1950’lerde fizikçi Richard Feynman küçük materyallerin, en küçük haliyle daha iyi öğrenilebileceğini önererek nanoteknolojinin temellerini attı. Maddenin atomik ya da moleküler düzeyde incelenmesi üzerinden neredeyse 70 yıl geçti ancak bu alanda gelişmeler sığlığını koruyor. Bununla birlikte nanoteknolojinin yıkıcı potansiyeli o kadar geniş ki, kullanılabileceği alanları saymakla bitiremeyiz. Bir nanometre, bir mermerin milyarda biri olup, bir mermeri dünya gezegeni ile karşılaştırmaya eşdeğer. Bu kadar küçük ölçekte çalışmanın amacı malzemelerin özelliklerini en temel düzeyde anlamak.

Bununla birlikte bugüne kadar, en umut verici kullanım durumları bile, büyük ölçüde teorik ya da araştırma laboratuvarlarıyla sınırlı. Nanoteknolojinin endüstri çapında potansiyeli göz önüne alındığında, risk almaya değer bir konu olduğu aşikar. Bazıları nanoteknolojiyi bilim kurgu olarak algılayıp görmezden gelse de, gerçek dünyadaki uygulamaları büyümeye devam ediyor. Şimdi ise Nano Nesnelerin İnterneti’ne (IoNT) ilgi artıyor. Son araştırmalara göre, Internet of Nano Things için gelecek yıl 9.69 milyar dolar değerinde pazar payı olması bekleniyor.

Temsili görsel.

Standart IoT sensörleri, belirli bir cihaz hakkında zaten çok miktarda veri topluyor ama nano sensörler kaynaktan daha verimli bilgi alabilir. Örneğin, teşhis raporları için bir içten yanmalı motora bir sensör yerleştirmek yerine, nano sensörler kaliteyi ve verimliliği ölçmek için yağın içine karıştırılabilir. Sağlık alanında, giyilebilir bir IoT, bir kişinin sağlığının bir resmini oluşturmak için faydalı verileri çıkarabilir ve diğer bilgi kaynakları ile karşılaştırabilirken internete bağlı bir nano sensör, insan vücudu içinde seyahat edebilir ve çok daha doğru bilgiler biriktirebilir.

Nesnelerin İnterneti, ağlar arasında görünürlük sağlayarak tedarik zinciri yönetiminin niteliğini de değiştirebilir. Veriler doğru bir şekilde toplanır ve analiz edilirse, daha fazla bilgi daha iyi kurumsal verimlilik sağlayabilir. Akıllı fabrikalarda nano cihazlar sıcaklığı, nemi ve hava kalitesini izleyebilir. Akıllı şehirlerde ise sağlığı ve güvenliği arttırmak için toksik partikül konsantrasyonları hakkında ayrıntılı raporlar gönderebilir.

Avantajlarına rağmen, bazı insanların Nano Nesnelerin İnterneti hakkında neden rahatsız olabileceklerini anlamak pek de zor değil. Nano cihazların karmaşıklığı, daha derin bir düzeyde bilgi toplayabilecekleri anlamına geliyor. IoNT’yi insan vücuduyla birleştirmek mahremiyetle ilgili endişelere neden olabilir. Hangi verileri toplayacak, kim kullanacak ve ne için kullanılacak gibi soruların netleşmesi gerekiyor.

Temsili görsel

Nano ağlar genişledikçe, ufukta yeni bir bağlantı dönemi başlaması su götürmez bir gerçek. Dijital bir dünyada, bağlantı her şeyimiz. IoNT her yerde bağlantı için başka bir adım olacağından potansiyel etkisini düşünmemiz akıllıca olacak. Daha fazla veri mutlaka daha iyi veri anlamına gelmez ve bu yüzden nano cihazların kullanımı için yasal anlamda  net bir düzenlemeye ihtiyacımız var. Engeller bir yana, işletmeler Nano Nesneler İnterneti’nin büyümesine büyük önem vermeli. IoT gibi ister okul, ister fabrika, ister ofis, isterse de bir şehir olsun, akıllı ortamların ayrılmaz bir parçası olacak. Nano ağlar, geniş IoT kullanımı ve daha fazla hesaplama gücü, daha önce görülmemiş bir büyümeye neden olacak.

Nanoteknolojinin neredeyse her şeyin yapılmasında benzeri görülmemiş bir etkisi olduğu gibi sağlık, enerji, inşaat, malzeme bilimi, üretim ve veri toplanmasını sağlamada da rolü var. Nanomalzemeler üretimi tamamen değiştirebilirken, nanorobotikler otomasyonda atılımlara yol açabilir. Süper şarj verimliliği, hem yerel hem de uluslararası düzeyde rekabeti arttıran yeni bir küresel ekonomi yaratabilir. Akademik kurumlar nanoteknolojiye destek veriyor gibi görünmekle birlikte, bu muhtemel kullanım durumlarının başarısı sonuçta kurumsal ve girişimci kapitalist desteğe dayanıyor. İşletmeler nanoteknolojinin birkaç yıldır farkında olabilirler ama henüz herhangi bir büyük şirketin nanoteknoloji üstünlüğü için bir girişimde bulunmadığını görüyoruz.

Kaynak: disruptionhub

Share:

administrator

96'da İstanbul'da doğdu, Marmara Üniversitesi Basım Teknolojileri bölümünde yüksek lisanına devam ederken İş Geliştirme alanında çalışıyor. Sonunda soru işareti olan her şeye ilgi duyarken geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir