Children’s Center (ICC)’e göre 2013 yılında Türkiye’deki cinsel saldırıların %46.11’inde (ki bu sayı 19.757 cinsel saldırıya tekabül ediyor) kurban çocuklardı.

Yayınlanan raporda 2006 yılında araştırma amaçlı Türkiye’de bulunan Birleşmiş Milletler yetkilisinin Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde namus cinayetlerine ve çocuk evliliklerine dair bulgularına da yer veriliyor.

Buna göre bazı istatistikler şöyle:
  • 2003–2010 yılları arasında 750 kadının namus cinayetiyle karşı karşıya kaldığını öğreniyoruz.
  • 2009 yılında yayınlanan raporda ise 2003–2007 arasındaki 1100 intihar vakâsının %9’unun çocuk gelin olduğu ve bu çocukların başlık parası karşılığında evlendirildiği gibi bilgilerle karşılaşıyoruz.
  • 2013 yılında yayınlanan bilgilere göre, o yıl yapılan evliliklerin %20’sinde gelin 18 yaşının altındaydı. Bu, o yıl 600 bin 138 çocuğun yasa dışı bir şekilde evlendirildiği anlamına geliyor.
  • Evliliklerin %2.5’inde gelinin yaşı bildirilmemişken 18 yaşının altındaki erkeklerin evlendirilme oranı %2.5 ve damat tarafının yaşının bildirilmediği evlilikler ise %0.5 olarak görünüyor.
  • Aynı araştırmada İstanbul’da bulunan sığınma evlerinden alınan veriye göre 411 kız çocuğu cinsel olarak istismar edilmişken 36’sı başlık parası karşılığında cinselliğe zorlanmış ve 48’i zorla evlendirilmiş.

“Çocuk” ve buna bağlı olarak “erken evlilik” kavramlarının tanımları kaynağına göre değişse de küresel ölçekte kabul edilen görüş, 18 yaş altını “çocuk” ve bu yaştan önce yapılan evlilikleri de “erken evlilik” olarak değerlendirmektedir. Türk Medeni Kanununun 124’üncü maddesi evlenme ehliyeti için 17 yaş sınırını belirlemiş olmakla beraber “erken yaşta evlilikler” terimi bu raporda 18 yaşın altında yapılan evlilikler anlamına gelmektedir. Halen ülkemiz genelinde yapılan her dört evlilikten birinin, bazı bölgelerimizde ise her üç evlilikten birinin çocuk evliliği olduğu bilinmektedir. Ancak tespitlerin doğru yapılabilmesi, sebeplerin ve sonuçların ortaya sağlıklı bir şekilde konulabilmesi için gerekli olan veri tabanı elimizde mevcut değildir. Hemen hemen tüm toplumlarda evliliğin hukuki meşruluğundan çok toplumsal mutabakatı daha fazla önem arz etmektedir. Bu durum çoğu zaman kamu kurumlarının da evliliğe aynı çerçeveden bakmalarına neden olmuş ve kamu kurumlarının büyük çoğunluğunun bugüne kadar konuyla yeterince ilgilenemediği tespit edilmiştir.

-TBMM’nin 2009 raporundan
İstismara Uğrayan Çocukların Psikolojik Dönüşümü
Kaynak: Neurosciencenews
  • Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) ve Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nden Doç Dr. İlknur Yüksel Kaptanoğlu, 2019 yılındaki panelde yaptığı sunumda, Türkiye’de 18 yaş altında evlendirilme oranının %15 olduğunu belirtti. 
  • UNFPA Türkiye tarafından bu yıl yayınlanan ve 1983-2018 yılları arasındaki verileri ele alan rapora göre: Çocuk yaşta evlenen her 3 kadından 1’i çocuk yaşta anne olurken, çocuk yaşta evlenen kadınların yarısı ise fiziksel şiddete maruz kaldı. 

Türkiye’nin Çocuk Pornosu Rakamları

En az çocuk gelin konusu kadar can sıkıcı bir başka konu olan çocuk pornosunu da unutmamak gerekiyor. Bir evlilik yaparken genelde anne-baba-damat ve akrabalardan oluşan birçok ‘suç ortağı’ bulunuyor olsa da çocuk tecavüzü vakâlarında sadece tek bir suçlu taraf var: çocuk pornoları ile nefsini besleyen ve sonunda bir çocuğu kurban seçen tecavüzcü.

İnternetin inanılmaz derinliğinde biraz irdeleme yapan her insanın ulaşabileceği birçok zararlı içerik bulunuyor. Bunlar ülkeler tarafından yasaklı olsa da yasa dışı şekillerde çekimi, dağıtımı ve paylaşımı yapılabiliyor. 2011 yılında paylaşılan bu habere göre ülkemizde internet sitelerinin engellenebilmesine olanak sağlayan yasanın yürürlüğe girmesinin ardından yasaklanan 3 bin 700 sitenin dörtte birini çocuk pornoları paylaşan siteler oluşturuyor.

Geçtiğimiz yıl yayınlanan bu habere göre ise Adalet Bakanlığı’nın verileri 2009 yılından 2017 yılına müstehcen görüntü üretiminde çocukları kullanan sanık sayısı yaklaşık 6 kat artarken bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden sanık sayısı ise yaklaşık 7 kat artmış durumda. Yani, Türkiye’deki taciz, tecavüz ve kadın şiddeti sayılarının gün geçtikçe artmasının arkasında ciddi bir pazar bulunuyor.

Türkiye'de yıllara göre çocuk pornografisi suçları başlıklı grafik. Müstehcen görüntü üretiminde çocukları kullanan suçlu s ayısı 2009 yılında 126 iken 2017 yılında 680'e çıktı. Kaynak: Cumhuriyet Halk Partisi
2009 yılından itibaren çocuk pornosu suçlarında artış görülüyor

Her şey gözümüzün önünde gerçekleşiyor

Birgün’den Erk Acerer’in hazırladığı habere göre ise Emniyet Müdürlüğü’nün elinde sadece İstanbul’da işlem yapmak için bekletilen 50 bin adet çocuk pornosuna dair soruşturma dosyası bulunuyor.

“Çocuklara ait müstehcen içeriklerin kullanılmasına yönelik yeni bir kanun maddesi düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü mevcut düzenleme internet çağında büyük boşluklar yaratıyor. Düzenleme çok yetersiz. Kanun metni çağın gerisinde kaldığı için bu tür paylaşımları yapan ve yayanlar az ceza alabiliyor. Emniyet Siber Suçlar Şube Müdürlüğü’nden edindiğimiz bilgiye göre sadece İstanbul’da çocuklara ait müstehcen içerikli görüntü, video, materyalleri yaymak, paylaşmak, çocukları taciz etmek suçuna ilişkin olarak hazırlanmış 50 bin dosya var. İnternette, sosyal paylaşım sitelerinde biraz araştırma yaptığınızda, nasıl bir yozlaşma ve tehlike ile karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. Denetim yetersiz, mücadele eksik, cezalar Avrupa ülkelerindeki ile kıyaslanamayacak kadar düşük.”

-İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi avukatlardan Yunus Emre Çelebi

İnternetin derinliklerinde gezen müstehcen çocuk içeriklerinin yanı sıra hepimizin önünde yaşanan ama hiç kimsenin görmediği sosyal medya gerçekleri de bulunuyor. Bazen Twitter’da gündem yaratma kabiliyetine sahip hesapların açığa çıkardığı birçok sosyal medya hesabında çocukların bikinili fotoğrafları paylaşılıyor ve bu fotoğrafların altına yüzlerce kötü niyetli yorum yapılırken binlerce beğeni geliyor. Tüm bunlar yaşanırken milyonlarca ‘normal’ kullanıcı sosyal medyanın arka bahçelerinde böyle bir gerçeklik yattığından bihaber şekilde yaşamaya devam ediyor.

Biz ne yapabiliriz?

Her ne kadar müstehcen çocuk içerikleri hem devlet tarafından hep de sosyal medya platformları tarafından sürekli takip ediliyor olsa da Twitter’da, Facebook’ta ortaya çıkan bu tarz hesapların fark edilmesi, kapatılması biraz zaman alabiliyor. Bu yüzden pedofili içerik veya hesap fark edildiğinde direkt olarak emniyet güçlerine ve sosyal medya platformunun kendisine bildirmekte fayda var. Bu hesaplarda kullanılan görsellerin iyi niyetle de olsa yayma ve haber amacıyla kullanılmasının kesinlikle yasak ve yanlış olduğunu unutmamak gerekiyor.

Çocuklarımızla İletişimimizi Sıkı Tutmalıyız

İnternette dolaşan ve kendisini çocuk pornosu ile besleyen yetişkinlerin, internet kullanıcısı olan çocuklarımıza ulaşma şansına sahip olduğunu da göz önünde bulundurmak zorundayız. Her yıl onlarca kez bir yetişkinin bir çocuğa attığı mesajların sosyal medyada yayılması (kişisel hesaplarımdan gördüğüm kadarıyla); açığa çıkmayan binlerce çocuk istismarının habercisi. Gelişen teknoloji ile birlikte insanlık adına güzel gelişmeler görmeyi umarken aynı zamanda kötü niyetli insanların da alternatifleri artış gösteriyor. Deepfake ile yaratılmış sahte bir görüntünün, sanal gerçeklik dünyasında yaşanacak herhangi bir tacizin ve sanal zorbalık olarak isimlendirilen internet zorbalığının bir hayli artacağı dünyada sağlıklı kalabilmek için dikkat edebileceğimiz birkaç şey bulunuyor. Teknoloji okuryazarlığımızı artırmak, çocuklarımız ile bol bol sohbet etmek ve yaşanan toplumsal olaylara duyarlı olmak gibi alternatiflere yönelmeyi; alanında uzman insanlara başvurmayı düşünebiliriz.

Apple Çocuk İstismarı Konusunda Adım Atıyor

Apple çocuk istismarı konusuna odaklanmak için bir girişimde bulundu ancak kullanılan yöntem bir hayli tepki topladı. Bununla birlikte; yapay zekânın da desteği alınarak çocuk çıplaklığının kolayca tespit edilmesi gündeme mutlaka gelecektir. O durumda nasıl adımlar atılacağını da hep birlikte göreceğiz. 

Veri kaydetme ve yayma teknolojilerinin her geçen gün geliştiği bir dönemde çocuk pornosu ve çocuk gelin konusunda paylaşılan verilerin her geçen yıl daha da azalması ise şaşırtıcı bir anektod. Maalesef ulaşabildiğim rakamlar en son 2017-2018 yıllarına ait.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir