Planetaryum sanattan bilime her konunun sunulabildiği bir gösteri ortamı. Bir planetaryumun en büyük özelliği ise kubbe şeklinde ekranı ve ekranın üzerine özel araçlarla yansıtılan gökyüzü, gök cisimleri, uzayda yaşam vb. görüntüler ve kullanılan gelişmiş yansıtıcılar ile gökyüzünü canlandırmanın yanı sıra bilgisayar destekli simülasyonlarla yerden havalanma ve gök taşları arasından geçilerek gezegenler arasında yolculuğa çıkılabiliyor olması. Tiyatro salonuna benzer bir yapıda, yıldız projeksiyonu vasıtasıyla gerekirse kubbeye yansıtılan gök cisimlerinin hareketleri yavaşlatılıp hızlandırılabilir. Bu sistemle dünyanın herhangi bir noktasından geçmişte, gelecekte veya şu anda görülebilecek gökyüzü görüntülenebiliyor. Genellikle uzayla ilgili etkinlik alanları olarak kullanılmasının yanı sıra akademik başarı için destekleyici mekanlar olarak da kullanılabilir.

Türkiye’de başta Gaziantep‘te tamamen halka açık olan, Konya Bilim Merkezi’nde, İstanbul Deniz Harp Okulu’nda, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde ve bazı özel okullarda planetaryum bulunuyor ama bu özel okulların çoğunda da sıklıkla  astronomi etkinliklerinde kiralama yoluyla şişme planetaryumlar tercih ediliyor. Yurtdışına baktığımızda meditasyon seanslarından drama etkinliklerine, fotoğraf yarışmalarından şiir dinletilerine planetaryumların STEAM (Science -Fen-, Technology -Teknoloji-, Engineering -Mühendislik-, Art -Sanat- ve Mathematics -Matematik-) programlarına dahil olduğunu ya da farklı sosyal etkinliklerde kullanıldıklarını görüyoruz.

Edebiyat dersinde Nazım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” tahlilini planetaryumda yapmak, sınıf dışı eğitimin en güzel örneklerinden biri olabilir. Bu ve benzeri yaratıcı etkinlikler etkileyici olacaktır ama sınav odaklı eğitim sistemimizde gereken ilgiyi göremeyebilirler. Bu noktada planetaryumlarda her dersin akademik kazanımlarına yönelik sunumlar tasarlamak da mümkün; permakültür ile biyoloji dersi kazanımlarına ya da takım yıldızları ile mitolojik bir okuma parçasını inceleyerek yabancı dil dersi kazanımlarına kadar hitap etmek olası.

Planetaryumların akademik başarıyı destekleyen yapılar olarak kullanılması, ilgi kazanımlarına yönelik sunumlar hazırlanabilmesi hem mekanların daha sık kullanımını hem de günlük hayatta planetaryum projelerinin yayılmasını sağlayarak herhangi bir konuya ilgi duyma anlamında kaybedilmeye ramak kalmış bizlere hayat öpücüğü olabilir.

Share:

administrator

96'da İstanbul'da doğdu, Marmara Üniversitesi Basım Teknolojileri bölümünde yüksek lisanına devam ederken İş Geliştirme alanında çalışıyor. Sonunda soru işareti olan her şeye ilgi duyarken geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.