Teknoloji ve bilim dünyasının odak noktalarının başında gelen yapay zeka için makine öğrenimi-derin öğrenme gibi algoritmalar önemli olsa da bu algoritmaların görevini yapabilmesi için en büyük ihtiyaç: Veri. Verinin oluşabilmesi için ise sensörlere ihtiyaç duyuyoruz.

MIT Koch enstitüsine bağlı araştırmacılar tarafından geliştirilen ve bir domuz üzerinde yapılan denemelerde ilk defa 2 gün çalışabilir durumda kalmasıyla alanında bir ilk olan yutulabilir esnek sensörler sayesinde artık midemizde gerçekleşen faaliyetlerin de verilerini elde edebileceğimiz günlere yaklaştık. Bu sayede sindirim bozukluklarını ve besin alımını takip edecek olan sensör ilaç kullanımı için de veri oluşturabilecek.

Mide duvarı veya bağırsak astarına yapışarak sindirim sisteminin ritmik kasılmalarını ve besinlerin oluşturduğu basıncı ölçebilecek olan sensör sayesinde doktorlar başta obezite olmak üzere birçok sorunla yüzleşebilecek.

Araştırmanın tıp tarafında yer alan Giovanni Traverso ve ekibi daha önceki araştırmalarında yutulabilir ancak sadece hayati önem taşıyan anlarda veya hap alımında veri sağlayabilen sensörler geliştirilebilmişti. Daha güvenli ve esnek bir sensör için bu kez daha önce de esnek elektronikler konusunda başarısını kanıtlayan Canan Dağdeviren ile beraber çalıştı.

“İlk kez, esnek ve piezoelektrikli bir cihazın midede mekanik veya elektrik bozunmaya uğramadan iki güne kadar kalabildiğini gösterdik” diyen Canan Dağdeviren esnek sensörleri oluşturabilmek için önce silikon yüzey (wafer) üzerinde elektronik devreleri oluşturduktan sonra yüzeyine PZT adı verilen piezoelektrik bir malzeme yerleştirmiş ve PZT’nin bir yüzeyine altın elektrot diğer yüzeyine ise platin bir elektrot entegre etmiş. İki elektrotlu bu devre silikon yüzeyden ayrıldıktan sonra polyimide adı verilen esnek bir polimerin üzerine ‘basılmış’.

2 x 2,5 cm boyutlarında olan ve yutmadan önce yarı boyuta küçültülebilen sensör için araştırmacıların sıradaki hedefi cihazı batarya bağımlılığından tamamen kurtarıp, daha güvenli hale getirmek.

Şu an için sadece bazı hastalıklar ve tıbbi uygulamalar için adı geçiyor olsa da bu tarz bir gelişmenin ticari kullanım durumunda çok ilginç deneyimler yaratacağını düşünüyorum. Yapay zeka ve koordinasyon sayesinde marketteyken anlık olarak ihtiyacımız olan şeker vb. Maddelerin oranının bu sensör (Veya farklı organlarda, damarlarda kullanılacak olan türevlerinin) sayesinde tespit edilmesi ve telefonumuz/asistanımız aracılığıyla “X marka çikolata almalısın” veya “y marka yoğurda ihtiyacın var” tarzı dönütler alabilmemiz mümkün olacaktır. Tabii hacklenme, manipüle edilme veya takip edilme gibi sorunlarla da baş etmemiz gerekecektir. Yine Tıp alanında bir öngörüde bulunacak olursak; mide ile ilgili konularda doktora gitmeden uzaktan teşhis/tedavi imkanı da olabilir. Hatta deep learning sayesinde doktora bile ihtiyaç duymadan ilaç önerisi (Ve hatta belki reçete) alabiliriz. Çünkü deep learning, tüm havuzdaki verileri kaydederek değerlendiren bir algoritmadır. Yani, midedeki x bir sorunu yaşayan 1000 kişinin 990’ı y ilacı almışsa yazılım bunu bilebilir ve teşhisi yaptığı gibi tedavide de söz sahibi olabilir. Bakalım bu konuda nasıl bir ilerleme kaydedeceğiz.

Kaynak: Webrazzi

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir