Eğitimde değişim döngüsünün temel taşlarından birini şüphesiz ki teknolojinin getirdiği gelişmeler oluşturuyor. Bu gelişmeler yaşanırken toplumda zaman zaman robotlar öğretmenlerin yerini mi alacak gibi endişeler de yaşandı. Ancak teknoloji destekli bu iyileştirmeler aslında hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin yararlanabileceği faydalar sunarak eğitim sürecine olumlu katkılar sağlayabiliyor.

Yapay zekâ destekli bu gelişmelerden biri de öğretmenlerin hızlı ve kolay bir şekilde akıllı ders sistemlerinin geliştirilmesine olanak sunan sistemleştirilmiş bir yöntemin tasarlanması oldu.

Akıllı ders sistemlerinin cebir ve dil bilgisi gibi konuları öğretmede başarılı olduğunu söyleyebiliriz ancak diğer bir yandan da bu bilgisayar sistemlerini geliştirmek bir hayli zor ve zahmetli. Carnegie Mellon Üniversitesi’ndeki bir grup araştırmacı bilgisayarlara öğretmeyi öğreterek bu sistemlerin hızla tasarlanabileceğini gösterdi.

Bu sistemle beraber öğretmenler yapay zekâ destekli bir yöntem kullanarak bilgisayar sistemine bir konuda nasıl çözüme ulaşabileceğini çeşitli yollardan gösterebilir ve aynı zamanda sistemin yanlış cevap vermesi durumunda düzeltmelerde bulunarak bilgisayara öğretebilir.

CMU İnsan-Bilgisayar Etkileşimi Enstitüsü’nde (HCII) doktora öğrencisi Daniel Weitekamp, tasarlanan bilgisayar sisteminin problemi öğretildiği şekilde çözmekle kalmayıp aynı konuda meydana gelebilecek başka problemleri çözebilmeyi genelleyebileceğini ve bu sayede öğrencilere farklı bakış açıları sunabileceğini söylüyor.

Weitekamp, bunun gerçekleşebilmesi için de sistemlerin problemleri çözebilecek her türlü yöntemi öğrenmenin yanı sıra bu yöntemleri nasıl öğretmeleri gerektiğini de öğrenmek durumunda olduğunu belirtiyor.

İnsan-bilgisayar etkileşimi ve psikolojisi profesörü Ken Koedinger, bu zorluğun öğrencilerin ilerlemesini izleyen, bir sonraki adım için öneriler sunan ve yeni becerileri öğrenmesine yardımcı olan yapay zekâ tabanlı ders sistemleri oluşturan geliştiriciler için sürekli karşılaşılan bir sorun olduğunu söyledi

Yapay Zekâ Destekli Akıllı Ders Sistemleri
Öğrenci gelişimini takip eden sistem örneği

Ancak geliştirilen bu yeni yöntem, öğrencilerin nasıl öğrendiklerini taklit eden programlamadan çok daha kolay olarak niteleyebileceğimiz “göster ve düzelt” işlemi kullanan bir öğretim arayüzüne sahip makine öğrenimi programı kullanıyor.

Bu yöntemin sadece akıllı sistemlerin gelişimini hızlandırmakla kalmayıp, öğretmenlerin kendi bilgisayar ve yapay zekâ destekli derslerini oluşturmalarına da olanak sağlayacağı vurgulanıyor.

Öğretmenlerin kendi sistemlerini oluşturmalarını sağlamak da öğrenmeye ilişkin daha derin analizler yapılabilmesine ortam sağlayabilir. Aynı zamanda öğretmenler kendilerinin ya da öğrencilerinin henüz karşılaşmadıkları sorunlu noktaları fark etmelerine yardımcı olabilir.

Teknoloji tabanlı bu tarz gelişmeler çocukların kendilerini eleştirel düşünme ve problem çözme gibi önemli 21. Yüzyıl becerilerinde geliştirmelerine katkı sağlıyor. Bu sayede çocuklar bir problemle karşılaştıklarında birbirinden farklı çözüm yolları olabileceğini deneyimlediklerinden daha eleştirel ve çok yönlü bir yaklaşım benimseyebilirler.

Kaynak: Techxplore

Share:

administrator

Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi 4. Sınıf öğrencisi olan İrem; eğitim teknolojileri ve psikolojisi, sosyal psikoloji, dil öğreniminde teknolojinin etkisi gibi alanlarda öğrenime ve paylaşıma olan ilgisiyle beraber geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.