Genetik yapılarının %90’ının insanlara benzemesi, çok çabuk şekilde fazlaca üreyebiliyor olmaları, küçük boyutları sayesinde kışkırtılmaları durumunda fazla fiziksel zarar verememeleri ve kolay değiştirilen genetikleri gibi sebeplere bağlı olarak insanoğlu, deneylerinde fareleri kullanmayı tercih ediyor. (Deneylerde hayvan kullanımına karşıyız.)

Bir ilaç geliştiriyoruz bunu ilk deneyen fareler oluyor, klonlama üzerinde çalışıyoruz ilk kez fareler çoğalıyor, uzayda yaşam arıyoruz önce fareler taşınıyor. Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’ndeki ‘teori’nin gerçekliği akıllara geliyor bir noktadan sonra.

Kaynak: Futurism

İşte bu özel farelerden 20’si geçtiğimiz hafta Mars’a gönderildi. Northwestern Üniversitesi’nin araştırması kapsamında SpaceX’in Falcon 9 roketiyle ISS (International Space Station)’e yolculuk yapan 20 kişilik fare kafilesinden 10 fare Mars yörüngesinde 30 gün geçirdikten sonra Dünya’ya dönecek. Diğer 10 fare ise 60 gün daha kalarak 90 günü tamamlayıp öyle dönüş yapacak.

[tooltip tip=”Center for Sleep and Circadian Biology (CSCB)”]Uyku Merkezi ve Circadian Biyoloji (CSCB)[/tooltip] bölümü tarafından yapılan araştırmada farelerin biyolojik saat döngüsü konusundaki davranışları test edilecek. 20 fare uzayda vakit geçirirken ikizleri olan diğer 20 fare ise Dünya’da bekliyor olacak.

Kaynak: OctavioDalio (Reddit)

Bu araştırma daha önce NASA ve CSCB tarafından yapılan ‘ikizler’ araştırmasını akıllara getiriyor. O araştırmada astronot olan Scott Kelly 1 yıl gibi bir süreyi ISS’te geçirirken ikizi olan astronot Mark ise Dünya’da geçirmiş ve bu süre sonunda Scott’un genlerinin yaklaşık %7 etkilendiği açıklanmıştı.

Uzayda yaşamın görme kaybı, kanser ve psikolojik rahatsızlıklar gibi sorunlara yol açtığını zaten biliyoruz ancak Mars’ta geçen günlerin insan genetiğini nasıl etkileyeceğine dair bir fikrimiz yok. Fareler sayesinde 90 günde, yaklaşık 9 yıllık bir etkiyi test etmiş olacağız.

Kaynak: Futurism

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir