Son zamanlarda birçok farklı alanda karşımıza çıkan sanal gerçeklik (VR) teknolojisi, insanların nasıl öğrenebileceği ve iletişim kurabileceği konusunda geniş araştırma olanakları sunuyor.

Sanal gerçeklik (VR) teknolojisi artık yalnızca bir eğlence kaynağı olarak anılmaktan öte birçok alanda destek sağlıyor. Eğitim ve tıbbi rehabilitasyon gibi uygulamalı alanlardan, maden kurtarıcılarının güvenlik eğitimi gibi gerçek ortamlarda deneyimlemenin çok tehlikeli olduğu durumlara kadar birçok alanda karmaşık becerilerin öğretilmesine yardımcı oluyor.

Tıbbi Rehabilitasyon uygulamalarında Sanal Gerçeklik (VR) Kullanımı
Tıbbi Rehabilitasyon uygulamalarında Sanal Gerçeklik (VR) Kullanımı

Tüm bu potansiyeline ve gelişmelere rağmen sanal gerçeklik teknolojisinin daha geniş kitlelere ulaşmasının önünde bir “Siber Hastalık (Cybersickness)” gerçeği duruyor.

Siber hastalık kavramı bir bilim kurgu romanından çıkmış gibi gelebilir, ancak günümüzde birçok farklı endüstrideki insanı etkiliyor. UNSW Sydney Üniversitesi araştırmacıları bu hastalığa neyin sebep olduğunu ve nasıl önleneceğini anlamaya çalışıyor.

Hareket rahatsızlığına çok benzeyen bu sağlık sorunu, genellikle baş dönmesi, mide bulantısı, göz rahatsızlığı gibi semptomlarla kendini gösteriyor. Hareket hastalığı, gördüklerimiz ile diğer duyularımızın hareketimizle ilgili sinyalleri arasındaki duyusal bir uyumsuzluk yaratsa da siber rahatsızlık bu tür bir fiziksel hareket gerektirmiyor; ciddiyeti kişiden kişiye değişebilse de semptomları uzun süreli olabiliyor.

Siber Rahatsızlığın en temel semptomlarından biri mide bulantısı
Siber Rahatsızlığın en temel semptomlarından biri mide bulantısı

Bu tür bir rahatsızlığın VR teknolojisinin yaygın kullanımını olumsuz etkileyebileceğini düşünen araştırmacılar, tanısı konan siber hastalığın daha iyi incelenerek önlenebilmesinin bir yolunu bulma adına donanım ve yazılım çözümleri geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

İnsanların neden siber rahatsızlık hissettiğini açıklayan birçok bilimsel teori ortaya atılmış olsa da bu konuda henüz kesin bir kanı bulunmaması nedeniyle araştırmalar devam ediyor. Duyusal Süreçler Araştırma Laboratuvarı’ndaki Dr. Kim ve ekibi, siber hastalığa yakalanma olasılığını ölçmenin bir yolunu bulmak için çalışıyor.

Ekip kısa süre önce siber rahatsızlığın sahne dengesizliği seviyesiyle, yani sanal ortamın başımızın gerçekteki dönüş miktarı ile açıklanabileceğini keşfetti. Örneğin, sanal gerçeklikte bir kişi kafasını çevirirse, sanal kafa da onu takip eder ancak hem zaman hem de uzay açısından tam olarak ayak uyduramayabilir. Bu sebeple gerçekte fiziksel zemin sabit kalsa bile sanal ortamda zemin dengesiz görünebilir.

 Sanal vücut, gerçeğe ayak uydurmakta zorlanabilir. Şekil B'de gerçek kafa (yeşil) aşağı bakarken sanal kafa (kırmızı) onu takip ediyor. Gecikme, sanal zeminin (şekil C) kararsız görünmesine neden olur.

Sanal vücut, gerçeğe ayak uydurmakta zorlanabilir. Şekil B’de gerçek kafa (yeşil) aşağı bakarken sanal kafa (kırmızı) onu takip ediyor. Gecikme, sanal zeminin (şekil C) belirsiz görünmesine neden oluyor.

Sanal ve fiziksel kafa arasındaki açısal farkın (Sanaldan Fiziksele Fark veya DVP) sadece dengesiz bir ortam illüzyonu yaratmadığı, aynı zamanda siber hastalığı deneyimlemenin ciddiyetini ve olasılığını artırdığı ileri sürülüyor.

VR teknolojileri giderek daha yaygın ve erişilebilir bir hale geliyor, bu nedenle sebep olabileceği rahatsızlıkları önlemek gelecekteki çalışma ve eğitim sistemlerine, sağlık uygulamalarına ve iletişim yöntemlerine daha sorunsuz erişim sağlanması açısından önem taşıyor.

Yıkıcı teknolojiler ailesine dahil olan sanal gerçeklik teknolojisinin siber hastalığa sebep olarak değil yaratabileceği etki ve geliştirebileceği uygulamalar bağlamında yıkıcı olmasını diliyoruz.

Kaynak: Techxplore

Share:

administrator

Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi 4. Sınıf öğrencisi olan İrem; eğitim teknolojileri ve psikolojisi, sosyal psikoloji, dil öğreniminde teknolojinin etkisi gibi alanlarda öğrenime ve paylaşıma olan ilgisiyle beraber geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir