay zekâ ve gelişen diğer teknolojilerin şarap sektörünü olumlu yönde etkilediği söylenebilir ancak şarabın insan hayatına dokunması için bir geçmişi olmalı ve bağlardaki üzümler insan emeği ile toplanmalı. Bu bağlamda yapay zekânın daha iyi şaraplar üretebileceğinden şüphe yok ancak tüketici tarafından talep edilen bu mu?

Arz ve talep dengesi ekonominin temel prensibidir. Hangisinin diğerini yarattığı klasik ve modern ekonomi görüşüne göre değişiklik gösterse de marketin kendini dengeleyebilmesi için arz ve talebin belli bir noktada kesişmesi gerekir. Yapay zekâ tabanlı üretim merkezleri, maliyeti uygun ve daha sağlıklı bir şarap arz edebilir. Ancak tamamen makine üretimi olacak olan bu ürünlerin kültürel bağından kopacağından şüphe ediliyor ve tüketicinin böyle bir şarabı ne kadar talep edeceği de bilinmiyor.

Şarabın yapay zekâ tarafında nasıl üretim maliyeti açısından daha verimli yetiştirilebileceğinden bahsettik ancak çok önemli bir nokta daha var, karakteri. Her farklı şişedeki şarap kendine has bir koku, tat ve renk barındırır. Üzümün yetiştiricisi ve şişelendiği yerin kültürel zenginliği de karakterini belirler. Yapay zekâ, üzümler ve şarabın aromasını, tadını ve tadını nihai olarak etkileyen diğer özellikler hakkındaki verileri analiz etmek için kullanıldığında, insanlar tarafından keşfedilmemiş olabilecek kalıpları ve içgörüleri belirleyebilir. Yapay zekâ tarafından yapılan veri analizi, şarap üreticilerinin sistemlerini mükemmelleştirmek için mahsulleri ve şarap yapım metodolojileri hakkında karar vermesine yardımcı olabilir. Artık vizyona ve doğal dil işleme yeteneğine sahip olduğuna göre, yapay zekânın yakında tat ve koku gibi başka duyulara da sahip olacağına inanmak için çok uzak değil. Bu yetenek sayesinde, yakın gelecekte şarap eleştirilerini ve incelemelerini sunabilir.

Türkiye’de Şarabın Geleceği

Geçtiğimiz günlerde Atatürk Orman Çiftliği hakkında yapılan haber ve son yıllarda ardı ardına kapanan şarap bağları Türkiye şarap endüstrisi için oldukça üzücü gelişmelerden. Bu durum hem üretim merkezlerine teknolojik yatırımın yapılmaması hem de Türkiye’nin şarabına gerekli önemi vermemesinden kaynaklanıyor. Dünyanın herhangi bir yerinde, alkol satışı olan orta büyüklükte bir markete girdiğinizde, Gürcü, Ermeni, Bulgar şarapları yan yana sıralanmışken Öküzgözü ve Boğazkere gibi değerli üzümlerimizden üretilen şaraplar maalesef o raflarda bulunmuyor. Yerel üzümlerin dünyada yeteri kadar tanıtılamıyor oluşu Türkiye’nin kabul gören bir marka değeri yaratmasına engel oluyor. Kaliteli ve benzersiz lezzetlerin yanlış stratejiler nedeniyle gölgede bırakılması oldukça yaralayıcı bir durum. Bunu işini çok iyi yapan bir işletmecinin kartviziti olmamasına benzetebiliriz. Yapay zekâ ile düşecek üretim masrafları ve azalan risk oranları ile gelecek yıllarda Türkiye’nin şarap üretimi konusunda daha iyi konumlara gelmesi dileğiyle. 

Kaynak: Forbes

Yazar: Kemal Berk Önver

Editör: Öykü Selen Uysal

Share:

administrator

Günümüzde gelişmesine tanık olduğumuz teknolojilerin gelecekteki kültürel çıktılarını araştırır; bilgi, deneyim ve ilham paylaşımı için çabalar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir