Teknoloji girişimi Rendever, huzurevi gibi bakım merkezlerinde uygulanabilecek yaşlılar için sanal gerçeklik çözümleri sunuyor. 

Reed Hayes, demansla mücadele eden yaşlı bir adamın önünde durduğunda gelecek yıllarının nasıl olacağı üzerine düşünmeye başladı. Tekerlekli sandalyesinde kambur oturan, gözleri belli belirsiz açık, öylece günlerini bekleyen bir adam. Yaşlı yetişkinlerin özellikle huzurevi ve bakım merkezlerinde geçen izole hayatı, teknolojinin bilhassa sanal gerçekliğin müdahale edebileceği bir problem olabilir miydi?

Yaşlılar İçin Sanal Gerçeklik ile Hayatın İkinci Yarısını Oynamak

Sanal gerçeklik ile hayattan keyif almanın birçok yolu var. Oyunlar, RPG senaryoları gibi eğlence sektörü malzemelerinin yanı sıra çeşitli gündelik soruna da çözüm sunabilen VR teknolojisi, şimdi de yaşlılar için sanal gerçeklik konseptiyle sosyal izolasyon ve depresyonu önlemek için çalışıyor. 

Hayes, girişte bahsettiğimiz hikayenin akabinde bir sanal gerçeklik çözümü denemeye karar verdi. Vincent Van Gogh’un 3D bir tablosunu ve bir klasik müzik eserini içeren bir sanal gerçeklik deneyimini açtı ve beklemeye başladı. Aldığı sonuç yalnızca onu değil odadaki herkesi şok etti.

Adam birden canlanmıştı. Etrafta dolaşmaya, ayaklarını yere vurmaya, gülmeye başladı. Birdenbire dünyayla çok daha fazla meşgul olur hale geldi ve az önceki halinin aksine etrafta zıplamaya başladı. Sınıf arkadaşım Dennis ile birbirimize baktık ve gerçekten işe yarar bir şeylerin peşinde olabileceğimizi düşündük. – Rendever kurucu ortaklarından Reed Hayes

Rendever’ın yaşlılar için sanal gerçeklik çözümleri sunan ana ürünü, kullanıcılara sanal tüplü dalış ve doğa yürüyüşü gibi çeşitli oyunlar ve aktiviteler sunan ve dünyanın neredeyse her yerine seyahat etmelerini sağlayan yerleşik bir katılım platformu olarak konumlanıyor. Çeşitli kaynaklardan gelen içerikleri birleştiren Rendever, aynı zamanda birden fazla giyilebilir sanal gerçeklik ürününü senkronize ederek sosyal grup aktivitelerine de izin veriyor.

Yalnızlık ömür boyu mu?

NIA araştırmalarına göre yaşlı nüfusun en az %50’si bir topluluk içinde yaşarken kendilerini yalnız ve izole hissediyor. Bu dışarıda bırakılma hissinin dönüşü ise artan inme, kalp krizi ve bilişsel gerileme oranları ile somut olarak gözlemlenebiliyor.

MFÖ yalnızlık ömür boyu dedi ve biz yıllarca bunu hissettik. Özellikle fiziksel hareketlerinin kısıtlanmasıyla yaşamlarının son demlerini dışarıya kapalı geçirmeye mahkum olan yaşlı kesim, toplumun bir parçası gibi hissetmekten uzaklaşıyor. Teknolojinin sosyal tarafının daha güçlü olması ve gelişmeler ile geç tanışan bir neslin adaptasyon hızının düşük kalması nedeniyle uygulanabilir çözümler ile pek karşılaşmıyorduk. Faaliyete geçtiği günden bu yana, beş sene içerisinde 400’den fazla yaşlı yaşam tesisi ile birlikte çalışan Rendever ise yaşlılar için sanal gerçeklik konseptinin pek çok insanın hayatına dokunabileceğini bize hatırlatmış oldu.

Rendever yaşlılar için sanal gerçeklik çözümleri ile herkese yeni bir deneyim elde etme şansı tanıyor.

Üstelik sunulan ekipman yaşlı bakım merkezlerinde çalışan personel tarafından da kullanılabiliyor. Personel tarafından erişime açık olan ve tüm kulaklıklara erişim sağlayabilen bir tablet aracılığıyla, yaşlı insanların deneyimleri kontrol edilebiliyor. Olası bir teknik aksaklık veya ekipman yetersizliği durumunda ise Rendever ekibi 7/24 ulaşılabilir bir şekilde hizmet veriyor.

Dijital Bahar projesi ile yaşlılar için sanal gerçeklik uygulamaları

Rendever’ın çözümü 2021 yılında ülkemizde Turkcell’in yürüttüğü bir proje kapsamında huzurevlerinde uygulamıştı. Dijital Bahar isimli proje kapsamında huzurevlerindeki yaşlılar için sanal gerçeklik çözümleri sunan şirket, uygulama alanı olarak Ankara ve İstanbul’dan pilot huzurevleri tercih etti. Yaşlılar VR teknolojisinin yardımıyla Anıtkabir, Çanakkale Şehitliği, Sultanahmet Camii gibi tarihi yapıları gezme şansına sahip oldu. Daha önce uzay turizmi deneyimi sunan sanal gerçeklik çözümlerine de şahit olmuştuk.

Hem farklı bir görsel deneyim sunan hem de yaşlı kesimi dijital dönüşümün bir parçası yapan proje sayesinde dış dünya ile bağlantının güçlendirilmesi hedeflendi. Üstelik Dijital Bahar odaları yalnızca tarihi ziyaretler değil, sevdikleri ile görüşerek tavla gibi oyunların oynanabilmesine de imkan tanıyordu.

Klinik çalışmalar henüz deneme sürecinde olsa da VR’ın uzun vadede Alzheimer, demans gibi hastalıkların tedavisinde umut ışığı yakabileceği düşünülüyor. Şimdilik tüm bu tıbbi yanının ötesinde eski nesil alışkanlıklarımızın yaratıcısı olan bir neslin dijital dönüşüme adapte olmaya başlaması ve kendilerini soyutladıkları toplumun bir parçası haline gelme hevesi umut verici. Sanal gerçeklik ve çevresinde gelişen teknolojilerin toplum içindeki birleştirici gücünün diğer örneklerini ilerleyen günlerde heyecanla bekliyor olacağız.

Share:

administrator

Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Kardelen, yeni filmler ve müzikler keşfetmenin yanında teknolojik yenilikleri takip etmekten büyük keyif alıyor ve kendisine ilginç gelen şeyleri Gelecek Burada için yazıyor çiziyor, hatta bizzat Gelecek Burada'nın podcast yayınlarını yürütüyor.