Şifreli mesajlaşma uygulaması olan Signal Android ve iOS sürümlerine gelecek güncelleme ile eklenecek olan yüz bulanıklaştırma özelliğini duyurdu.

ABD’de George Floyd’un polis şiddeti sonucunda hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolar şiddetini ve kapsam alanını giderek arttırıyor. Her gün on binlerce kişi ırkçılık, adaletsizlik ve polis şiddetini protesto etmek için sokaklara dökülüyor. Signal kurucu ortağı Moxie Marlinspike, güncellemeyi açıklayan blog yazısında bu özelliği getirmelerine sebep olarak ırkçılık karşıtı eylemleri gösterdi. Sesini duyurmak veya örgütlenmek isteyen kullanıcılarına gizlilik fırsatı veren uygulama eklenen yüz bulanıklaştırma özelliği ile protestocuların yüzlerinin ifşa olmasını engelliyor.

Marlinspike: Şu anda sokaktaki herkesi destekleyebileceğimiz ek yollar bulmak için çalışıyoruz. Kesin olan bir şey var ki 2020 yüzünüzü örtmek için oldukça iyi bir yıl.

Uygulamada seçeceğiniz bulanıklaştırma özelliğiyle beraber ister otomatik olarak yüzleri algılatabilir isterseniz de manuel olarak bulanıklaştırma yapabilirsiniz.

Uygulamadan bir resim seçip “Bulanıklaştır” seçeneğine tıkladığınız takdirde uygulama yüzleri otomatik olarak algılayıp bulanık hale getiriyor. Aynı zamanda eğer kullanıcılar yüz dışında bir bölgeyi gizlemek isterlerse manuel bulanıklaştırma seçeneği de mevcut. Sonuçta yüzünüz dışında giydiğiniz dikkat çekici bir kıyafetten veya vücudunuzun görünür bir yerinde bulunan bir dövmeden tanınmanız da ihtimaller dahilinde.

Protestolar devam ederken güvenilir bir şekilde iletişim kurmak isteyen rekor sayıda yeni kullanıcı Signal’e akın ediyor. İyi niyetli ve çözüm odaklı bir yenileştirme olmasına rağmen bu özellik hala tam gizlilik sağlamıyor. Nihayetinde bazı bulanıklaştırma veya pikselleştirme uygulamaları doğru araçlarla tersine çevirilebiliyor. Ayrıca insanları her dakika kayıt altına alan basın görevlileri veya güvenlik kameraları gibi protestocuların farkına bile varmayabileceği dış unsurlar da var.

2019 yılında Hong Kong’da tartışmalı bir tasarıya karşı çıkan ayaklanmalarda protestocular yüz tanıma sistemlerini atlatabilmek için pek çok farklı yöntem kullandılar. Maske takılmasını engelleyen bir yasanın çıkmasından sonra saçı önden örerek yapılan saç maskesinden güvenlik kameralarını şaşırtmak için lazerlerden yararlanmaya kadar çeşitli yaratıcı yollara başvurmuşlardı.

 

2013 yılında İstanbul’da Gezi Parkı eylemleri devam ederken de İstiklal Caddesi ve Harbiye Cumhuriyet Caddesi’ne eylemciler üzerinde daha kolay kontrol sağlayabilmek amacıyla yüz tanıma özelliği olan kameralar yerleştirilmişti.

Bu senenin başında Moskova’da “yüz tanıma özelliğine sahip kameraların barışçıl bir protestoyu bastırmak için kullanılması”na karşı yapılan suç duyurusu Uluslararası Af Örgütü’ne taşınmıştı. Uluslararası Af Örgütü ise gizlilik, eşitlik ve ayrımcılığa uğramama haklarının yanı sıra ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma hakları da dahil olmak üzere genel bağlamda insan haklarına yönelik büyük bir tehlike oluşturan yüz tanıma teknolojisinin uluslararası insan hakları hukukuna uygun bir şekilde kullanabileceği kanıtlanana kadar kolluk faaliyetlerinde yeri olamayacağına kanaat getirmişti.

Kaynak: The Verge

Share:

administrator

Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Kardelen, yeni filmler ve müzikler keşfetmenin yanında teknolojik yenilikleri takip etmekten büyük keyif alıyor ve kendisine ilginç gelen şeyleri Gelecek Burada için yazıyor çiziyor, hatta bizzat Gelecek Burada'nın podcast yayınlarını yürütüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir