Gelişen teknolojiler ile müzik endüstrisi son yıllarda hem tarz hem de şekil değişikliklerine gitmeye başladı. Hayatımıza tekno müzik gibi uzun süredir var olmayan müzik türleri girdi. iTunes ile başlayan müzik dağıtım platformlarındaki devrim, günümüz müzik dinleyecisinin müziğe ulaşımını pratik ve sürekli kılmayı başardı. İsrailli bir müziksever icat ettiği yeni yöntemle beraber müzik deneyimini başka bir boyuta taşımayı planlıyor.

Ses dalgalarını suya veya kuma yönlendiriyor

Müzik dinlerken hoparlörlerde ses dalgalarının titreşimini hissederiz. İsrailli bir girişimci olan Mordechai Braunstein, bu ses dalgalarını suya veya kuma yönlendirmek için ustaca yöntemler icat ederek olağanüstü bir görsel ve dokunsal müzik deneyimi yarattı. Braunstein’in CyMagic adını verdiği bu müzik deneyimi hiçbir algoritma veya ek bir teknoloji kullanmıyor. Sadece basit fizikten yararlanan Braunstein, sesin madde üzerindeki doğal etkisini kullanarak müziğe dokunmayı mümkün kılıyor. CyMagic, ses dalgalarını görebilmemiz ve onlara dokunabilmemiz için sese göre değişen büyük su kaseleri ve renkli yanıp sönen ışıklar kullanıyor. Kullanım alanı müzikle sınırlı olmayan CyMagic ayrıca konuşma seslerini de yansıtabiliyor, böylelikle karşı tarafı dinlerken sesinin su üzerindeki etkisini de görebiliyorsunuz.

CyMagic’in kurucusu Mordechai Braunstein, 2019 Uluslararası Ses Ödülü’nü kabul ediyor.

CyMagic işitme engellilerle buluştu

36 yaşında bir baba olan Braunstein, bu projeye işitme engelli çocukların canlı müziğin keyfini çıkarabilmelerini sağlamak için giriştiğini belirtiyor. İsrail Oda Müziği Orkestrası ile “Touching the Sounds with Beethoven” iş birliğiyle düzenlenen CyMagic gösterisi, 2018’de İsrail Erişilebilirlik Ödülü’nü ve 2019’da Uluslararası Ses Ödülü‘nü kazandı. CyMagic’i deneyimleyen işitme engelli dördüncü ve beşinci sınıf öğrencileri, orkestradan gelen seslerin dönüştürdüğü su ve kumu izleme ve dokunma deneyimine hayran kaldıklarını belirtiyor.

“Canlı müziğin büyüsünü bulunduğumuz yerlere getirdiğimize inanıyorum.”

Suyun titrediğini ve sesi, sanki enstrümana dokunuyormuş gibi hissedebildiğini söyleyen öğrenciler, işitme engellileri anlayan ve böyle bir imkanı onlara sunan CyMagic’e minnettar olduklarını söyledi. Braunstein, CyMagic ve canlı müzisyenlerle İsrail ve Filistin çevresindeki birçok yerde turneye çıktıklarını, engelli çocukları ve farklı özel ihtiyaçları olan çocukları ziyaret ettiklerini dile getiriyor. Hem çocukların hem de ebeveynlerinin kendilerini takdir ettiğini söyleyen Braunstein, merkezlerden uzakta okul ve kurumlara ulaşmaya çalıştıklarının altını çizdi.

Tüm orkestrayı avucunuzda hissedin

 

Müziğe dokunmak nasıl keşfedildi?

2005 yılında profesyonel olarak ses mühendisliğine başlayan Braunstein, sesin akustik kısmı ile ilgileniyordu. Bir müzik etkinliğinde kulis görevlisi olan Braunstein, bir sorunu çözmeye çalışırken yanlışlıkla [tooltip tip=”Müzik sistemlerinde sesin yükseltilmesini sağlayan bir sistem olan amlifikatör, kaynak cihazdan gelen sesin sinyallerinin güçlendirilmesini sağlar.”]amplifikatörü[/tooltip] çok yükseğe çıkardı ve ses dalgalarının titreşimini kaslarından diş etlerine kadar güçlü bir şekilde hissetti. Bu kazadan sonra sesi nasıl hissettiğine dair olan algısı değişmişti ve bu konu üzerinde derin araştırmalar ve çalışmalar yapmaya başladı. İnternette sesin özelliklerini araştırırken, frekansları ve sesleri farklı materyallere aktararak görünür kılmaya adanmış bir alan olan [tooltip tip=”Deriden vücuda direkt olarak, duyulabilir ses dalgaları gönderen aletler yoluyla uygulanan bir terapi şeklidir.”]simatik[/tooltip] üzerine bir makale buldu.

“İlk atılımımızı 2015 yılında, üzerinde çalıştığımız prototip çok karmaşık ve geometrik desenler göstermeyi başardığında gerçekleştirdik. İşte o zaman CyMagic’in dünyaya sunulmaya hazır olduğunu anladık.”

O zamanlar, simatikler çok fazla bilimsel temeli olmayan çok uzak bir Yeni Çağ teorisi olarak kabul ediliyordu. Simatikte akustiğin rolünü belirlemek için eski hoparlörleri, güç amplifikatörlerini ve frekans jeneratörlerini kullanarak evde deneyler yaptı. İlk projesi, bir hoparlöre metal bir plakanın tutturulduğu ve plakanın üzerine kum veya tuz serpildiği bir Chladni plakasıydı. Bu projede hoparlörlerden yayılan frekanslar plakayı titreştiriyor ve yüksek titreşimli yerlerden titreşimin olmadığı yerlere kum dökülüyordu. Böylelikle simetrik modeller ortaya çıkıyordu.  Ardından kameralar, ışıklar ve dengeleyiciler ekleyerek bu deneyi suda yeniden oluşturmak için çalışmaya başladı.

Ses dalgaları, suyun içerisinde titreşime sebep oluyor.

CyMagic’i gelecekte neler bekliyor?

Projesi hızla büyüyen ve ilgi çeken Braunstein, geçtiğimiz Nisan ayında 25 bin dolar yatırım aldıklarını açıkladı. Dünya çapında CyMagic ekipleri yaratmak isteyen Braunstein, böylelikle daha çok insanın müziğe dokunma deneyimini yaşayabileceğini düşünüyor. Canlı müziği görüntüye döndüren CyMagic, müzik endüstrisine yeni bir soluk getirmek için yola çıkmış farklı bir girişim. Hem sosyal sorumluluk projeleri ile ortaklaşa çalışan hem de özel sektörde CyMagic’i bir üst noktaya taşımayı planlayan Braunstein, daha önce Microsoft gibi büyük teknoloji firmaları ile de görüşmüş ve fikir alışverişinde bulunmuş. Müziğe dokunmak gibi farklı bir kavramı hayatımıza dahil etmeyi planlayan CyMagic bunu gerçekleştirirken bütçe dostu bir izlenim veriyor. Apple Music ve Spotify gibi müzik servis sağlayıcılarının böyle bir teknoloji ile birlikte koordineli çalışması halinde, son kullanıcıya canlı müzik etkinlikleri günümüze kıyasla çok daha farklı bir şekilde sunulabilir.

Kaynak: Israel21c

Share:

administrator

1997 İstanbul doğumlu olan Kemal Berk, İTÜ Ekonomi bölümünde eğitimini sürdürüyor. Estetik açlığını Avrupa Sineması ve Müziği ile doyurmaya çalışmasının yanı sıra felsefe, nöroloji, dinler tarihi ve iktisat konularında okumalar yapmayı seviyor. Öğrenmeye ve gelişmeye yönelik durdurulamaz bir arzuya sahip olması, onu üretken ve verimli olmak için teşvik ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir