Çağımızın tatlı sorunlarından bir tanesi de çevrimiçi çöpçatanlık programlarında iş ve okul arkadaşlarımıza  denk gelmek.

Öncelikle daha önce hiç kullanmamışlar için Tinder ve benzeri çöpçatanlık uygulamaları basitçe açıklayalım. Fotoğraflarınızı ve ilgi alanlarınızı eklemenize izin veren çöpçatanlık uygulamaları belirli bir alan içerisindeki (5 kilometre çap gibi) ‘adayları’ sırayla size gösteriyor ve beğenme (sağa kaydırma) veya beğenmeme (sola kaydırma) hareketi yapmanızı istiyor. Sağa kaydırdığınız insanlar da sizi sağa kaydırdıysa “eşleşme” oluyor ve birbirinizle mesajlaşabiliyorsunuz.

Tinder’ın bu yapısı da aynı ofiste veya okulda bulunan insanların birbirini görmesi anlamına geliyor ve ciddi soru işaretleri yaratıyor. Beğendiğimiz ama konuşma cesareti bulamadığımız birisine denk gelirsek “ya o da benden hoşlanıyorsa” diye beğenme eğilimi gösterirken, hoşlanmadığımız ancak biraz muhabbetimiz olan ve şakalaşmak istediğimiz birisine denk geldiğimizde “şaka amaçlı beğensem mi acaba?” diye beğenme eğilimi gösteriyoruz. Tina Fey, bir iş arkadaşını Tinder’da görmenin, bir köpeğin arka ayakları üstünde yürüdüğünü görmek gibi olduğunu söylüyor.

Yapılan bir ankete göre Amerikalıların %40’ı en az bir kez ofis romantizmi yaşarken %20’lik bir kesim ise birden fazla kez yaşamış.

Peki ama şaka amaçlı veya flört amaçlı fark etmeksizin, bir iş arkadaşımızı Tinder’da sağa kaydırmak (beğenmek) mantıklı mı? Sonuçta eğer karşıdaki kişi de bizi sağa kaydırırsa, bizim de onu sağa kaydırdığımızı fark edebilir. Onun da sağa kaydırması durumunda tek suçlu biz olmuyoruz.

Quartz editörü Leah Fessler bu çıkmazdan kurtulabilmek için çareyi çalışma kültürü uzmanı Alison Green’e sormakta bulmuş. Alison Green’in cevabı ise “Yapmayın” olmuş.

“Eğer bir iş arkadaşınızı bir flört sitesinde görürseniz kibarca hiç görmemiş gibi davranmaya devam etmelisiniz. Bu, her iki tarafın da, muhtemelen istediği, mahremiyeti korumasını sağlar. Birbirinizi hiç görmemiş gibi davranmak mümkün olan en az garip seçenek.”

Ama yani sadece ikimiz de birbirimizi sağa kaydırmışsak bunun farkına varabileceğiz, en kötü ne olabilir ki?” soru işaretlerine hak verse de, cevabının hâlâ hayır olduğunu söylüyor uzmanımız. “Bazı insanlar platonik bir merhaba demek için sağa kaydırırlar. Ama cidden, insanların bunu tam da bu yüzden yapmaması gerekiyor. Ama yapıyorlar. Bazen de kimi sağa kaydırdığının farkında olmadan hızlıca sağa kaydırıp geçebiliyorlar. Eğer siz ilginizi belli etmek amacıyla sağa kaydırırsanız ama karşıdaki kişi de bir çeşit arkadaşça selam vermek için kaydırırsa -veya tam tersi- garip bir yanlış anlaşılmanın içine düşersiniz. Veya diyelim ki karşıdaki kişi sizi tamamen yanlışlıkla sağa kaydırdı ve geri alma şansı da yok. Eğer siz de onu sağa kaydırırsanız ve eşleşirseniz diğer insanı çok zor bir duruma sokarsınız.”

Peki ya hoşlandığım birisiyse?

Eğer hoşlandığınız birisi varsa herhangi bir çöpçatanlık uygulaması yerine basitçe özel mesaj (ama Slack’ten değil) atarak ilginizi belli edebilirsiniz. Green, çöpçatanlık uygulamaları için “Tabii iyi bir noktaya da götürebilir ancak yanlış anlaşılma ve garip bir hale bürünme riski de çok fazla” diyor.

İçeriğin devamında Quartz editörü, ofis romantizminin yasal detaylarından ve Amerika’daki ofis kültüründen detaylar da veriyor.

2015 yılında careerbuilder.com tarafından 8 bin çalışana yapılan anket gösteriyor ki ofis aşkı yaşayanların %72’i bu ilişkiyi saklama çabası göstermiyor. Aynı anketin 2010 versiyonunda bu sayının %46 olduğu gerçeği ise değişen kültürü çok iyi gösteriyor.

Yine 2015 yılında yapılan 2 binden fazla kişinin katıldığı ankete göre İnsan Kaynakları birimlerinin %57’si en az 1 kez iş yeri aşkına müdahil oldu.

Ofis ilişkileri bazı açılardan mantıklı veya heyecan verici olsa da kıdem farkı olan insanların arasındaki ilişkinin istismara kaçmamasına özel olarak dikkat etmekte fayda var.

Kaynak: Quartz

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir