Pandemi dönemiyle kullanım alanı ve sıklığı katlanarak artan video konferans uygulamaları birbiri ardına geliştirdikleri yeni özelliklerle kullanıcılara farklı deneyimler sunmayı ve bu zorlu sektörde öncü olabilmeyi hedefliyor. Fakat video konferans ekosisteminde dikkat çeken tek aktör uygulamalar değil; geçtiğimiz süreç video konferans araçlarını da çok cazip hale getirdi. Yapay zekâ destekli video konferans aracı olan Headroom son günlerde yaptığı hamlelerle ilgi çekmeyi başardı. Headroom, çığır açacağını düşündüğü yeni sürümüyle video konferans platformuna yapay zekâyı tümüyle entegre etmeyi planlıyor.

Headroom bilgisayarla görme ve doğal dil işlemeden faydalanıyor; video konferansın yazılı metne dökülmesi, belirlenen konuların öne çıkarıldığı toplantı özetleri, jest tanıma ve video kalitesini artırma özellikleriyle karşımıza çıkıyor. Video konferans aracı, başlıca misyonunu uygulamalara sağladığı faydalarla video konferans deneyimini daha ileri bir noktaya taşımak olarak açıklıyor. Şimdilik ürün kullanıcılara açılmadı fakat girişim sizlere bekleme listesiyle demo sürecine dahil olma imkânı sağlıyor.

Headroom Nedir?

Headroom aslında müzik endüstrisinde sıkça kullanılan bir terim olarak biliniyor. Müzik endüstrisinde bilinen headroom, normal çalışma seviyesinden sonra, sinyal en üst noktaya ulaşıp bozulmaya başlamadan önce kaç [tooltip tip=”Bir DSL hattındaki sinyalin kalitesini gösteren değerdir.”]dB marj[/tooltip] olduğunu belirtiyor; yani ses kalitesini optimum noktada tutabilmeyi sağlıyor. Şirket ses kalitesini ayarlamada kullanılan bu mekanizmayı belli özelliklerinden hareketle yapay zekâ ile birleştirerek video konferans ekosistemine uyarlamayı istiyor.

Şirket ürünlerini kademeli olarak çıkarmayı planlıyor. İlk etapta video konferansta gerçekleşen konuşmanın tüm metnini almanızı sağlayacak bu özellik, aynı zamanda metinde bir hata varsa, videoyu yeniden oynatarak metnin düzenlenmesini mümkün hale getirecek. Günümüz teknolojisinin geldiği seviyeye rağmen, sesli ögelerin yazılı metne dönüştürülmesi birçok insan için halen sancılı bir süreç denilebilir. Kayıt çözerek konuşmayı elle metne dökenlerin yanında, farklı uygulamalardan yararlananlar insanlar da mevcut; fakat çoğu uygulama metnin ancak özünü yazıya dökebilecek kadar başarılı.

Headroom, ekleme ve düzenlemeler için metnin yeniden gözden geçirilmesini mecbur kılıyor; bu özelliğiyle zaman ve efor tüketen bir süreci kısaltabileceğe benziyor. Video konferans uygulamasını kapatır kapatmaz, toplantı metninin yazılı olarak elinize ulaşması faydalı olabilir. Yayınlanması beklenen ilk özellikler arasında toplantıdaki önemli konuları içeren bir özet sunulması da yer alıyor. Özette önemli olarak işaretlenen konular öne çıkarılacak. Ayrıca, toplantı esnasında konuşmanın değişmesini sağlayan jest tanıma özelliği de ilk etapta yayına alınacak özelliklerden biri olarak gözüküyor.

Headroom üyelerine yenı bir video konferans deneyimi sunuyor.

Jest tanımanın, konuşmacıyı bölmekte zorluk çeken kişiler için ideal bir özellik olduğunu söyleyebiliriz çünkü jest tanıma özelliği dinleyicilerin nabzını tutmak isteyen konuşmacılar için bunu gerçekten mümkün kılıyor. Belirli jest ve mimikleri belirli duygularla kodlayan özellikle, konuşma esnasında dinleyicilerin ne zaman ilgisinin dağıldığı tespit edilebiliyor. Bu konuda benzer bir yaklaşımla [tooltip tip=”Microsoft Teams iş yeri sohbeti, toplantılar, notlar ve eklentileri birleştiren bir platformdur. “]Microsoft Teams[/tooltip] girişimini de görmüştük. Teams, bu konuda bir araştırma yürüterek dinleyicilerin dikkatini çekmenin tasarımsal yollarını hayata geçirmeye başlamıştı. Headroom, bunu bir üst noktaya taşıyor gibi görünüyor. Fakat bu özellik aynı zamanda Headroom’un en çarpıcı özelliklerinden biri olarak düşünülüyor.

