Yapay zekâ; fotoğraflarda duygu analizi yapabilme, canlı alt yazı oluşturabilme ve hastalıklara teşhis koyabilme gibi çoğu “insan işi” olarak nitelendirilen görevlerde hızla gelişiyor. AI teknolojisi gelişip işlerimize hâkim olmaya başladıkça insanlarda, yapay zekânın işlerinin yerini alıp alamayacağı düşüncesi uyanıyor. Peki şu zamana kadar insanların yapmış olduğu işlerin yerini yapay zekâ alabilir mi?

Kısa yoldan cevaplamak ferekirse yakın gelecekte bu pek mümkün görünmüyor. İşin nasıl yapıldığı ve işi kimin yaptığı gibi konularda değişikliklere yol açmasının öngörülmesine rağmen yapay zekâdan, insan yeteneklerinin yerini alması değil onları tamamlaması ve geliştirmesi bekleniyor.

İş birliği neden önemli?

1500 şirketi kapsayan bir araştırmada, insan ve yapay zekânın beraber çalıştığı anlarda şirketlerin en yüksek performanslarına ulaştıkları görüldü. İş birlikçi zekâ sayesinde birinin liderliği, ekip çalışması, yaratıcılığı ve sosyal becerileri; diğerinin hızını, ölçeklendirilebilirliğini ve nicel yeteneklerini tamamlıyor. Aşağıdaki grafik bize yapay zekâ ve insan iş birliğinin önemini kanıtlıyor.

İnsan-makine iş birliği sayısı ve performans gelişimi

İş birliği nasıl sağlanabilir?

İnsan-yapay zekâ iş birliğinden yararlanabilmek için öncelikle şirketlerin insanların makinelerden nasıl faydalanabileceğini ve makinelerin insanların yeteneklerini nasıl geliştirebileceklerini anlaması gerekiyor. Bu ortaklığı desteklemek için bir sonraki adım iş süreçlerinin nasıl yeniden tasarlanacağını belirlemek yönünde oluyor.

Yapay zekâya insan katkısı

İş birliğini sağlamak için insanların makinelere karşı üç kritik rolü yerine getirmesi gerekiyor:

  1. Eğitmek: Belirli görevleri yerine getirmek için makineleri eğitmek ve bunu yaparken de insanlar ile en iyi nasıl etkileşime gireceklerine önem vermek.
  2. Açıklamak: Görevlerin sonuçlarını kullanıcıya açıklamak. (Sonuçlar özellikle hukuk alanında olduğu gibi sezgisel ve tartışmalı sonuçlar ise açıklamak önem arz ediyor.)
  3. Sürdürmek: Makinelerin sorumlu kullanımını sağlamak, insanlara zarar vermesini engellemek ve güvenli bir şekilde çalışmasını sürdürmek.

İnsana yapay zekâ katkısı

Yapay zekâ insanların yeteneklerini üç aşamada geliştirmelerine yardımcı olabilir:

  1. Doğru zamanda doğru bilgiye ulaşmamızı sağlayarak analitik ve karar verme yeteneklerimizi güçlendirebilir.
  2. Şirketlerin müşteriler ve çalışanlar ile daha etkili etkileşime geçmesini sağlayabilir ve böylelikle daha üst düzey görevlerle ilgilenmemiz kolaylaşabilir.
  3. Gelişmiş sensörleri ve motorları ile insan ve nesneleri tanıyarak fabrika gibi alanlarda fiziksel yeteneklerimizi artırmak için insan becerilerini somutlaştırabilir.

Sırada ne var?

Buraya kadar her şey tamam. Fakat yapay zekâ ve insan arasındaki iş birliğini nasıl sağlayacağız? En fazla faydayı elde etmek için görevlerin tekrar tasarlanması gerekiyor. Bunu yapmak için şirketler öncelikle gelişim alanları keşfetmeli ve tanımlamalı. Ardından şirketler, bir süreci iyileştirmek için yapay zekâ sistemleriyle nasıl iş birliği yapabileceklerini düşünmeli. Son adım olarak önerilen çözüm ölçeklendirilmeli ve devam etmesi sağlanmalı.

Şirketlerin genellikle geliştirmek istedikleri iş süreçlerinin beş özelliği bulunuyor. Bunlar esneklik, hız, ölçek, karar verme ve kişiselleştirme. Bu özellikleri örneklerle birlikte inceleyelim:

  • Esneklik

Araba firması Mercedes esnekliği artırmak için bu robotlardan bazılarını yapay zekâ özellikli cobot’larla değiştirdi. Böylelikle işçiye arabanın yapımının kontrolü yani “pilotluğu” verilirken yapay zekâ robotuna ise el emeği işleri halletme görevi verildi.

Cobot
  • Hız

Bazı firmalar için yapılacak görevlerin hızı çok önemli oluyor. Buna bir örnek olarak kredi kartı dolandırıcılığı verilebilir. Sonuçta bankaların belirli bir işlemi onaylamak için yalnızca saniyeleri bulunuyor.

  • Ölçek

Çok uluslu tüketim malları şirketi Unilever, işe alımları ölçeklendirmek için yapay zekâ ve insan yeteneklerini birleştiriyor. Başvuru sürecinin ilk aşamasında adaylardan risk alma gibi özelliklerini değerlendirmeye yardımcı olan çevrim içi oyunlar oynamaları isteniyor. Bu oyunların doğru veya yanlış bir cevabı bulunmuyor fakat yapay zekâ belirli pozisyonlar için hangi bireylerin daha uygun olduğunu bulabiliyor.

Bir sonraki aşamada adaylardan başvurdukları pozisyona özel soruları cevapladıkları bir video göndermeleri isteniyor. Yanıtları, vücut dili ve tonlamaları da dikkate alınarak AI tarafından analiz ediliyor. Bu turu geçen adaylar yüz yüze görüşmelere davet ediliyor ve insanlar tarafından işe alınacak kişiler belirleniyor.

  • Karar verme

AI, çalışanlara özel bilgi ve rehberlik sağlayarak daha doğru kararlar almalarına yardımcı olabilir. Buna bir örnek olarak makine öğrenimi algoritmasını kullanan Predix’i verebiliriz. Predix, makinedeki herhangi bir parçanın ne zaman arızalanbileceğini tahmin ediyor. Predix olmadan çalışanların herhangi bir parçadaki potansiyel hasarı fark etmeleri pek mümkün olmuyor. Arıza çıktıktan sonra tamir etmek ise maliyetli bir iş oluyor. Predix sayesinde potansiyel hasarlar çalışanlara bildiriliyor ve şirketlerin tasarruf etmelerini sağlayacak iyi kararlar almak kolaylaşıyor.

  • Kişiselleştirme

Yapay zekâ ile daha önce hayal bile edilemeyecek hassasiyet ve geniş ölçekte kişiselleştirilme gerçekleştirilebilir. Müşterilerin izni ile Starbucks sipariş geçmişlerini tarayabilen yapay zekâ aracılığyla baristaların, kahve önerilerinde bulunmasını örnek olarak verebiliriz.

Bir iş sürecini yeniden tasarlamak için sadece yapay zekâ teknolojisini eklemekle iş bitmiyor. İnsanların yapay zekâ ile beraber nasıl sağlıklı bir şekilde çalışabileceğinin ve insan-makine iş birliğinin nasıl sağlanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekiyor. Öyleyse çıkarılacak ders basit. Yapay zekâya sahip makineleri çalışanların yerini alması için kullanacak olan kuruluşlar, yapay zekânın potansiyelini kaçıracak. Fakat insan-yapay zekâ birliğini yani iş birlikçi zekâyı benimseyenler ise yarının lider firmaları olacak.

Kaynak: Harvard Business Review, Medium

Share:

administrator

Robert Kolej'de 10. sınıf öğrencisi olan Defne; müziğe, kodlamaya ve yazarlığa ilgi duymasının yanı sıra gönüllü olarak sivil toplum kuruluşlarında çalışmayı seviyor. Yeni şeyler denemeye ve öğrenmeye olan merakı nedeniyle teknolojinin geleceğini araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir