Araştırmacılar, otonom araçlar üzerinde yapılan geliştirmelere dayanarak yakın bir gelecekte teknolojinin hâkim olduğu otoyollarda seyahat edebileceğimizi belirtiyor. Araştırmalara göre, 2030 yılına kadar Avrupa’da 27 milyon ve Amerika’da 21 milyon otonom aracın yollarda olması planlanıyor. Audi, General Motors, Ferrari gibi büyük markaların da bu yönde büyük yatırımlar yaptığını düşünürsek 2030’da sokakta gördüğümüz her 10 araçtan 1’i kendi kendine gidebilir. 

Otonom Araçların Oluşturduğu Sorun

Araştırmacılara göre, 2030 yılına kadar, elektrikli otomobil pazarının %50’sinden fazlasını oluşturan toplam 30 milyon elektrikli otomobil satışı yapılması planlanıyor. Yakın gelecekteki otonom araç satışının bu boyutta artması ilk başta, trafik gibi sorunların çözümü için iyi olacağı düşünülebilir. Ancak otonom araçların dünyaya hızlı hâkimiyeti, başta lojistik olmak üzere birçok sektörü tehdit ederek ekonomik düzenin bozulmasına sebep olabilir.

Otonom araçlar ile yeni gelişecek sektörlerin 2030 yılındaki hacim tahmini

İnşaat, kamyon taşımacılığı, trenler ve otobüsler ile iş yapan birçok şirket, otonom araçların getirdiği kolaylıklardan büyük bir düzeyde etkilenebilir. Örneğin, inşaat sektöründeki bir şirket iseniz 2030 yılında otonom araçların kullanımına başlamazsanız diğer rakiplerinizden geri kalarak sektörden yok olabilirsiniz. Bu durum teknoloji ile iş birliği yapmayan ve gelenekleşmiş metodlar üzerinden ilerlemenin gelecekte neredeyse imkânsız olduğunu gösteriyor. Bu içeriğimizde, otonom araç teknolojisinin hangi sektörleri nasıl etkilediğini inceleyeceğiz. 

1. Park Yardımı:

Neredeyse her gittiğimiz restorantta, alışveriş merkezinde veya bir mağazada araçları uygun şekilde park etmek için vale bulunuyor. Otonom araçlar ile vale sektörü ortadan tamamen kalkabilir.

Otonom araçlar da bizi park yeri bulma konusunda ve valelere yüksek miktarda ücret ödemekten kurtarıyor. Örneğin, bir alışveriş merkezinin otoparkına geldikten sonra araçtaki herkes inebilir ve daha sonra otonom sistem, etrafı taramaya yardımcı olan lidar sistemleri ve uydudan gelen veriler sayesinde insan yardımı olmadan kendi kendine en yakın boş yere park edebilir. Daha sonrasında da sürücü, telefondaki uygulamadan aracı istediği zaman istediği yere çağırabilir. Bundan dolayı, şehirlerdeki ücretli otopark sistemi ile vale sektörü gelecekte daha az gelir elde etmek zorunda kalabilir.

2. Kanun Yürütme:

Otonom araçların, yollara çıkmasından etkilenecek bir diğer grup da trafik polisleri olabilir. 10 aylık bir dönemde yaklaşık 3.3 milyon sürücüye ceza kesiliyor. Bu cezalar; hız, tehlikeli şerit değiştirme, drift gibi nedenlerden oluşuyor. Son 10 yılda 17 milyar lira gelir getiren bu ceza sistemi, yakın gelecekte işlevselliği kaybedebilir. Otonom sistemlerin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte araçlar kurallara uymak zorunda olacağından ve acil durum olmadığı sürece bunlara uyacağı için trafik cezalarından elde edilen gelir bir hayli azalabilir. 

Buna ek olarak kendi kendini süren arabaların piyasaya sürülmesiyle trafik kurallarına uyulacağı için trafik polislerine olan ihtiyaç da azalabilir. Bu durum teknolojinin, trafik polislerini işlerinden edebileceği anlamına geliyor.

Trafik kurallarına uymayan sürücülere ceza kesen trafik polisleri gelecekte hiç göremeyebiliriz!

3. Sigorta Sektörü:

Her gün dünya üzerinde yüz binlerce trafik kazası yaşanıyor. Bu kazaların %94’ünü aşırı hız, dikkatsizlik veya uykusuzluk gibi insan kaynaklı hatalar oluşturuyor. Kendi kendine giden araçların yollara çıkmasıyla birlikte, insan kaynaklı hataların çoğunun ortadan kalkacağı düşünülüyor. Lidar sistemleri gibi gelişmiş teknolojileri barındıracak sistemler, etrafındaki tehlikeleri anlayabileceği için kazaları engelleyerek hem maddi hem de manevi kayıpların önüne geçebilir.

Otonom araçlar ile kazalar oldukça azalacak olmasından dolayı, trafik kazaları ile gelir elde etmeye dayalı olan sigorta sistemleri de etkilenebilir. Ancak birçok sigorta şirketi buna önlem aldı diyebiliriz. Şirketler, kaza odaklı bir sistem yerine kullanıma dayalı bir sisteme geçmeyi hedefliyor. Bu sistemde, aracın katettiği kilometreye ve otonom sistemin kurallarına ne kadar ihlal ettiğine göre ücret alınması planlanıyor. Her ne kadar otonom sistemler kaza yapmayı önleyebilecek olsa da bazı acil durumlarda bu mümkün olmayabilir. Örneğin, bir sürücü aracını otonom sistemden çıkartmış ve saatte 100 kilometre hızla ilerlerken lastiğinin patlar ise sistemin kazayı engelleyebilmesi zor olabilir.

4. Oteller:

Birçok kişi uzun yolda geceleri sürmeyi tercih etmiyor ve bundan dolayı yol üzerindeki otellerde geceyi geçirebiliyor. Bu sayede yol üzerinde kurulan oteller belirli bir gelir elde edebiliyor. Ancak otonom araçların sağladığı imkânlar sayesinde yol üzerinde otellerin gelirleri azabilir ve ekonomilerini kötü etkileyebilir. Kendi kendine gidebilen araçları bulunan insanlar, koltuklarını yatırarak aynı bir otel odasındaymış gibi uyuyabilir. İnsanlar yol üzerindeki bilinmeyen bir otelde konaklama yapmaktansa kendi arabalarında kendilerini daha güvende hissedebilir. Bu sayede konaklamak için herhangi bir ücret ödemek zorunda da kalmazlar. Sonuç olarak, otonom araçlar ile yol üzerindeki otellerdeki konaklama oranı bir hâyli azalabilir. 

5. Yiyecek ve Paket Teslimatı:

Otonom araçlar ile etkilenecek en büyük sektörlerden biri yiyecek ve paket teslimat sektörü olabilir. Günümüzde, kuryeler ile teslimat gerçekleşiyor ve bundan dolayı maaş gideri oluşuyor. Ancak yakın gelecekte bu durum değişiyor. Araştırmalar, 2025’ten itibaren teslimat hizmetlerinin her yıl 100-500 milyar dolar arasında bir getiri sağlayacağını öne sürüyor. Amerika’da faaliyette olan UberEats programı bu gelişime örnek olarak gösterilebilir. Program, sürücüsüz araçların kullanımı ile teslimat hizmetlerinden ne kadar kar alınabileceğini başarılı bir şekilde gösteriyor. Buna ek olarak otonom araçlar sayesinde büyük yükler de taşınabilir. Örneğin, gelecekte evinizi taşımanız gerekiyorsa otonom araçların yardımıyla bunu yapabilirsiniz. 

Şirketler için gelir oranını artırabilecek bu gelişim, çalışanlar için pek de iyi olmayabilir. Sürücüsüz araçların, bütün teslimatları kendi başlarına gerçekleştirebilecek olmasından dolayı sürücülere duyulan ihtiyaç azalabilir. Hatta tamamen ortadan kalkabilir ve bundan dolayı işsizlik oranının artmasına sebep olarak ekonomiyi kötü etkileyebilir.

Otonom bir şekilde yiyecek teslimatı yapan Nuro aracı

6. Araba Tamir Endüstrisi:

Radarlar, sensörler ve diğer akıllı sistemlerin yardımıyla otonom araçlar çok az kazaya karıştığından dolayı tamir edilmesi gereken parça miktarı da azalabilir. Örneğin, yalnızca 2010 yılında oto tamir sektörü, hasarlı parçaları değiştirerek yaklaşık 76 milyar dolardan fazla para kazandı. Otonom araçlar ile bu gelir miktarı büyük oranda düşebilir çünkü kaza olmadığı sürece parçaya da ihtiyaç olmayacak.

7. Otomotiv Endüstrisi:

Araştırmacılar, 2030 yılına kadar elektroniklerin otomobil üretim maliyetlerinin yaklaşık %50’sini veya daha fazlasını oluşturacağını tahmin ediyor. Araçlarda kullanılacak sensörler, multimedya ekranları, lidar sistemleri gibi ürünlerin kullanımının artmasıyla birlikte elektroniklerin aracın üretim maliyetinde de etkisi artıyor. Otonom sistemleri geliştiren Mobileye şirketinin teknoloji şirketi Intel tarafından 15,3 milyar dolara satın alınması da araç sektörünün giderek dijitalleştiğini gösteriyor. Sektör, geleneksel otomobil parçalarını üreten şirketler yerine dijital parçalara odaklanıyor. Bu durum kendini adapte edemeyen üreticilerin sektörden silinmesine yol açarak ekonominin üzerine bir etki oluşturabilir.

Teknolojinin getirdiği yenilikler ile her tarafı ekrana bürünen bir arabanın içi

Otonom araçlar her ne kadar kullanıcılar için birçok kolaylık getiriyor olsa da geleneksel araçların olduğu sisteme dayanan sektörleri kötü etkiliyor. Bu teknolojinin getirdiği zorluklardan kurtulmak için şirketlerin, kendilerini yeni dünyaya adapte etmesi gerekiyor. Üstelik otonom araçların oluşturduğu etkiler sadece bununla da kalmayabilir. Tamamen dijital bir sistemden oluşan araçların hackerlara karşı çok iyi bir şekilde korunması gerekiyor. Bundan dolayı, siber saldırı ile mücadele eden şirketlerin sektördeki etkinliği artabilir. Bütün ekonomik düzenin değişmesine sebep olabilecek bu teknolojinin etkilerini yakın bir gelecekte birlikte göreceğiz! Belki de bu içeriğimizde değindiğimiz gibi dönüşümler gerçekleşebilir ve yeni iş alanları doğabilir. İşsizlik tehlikesiyle karşı karşıya olan insanların bu alanlara yönelmesiyle ekonomide denge sağlanabilir.

Kaynak: Medium

Share:

administrator

Robert Kolej’de 10. sınıf öğrencisi olan Can, yapay zekanın ve kodlamanın içinde bulunduğu projelerde yer almayı seviyor. Kendini geliştirmek için programlar kodluyor ve uygulamalar hazırlıyor. Ayrıca, ekonomi alanına da ilgi duyuyor ve borsayı takip etmeyi seviyor. Yeni şeyler öğrenmeye ve araştırmaya karşı isteği, onun geleceği araştırmasını ve bu konular hakkında yazılar yazmasını sağlıyor.