Jest Tanıma Özelliği
Jest Tanıma Özelliği

Yapay zekânın adını duyduğumuz her yenilik beraberinde kocaman bir soru işaretini getiriyor. Nabız ölçümüyle, konunun dikkat çekiciliğini yitirdiği yerde konuşmacıya sinyal vermesi göründüğü kadar yararlı bir özellik olmayabilir. Patronunun konuşması esnasında dikkati dağılan ya da başka sebeplerle sadece somurtan çalışanların jest tanıma özelliğiyle “ilgisini yitirdi” olarak algılanması ve bunun bildiriminin anında konuşmacıya ulaşmasının işveren üzerinde bırakacağı etki çalışanlar için pek de olumlu görünmüyor.

Her işveren, “Çalışanlarım konudan sıkılmış, biraz ilgi çekici maddelerden bahsedelim!” diyecek kadar anlayışlı mı? Pek sayılmaz. Öte yandan, bu özellik sunum esnasında konuşmacının kendisi için de riskli bir durum yaratabilir. Belki de haftalardır çalıştığınız sunumunuzun önemli bir aşamasında, ardı arkasına “ilgisini kaybetti” bildirimleri aldığınızı hayal edin. Hiçbir şey olmamış gibi devam edebilmeniz ya da soğukkanlılıkla konuşmanızı daha ilgi çekici hale getirmeniz mümkün mü? Yine, pek sayılmaz.

Video konferansların düşük görüntü kalitesi ise Headroom’un çözüm bulmayı hedeflediği önemli problemlerden biri denilebilir. Video konferanstaki piksellerin kalitesini optimize etmeyi planlayan Headroom, arkaplandaki görüntünün aktarımını azaltarak konuşan kişinin piksel aktarımına devam edebiliyor; bu sayede konuşmaya zayıf bağlantı ile katılan kişilerin görüntü kaliteleri iyileştiriliyor.

Yapay zekâ teknolojisinin dahil olduğu alanlara her gün bir yenisini ekliyor olması artık hiçbirimizi şaşırtmıyor olsa gerek. Pandemi, ihtiyaçlarımızın yeni fikirleri nasıl tetiklediğini, yeni fikirlerin farklı teknolojik girişimleri nasıl buluşturduğunu ve ortaya çıkan yeniliklerin nasıl hız kesmeden devam edebildiğini bizlere gösterdi. Headroom’un video konferans deneyimine yapacağı katkıları hep birlikte göreceğiz.

Yapay zekâ ve makine öğreniminin önemli bileşenlerini bir araya getiren bu yenilikler video konferans ekosisteminde köklü değişimlere basamak sağlayabilir. Dijitalleşme sürecimizin başlangıcından bu yana özellikle dijital video konferans platformlarının her adımı rekabeti ve dolayısıyla da gelişmeleri tetikliyor.

Yıkıcı teknolojilerin günlük hayatımızın bir parçası haline gelen video konferans piyasasını geliştirdiği ortada olsa da yakın gelecekte bu sistemlerdeki gelişmelerin bizleri tembelleştirebileceği gerçeğine dikkat çekmek gerekiyor. Belki ilerleyen zamanlarda video konferans görüşmeleri için bilgisayar ya da telefon ekranı karşısında olmamamıza bile gerek kalmadan bizim yerimize yapay zekâ karakterlerimizi kullabilir hale gelebiliriz. Giyilebilir akıllı bir cihazımız aracılığıyla kendi yapay zekâ karakterimizi fiziksel olarak ekran başında bulunmasak bile dilediğimiz yerden kontrol edebiliriz.

Kaynak: Techrunch

Share:

administrator

Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan İpek, organizasyonların çalışma yapılarını inceleyen projeler içinde yer almayı seviyor. Ayrıca yeni tarifler denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif alıyor. Paylaşmak demişken, Gelecek Burada'da hem kendisi öğreniyor hem de öğrendiklerini ve düşündüklerini çoğaltmak için yazıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir