Dijital nezaket kurallarına gereken özeni gösteriyor muyuz yoksa sanal kimliklerimiz bizlere daha pervasız davranabilme özgürlüğü mü tanıyor?

Çok uluslu teknoloji şirketi Microsoft, dört senedir [tooltip tip=”Dijital teknolojilerin özellikle çocuklar ve gençler arasında güvenli ve pozitif kullanımını desteklemek amacıyla Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle, INSAFE/INHOPE ortak ağı tarafından her şubat ayında organize ediliyor.”]Güvenli İnternet Günü[/tooltip]’nü desteklemek ve dikkat çekmek amacıyla sanal davranışlar hakkında internet kullanıcılarının tutum ve davranışlarının gözlemlendiği Dijital Nezaket Araştırması (Digital Civility Index/ DCI) yürütüyor.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 25 ülkeden katılımcıların internet kullanım tecrübesinde maruz kaldığı tehdit, şantaj, zorbalık ve saldırgan davranışlar araştırılıyor. Her ülkeden 500 kişinin katıldığı araştırmada kullanıcıların siber zorbalığa uğrama çeşitleri ve sıklığına göre ülkelerin dijital nezaket puanı belirleniyor. 2020 Şubat ayında açıklanan sonuçlara göre Türkiye dijital nezaketsizlikte 2 puan yükselerek dünya ortalamasının altında kalırken, araştırmaya katılan 25 ülke arasında ise 16. sırada yer alıyor. Küresel ölçekte siber tehdide maruz kalma oranı %70 iken, Türkiye’de bu oran %75 olarak göze çarpıyor.

Yetişkinler arasında %85 ile en çok tehdide maruz kalan Y Kuşağı’nı %79 ile X Kuşağı, %69 ile Z Kuşağı ve %60 ile [tooltip tip=”2.Dünya Savaşı sonrası bebek doğumlarında çok ciddi bir artış yaşanmıştır.Savaş sonrası dönemi kapsayan 1945-64 kuşağına Boomers adı verilir.”]Boomers[/tooltip] izliyor; fakat rapora göre gençler, risk karşısında yardım bulma konusunda yetişkinlerden daha etkili yollar izliyor.

Kaynak: Branding Türkiye

Kişilerin dijital dünyayı algılayış şeklinin değişmesi gerekiyor

Araştırma sonucuna göre İnternet kullanımında en nazik ülkeler İngiltere, Hollanda ve Almanya olurken, bu konuda son üçe giren ülkeler Kolombiya, Peru ve Güney Afrika olarak sıralanıyor. Türkiye’nin zayıf dijital nezaket karnesi bilim insanları tarafından irdelendiğinde bilinçli internet kullanımı için önerilen yol haritasında üzerinde durulan en önemli konu kişilerin dijital dünyayı algılayış şeklinin değişmesi gerektiği olarak göze çarpıyor.

Rapora göre ülkemizde insanlar dijital dünyayı kendilerinden bağımsız yeni bir kimlik olarak algılıyor; bu yanlış algı onlara eylemlerinde daha kontrolsüz olma gücü veriyor. Dijital hesaplarımızın bizden bağımsız olmadığı, yalnızca kendimizi sanal bir ortamda ifade edebilmenin bir yolu olduğunu her internet kullanıcısı fark edebilmeli. Bu temel gerekçenin etrafında sıralanan diğer önemli başlıklar empati eksikliği, farklılıklara tahammülsüzlük ve fikir ayrılıklarındaki kontrolsüz tepkiler oldu. Nezaketsizliğe sebep olan bu gerekçeler sanal kimlikle daha farklı bir boyuta taşınıyor.

Nezaketsizlik sosyal medyada daha çok gözler önüne seriliyor

Günlük görgü kuralları gibi dijital görgü kurallarına ihtiyaç olduğunun ve bu eğitimin küçük yaşta okullarda verilmesi gerektiğinin altını çizen bilim insanları; dijital nezaketsizliğin sosyal medya ile sınırlı olmadığını; sadece sosyal medyada daha çok gözler önünde olduğunu belirtiyor. Yaşar Üniversitesi’nde “Görgü Kuralları ve Protokol” dersi veren Öğretim Görevlisi Dr. Uğur Oral, raporda sosyal davranış kurallarının dijital ortamlarda ve özellikle sosyal medyada da geçerli olduğunu hatırlatarak, sosyal medya iletişiminde saygı ve nezaketin ihmal edilmemesinin bugünlerde daha çok önem kazandığının altını çiziyor. Oral’a göre dijital kimliğin insanları nezaket yükümlülüklerinden sıyırdığı algısı mevcut ve oldukça kısa süreli eğitimlerle halledebilecek bu konular eğitim ve denetim yetersizliği yüzünden büyük problemlere dönüşüyor.

Güvenli internet kullanımını bilinci artırıyor

Microsoft Türkiye Pazarlama ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada empati kurmak, farklılıkları kabullenmek, fikir ayrılığında düşünerek hareket etmek ve tehdit durumunda yardım istemek başlıklarının Microsoft’un siber zorbalıkla mücadelede izlediği 4 altın kural olduğunu belirtiyor. Güvenli internet kullanımında kullanıcı bilincini artıracak çalışmaların yanında bizzat hizmet sağlayarak katkıda bulunduklarını söyleyen Kundakçı, Microsoft 365 ve Windows 10 programlarında bulunan uygunsuz mesajları algılama ve düzeltme sistemi, aile koruması gibi seçeneklerle iletişim risklerini en aza indirmeyi hedeflediklerini ifade ediyor.

Dijital Nezaket Rehberi

Dijital nezaket rehberi sanal faaliyetlerin tümünde takip edilmesi gereken bir yönergeler bütünü olarak düşünülebilir. Yönergede şu başlıklar yer alıyor:

  • Doğru Dijital Kimlik: Öncelikle dijital ortamda kullandığınız kullanıcı isimlerinizin kendi kimliğinizi yansıtmasına özen gösterin. Anlamsız ya da kişisel ifadelerin yerine isim, soy isim kullanmaya, sanal konuşma gruplarında ya da mail gönderirken öncelikle kendinizi tanıtmaya dikkat edin. Buna herkes dikkat ettiğinde hem sizin için hem de karşınızdaki kişi için daha güvenli bir tartışma ortamı oluşuyor. Dijital kimliği kendi kimliğinden bağımsızlaştırmak siber zorbalığa neden olan yanlışların başında geliyor.

 

  • E-posta Yazma Adabı: Kişisel mesaj atmadığınızın bilincinde olmalı, gereksiz uzunlukta ifadelerden kaçınmalı, açık ve kısa bir anlatımla istediğiniz mesajı direkt aktarmanız gerekiyor. E-posta hesaplarınızın resim, belge ekleme, direkt iletme, referans belirtme vb. gibi birçok özelliği bulunuyor. Bunları detaylı öğrenmek ve gerekli yerlerde kullanmak nazik ve profesyonel bir dijital kullanıcı için oldukça önem kazanıyor.

 

  • Söz Kalıplarını Benimsemek: Dijital görüşmelerde nezaketi ve resmiyeti sağlayabilmek için kalıplaşmış ifadelerden yararlanmak her kullanıcı için faydalı olacaktır. Örneğin, e-posta gönderirken “Selam” ifadesiyle “Merhaba” ifadesi arasında bile büyük farklılıklar bulunuyor. Talep söz konusu olan dijital görüşmelerde kapanış cümlesi olarak “Teşekkürler” iyi bir seçenek olabilir. Görüşmenin içeriği ve tarafların samimiyetine göre sizi en iyi ifade ettiğini düşündüğünüz resmi ve nazik seçenekleri tercih edebilirsiniz.

 

  • Bilinçli ve Sorumlu Olmak: Yaptığınız paylaşım ve yorumlarda kendi haklarınızın ve sorumluluklarınızın farkında olmanız herkes için daha güvenli bir dijital deneyim vadediyor. Sanal kimlik kimseye sosyal hayatlarında olduğundan daha pervasız ve “özgür” davranabilme hakkı tanımıyor. Bir kimseye yüz yüze kullanmaktan çekineceğimiz ifadeleri sosyal medyada rahatlıkla ifade edebiliyor olmak siber suçlara karşı var olan yasalardan yeterince haberdar olunmadığını gösteriyor. Oysa hem ülkemizde hem de global ölçekte siber zorbalığın ciddi bir hukuki boyutu bulunuyor. Titizlikle detaylandırılan yasaları ayrıntılı olarak incelemek için Türk Ceza Kanunu’nun ilgili kısmına bakabilirsiniz.

Dijital nezaket konusunda bilinçlenmek isteyen internet kullanıcıları için dijital nezaket rehberi başlıklı birçok video bulunuyor. Yeni normal eğitim ve çalışma hayatında, sosyal mesafenin yanında her bireyin dijital mesafesini yaratması ve temel dijital nezaket kuralları konusunda kendini bilinçlendirmesi gerekiyor.

Kaynak: Branding Türkiye

Yazar:   İpek Torunoğlu

Editör: Öykü Selen Uysal

Share:

administrator

Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan İpek, organizasyonların çalışma yapılarını inceleyen projeler içinde yer almayı seviyor. Ayrıca yeni tarifler denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif alıyor. Paylaşmak demişken, Gelecek Burada'da hem kendisi öğreniyor hem de öğrendiklerini ve düşündüklerini çoğaltmak için yazıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir