Öncelikle; bizim için şekillenen, bizim şekillendirdiğimiz geleceğin nerede olduğunu merak eden, araştıran ve paylaşan içerik projemiz gelecekburada.net’e katkından dolayı şimdiden teşekkür ederiz.

Süre gelen zaman içerisinde teknolojinin insan hayatını, evren dinamiklerini nasıl değiştirdiğini yakından takip etmeye, elimizden geldiğince değinilmemiş konulara soru işareti koymaya, yeni tartışmalar açmaya çalışıyoruz.

İşte tam da bu noktada yıkıcı yenilik, gezegen, ilham, kendin yap, mesken ve evham kategorilerinin içini fayda sağlayan, düşündüren, öğrenmemizi sağlayan içeriklerle doldurmak için çaba harcıyoruz.

Kodluyoruz.org’un; gençlere yazılım eğitimi vererek istihdam yaratma amacı güden gönüllü bir girişim olduğunu bildiğimiz için ve gelecekteki kültürlerimizin oluşmasında yazılım ve kolektivitenin önemli bir rol olacağını düşündüğümüz için sizinle görüşmek; geleceğe dair fikirlerinizi almak istedik.

  • Kodluyoruz.org şu an tam olarak yapmasını istediğiniz şeyleri gerçekleştiriyor mu yoksa gerekli kitleye ulaştıktan sonra daha büyük veya daha farklı planlarınız/fantezileriniz var mı?

Şu ana kadar da İstanbul’da dört, Bursa ve Şanlıurfa’da birer tane olmak üzere altı Bootcamp gerçekleştirdik ve son olarak Ankara’da ilk bootcamp’imizi açtık. Eğitim sürelerimiz içeriğe göre değişse de, dört ay boyunca hafta sonları devam eden, gençlerin ciddi pratik yetenekler kazandığı eğitimler veriyoruz. Ve en önemli hedefimiz gençlere teknoloji alanında yeni fırsatlar sunmak, yeni dünya’nın dilini öğretmek, onlara dijital ekonomi içerisinde tüketen değil üreten bireyler olarak topluma katkı sağlamalarının önünü açmak.  Bu açıdan bakıldığında daha alınacak çok yol, yapılacak çok iş var. Google, Mayıs 2017’de temel yazılım dili olarak Kotlin’i destekleyeceğini duyurdu. Bu önemli gelişme  mobil yazılım dünyasında bu yeni yazılım dilini bilen yazılımcı açığı olarak karşılık bulacak önümüzdeki günlerde ve bu dile hakim olan yazılımcılar avantajlı hale gelecek. Biz de bu nedenle Kodluyoruz Akademi’nin yeni dönem bootcamp’inde Kotlin programı başlattık ve Türkiye’de Kotlin eğitimi sağlayan ilk kuruluş olduk. Şu an Kotlin eğitimine kabul ettiğimiz ve eğitimlerine devam eden 30 genç katılımcı var.

Kodluyoruz Akademi’den mezun olan toplam 110 katılımcımız oldu, Ankara bootcamp tamamlandığında 140 mezunumuz olacak. Mezunlarımızın %40’ı işe yerleşti. Mevcut işlerinden daha iyi rollerde iş bulup yükselerek iş değiştiren geçen katılımcılarımız da oldu.
Bu rakamlara baktığımızda da doğru yolda olduğumuzu görüyor ve ekipçe daha çok sarılıyoruz yaptığımız işe.

Ancak önümüzdeki dönemde bizi ekipçe en çok heyecanlandıran şey Anadoluya giderek teknoloji alanında, yazılım konusunda yeteneği, isteği olan gençlerle çalışmak, onlara fırsat yaratmak. İşte oradan müthiş başarı hikayeleri çıkacak buna çok inanıyoruz.

  • Siz eğitimler veriyorsunuz, bir yandan öğrencilerinizden de mutlaka bir şeyler öğreniyorsunuz. Türkiye’de yazılım eğitimlerinin, yazılıma dair kaynakların durumunu nasıl görüyorsunuz?

Aslında Kodluyoruz’un yola çıkışı da tam da bu sorunun içinde saklı. Bu alanda daha yenilikçi metotlarla eğitim verilen okullardan mezun olan öğrenciler iş bulmakta zorluk çekmezken, yeteneği olduğu halde imkansızlıklar içerisinde eğitim alan ve yazılımcı olma hayali kuran adaylar için ise durum gerçekten çok zorlu. Bir de Türkçe kaynak bulma zorluğunu da üzerine ekleniyor bu zorluğa. Eğitimlere başlamadan önce uzun bir süre bu alanda çalışmak isteyen adaylarla birebir görüşmeler yaptık. Sorunlarını dinledik, cv’lerini inceledik. Firmalarla görüşmeler yaptık bir de onların ağzından dinledik sorunları.

Deloitte’in yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de teknoloji firmalarının %61’i, en büyük sorunlarını, aradıkları yeteneği bulamamaları olarak tanımlıyor.

Gençlerle bir araya gelip  konuştuğumuzda ise firmaların kendilerini işe almadıklarını duyuyoruz sık sık. Bir taraf  eleman bulamıyorum diyorken,  diğer taraf işe alınmıyorum diyor.

Bu ciddi bir problem. Elbette altında yatan bir çok sebep var. Okulların imkanları, meslek liselerinin yetersizliği, yeterli teknik donanıma ulaşılamaması vb. Ama daha önemli bir şeyi fark ettik; insani dokunuş, birlikte üretmek, takım olmak ve de bir başka kişiye üretebilmesi için fırsat yaratmak o kadar önemli ki. Bu sayede kendilerine güvenlerinin geldiğini ve takım arkadaşlarıyla birlikte üretmeye başladıklarını gözlemliyoruz. Burada beklentimiz kolektif bir şekilde işleyişin sürmesi, bilginin paylaşılması. Mevcut eğitim sisteminde daha ziyade rekabete yönelik bir anlayışın olması imkanı olan ile olmayan arasında ciddi bir boşluk oluşmasına sebep oluyor.

  • Son yıllarda gelişen sensörler, veri aktarımının kolaylaşması, internet üzerindeki yardımlaşmanın artması ile birlikte yapay zeka güzel bir ivme kazandı. Makine öğrenimi ve derin öğrenme sayesinde daha hızlı gelişebilen AI’ın seviye atlamak için daha gelişmiş algoritmalara ihiyacı olduğu da söyleniyor. Sizin hem yapay zeka hem de mevcut algoritmaların gelecek için yetersiz olduğuna dair görüşler hakkındaki yorumunuz nedir?

Aksine, gittikçe yetersiz kalanın biz insanlar olmaya başlayacağı bir dönem yaklaşıyor gibi hissediyorum eğer makinelerden daha iyi yapacağımız alanlara sahip çıkmaz, bu alanlarda üretimi arttırmazsak çok hızlı bir şekilde teknolojiye kaptıracağız mevcut işleri.
Müthiş bir hızla ilerliyor bu alandaki çalışmalar ancak mevcut düzenin bu hızla değişmediğini, toplumların bu hıza uyum sağlayamadığını görmek mümkün. Bir yandan heyecan duyuyoruz bir yandan da bu konuda teknoloji tam hızla ilerlerken toplumsal anlamda hazırlıksız yakalanmamak için bir çok şey yapmamız ve hazırlanmamız gerekiyor.

10 sene içerisinde kaybolacak mesleklerden bahsediyoruz. İşsiz kalacak olan insanlar gittikçe teknolojinin domine edeceği alanların dışına itilecek. Dolayısı ile rehavete kapılmadan daha çok çalışmak ve teknoloji alanında üreten bir toplum olmak için çaba sarfetmeliyiz. Aksi takdirde ciddi bir problem ile karşı karşıya kalacağız.

Fab Labs – Fab Foundation’un başında olan Then Sherry Lassiter Wired’a verdiği bir röportajda 2016’da 1000 adet Fab Lab olduğunu belirterek, her yıl bu rakamın Moore yasasında olduğu gibi ikiye katlandığını ve 10 sene içinde milyon adedin üzerinde Fab Lab’a ulaşılacağını söyledi. Bu artışa çok dikkat etmek gerekiyor. Fab Lab’ların bu hızla artması aslında fabrikasyon üretimin şekil değiştireceğinin önemli bir işareti. 3 boyutlu yazıcılarla yapılan üretim modellerinden tutun yerelde üretilecek yazılım içeren projelere pek çok farklı sektörde üretimin yeniden şekillendirilmesini işaret ediyor bu rakamlar ve bunun en önemli itici gücü teknoloji ve yazılımın erişilebilir hale gelmesiyle evlere girmesi, daha fazla kişinin bu teknolojilere hakim olabilmesinde yatıyor.

  • Kodluyoruz’un daha çok Android ve WordPress gibi, sektörde ihtiyaç duyulan alanlarda gençleri yetkin duruma getirip şirketlerle iletişimini sağlayan bir girişim olduğunu biliyoruz. En fazla odaklandığınız konunun Android olduğunu bildiğimiz için soruyoruz; Android programlamada yetkin insanlar için hem günümüzde gelişen robotlar hem de yakın gelecekte sahip olacağımız üst düzey robotlarda ne gibi fırsatlar görüyorsunuz? Robotik ve Android’in kesişim noktası neresi olacak sizce?

Android işletim sisteminin açık kaynak olması bizim de özellikle tercih etmemizin önemli sebeplerinden biri. Böylece yazılım eğitimine girişte ciddi maliyet ve donanım engellerine takılmadan hızla ilerleyebiliyoruz. Yine açık kaynaklı olması sebebiyle de robotik alanında çok fazla proje üretilebilmesinin önünü açıyor. Elbette robotik alanda yapılabilecekler ciddi bütçeler gerektiriyor. Bir Boston Dynamics ya da Asimo bütçeleri elinizde yoksa yapabilecekleriniz sınırlı olacaktır o projelere göre ama elimizde tuttuğumuz bu küçük telefonların içindeki işletim sistemleriyle de harikalar yaratmak mümkün. Buna inanmayanları bir defa da osa uluslararası Uluslararası FIRST Robotics yarışmasına gidip izlemelerini tavsiye ederiz. Hatta Türkiye’den de katılan okul takımları oluyor gitmişken de onları desteklemiş olurlar. O sırada da 9-16 yaş arası gençlerin bu işletim sistemiyle nasıl harikalar yarattıklarını görmeleri mümkün. Asimo’nun adını ilk duyduğumuz dönemlerde yıl 1999 idi ve evimizde çocukların kendi robotlarını yapacaklarını söylesek muhtemelen gülerlerdi. Android OS 2008’de duyuruldu bugün her evde dileyen kendi ihtiyacına göre irili ufaklı robotlar tasarlayıp kullanabiliyor. Hayatımızdaki rolü ve önemi gittikçe de artacak Android’in.

  • Pil teknolojilerinin gelişmesi, yine sensör kalitesinin artması, internet kullanım alanının fazlaca genişlemesi ve iletişim ihtiyacımızın ilginç bir yöne kaymasıyla birlikte internete bağlı nesnelerin (nesnelerin interneti (IoT) yaygınlaşması engellenemez oldu. Tüm bu akıllı cihazların birçoğunun Android ekosisteminde geliştirileceğini öngörebiliriz. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir? Akıllı otomobiller, saatler, ayakkabılar veya beyaz eşyalar için hazırlanıyor musunuz?

Geleceğin teknoloji dünyasında hem bir yazılımcı adayı olarak, hem de birey olarak kendilerini yaklaşan teknolojik devrimlere nasıl hazırlanmaları gerektiği üzerine gençlerle birlikte çalışıyoruz. Hem eğitim içerikleri bu alanlara yönelik güncelleniyor hem de bunun haricinde bir araya gelmelerini ve bu konularda fikir paylaşmalarını sağlıyoruz ki hem bilgi paylaşımı artsın hem de yeni fikirlerin üretilmesinin önü açılsın. Ama bu konuda katılımcılar bizden de heyecanlı. Bizi en çok heyecanlandıran konulardan biri mezunlarımızın insiyatif alarak kurduğu Kodluyoruz Mezunlar Kulübü oldu. Biz eğitimlere katılan gençlerin bir arada kalmasını, bilgi paylaşımı yapmasını ve kendi içlerinde kendilerini destekleyerek büyüyecek bir ağ oluşturmalarını istiyorduk. Kodluyoruz Mezunlar Kulübü de tam bu düşüncemizi karşılayan bir oluşum oldu. Kulüp ayda bir buluşmalar düzenliyor, kimi zaman sektörden insanlarla bir araya geliniyor ve deneyim paylaşımı yapılıyor. Etkinlikleri özel kılan konu ise mezunların her ayın konusunu kendi inisiyatifleriyle belirlemeleri, anketler düzenleyerek hangi konuda eksik olduklarını ve hangi konuda kendilerini geliştirmek istediklerini belirlemeleri, bu eksiği gidermek için (yapay zeka, makine öğrenmesi, sanal gerçeklik vb gibi alanlarda çalışan akademisyenleri, yazılımcıları, girişimcileri davet ederek) etkinliği baştan sona kendi içlerinde organize etmeleri. Biz dernek olarak onlara daha ziyade bilgi birikim ve lojistik destek sağlıyoruz. Böylece kendi kendine öğrenen ve gelişen bir topluluk oluşturup yönetiyorlar.

  • 2008’de Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin’i duyurmasıyla öğrendiğimiz blockchain teknolojisi ile birçok sektörde devrimsel değişikliler öngörülüyor. Hem eğitim hem de projeler
    konusunda Blockchain için AR-GE çalışması yapıyor musunuz? Blockchain hakkında bazı hayalleriniz var mı?

Ekip içinde sık konuştuğumuz, bireysel olarak bu alanda gelişmeleri takip ettiğimiz ve heyecan duyduğumuz bir konu blokchain. Özellikle eğitim alanında önemli gelişmelere gebe bir alan.

Eğitimin dağıtık ve tüm dünyada geçerli standartlara ulaştırılması konusunda önemli projeler oluşturuluyor. Biz de bu konularda nasıl bir fayda yaratabiliriz diye hem kendi içimizde konuşup tartışıyoruz hem de uluslararası projeleri inceliyoruz.

  • Programlama eğitim yaşının düşürülmesi ve sizin de vizyonunuzda olduğu üzere kod okuryazarlığını yaygınlaştırmak için okullarda ilk sınıflardan itibaren programlama eğitimi verilmeye başlandı. Diğer yandan özellikle Kickstarter gibi kitlesel fonlama siteleri başta olmak üzere birçok şirket; herkesin kodlama yapabilmesi için öğrenimi kolaylaştıran kitler sunuyor. Gelecekte kodlamanın, herkesin küçük ihtiyaçlarını karşılayabileceği kadar bildiği bir olgu olmasını bekleyebilir miyiz? Mesela ihtiyacı olan kişiler Photoshop kullanabildiği seviyede gibi yazılım da geliştirebilir mi sizce?

Biz de bir yandan yazılım alanında yetişkinlerle istihdam odaklı eğitimler düzenlerken diğer yandan çocuklarla birlikte çalışıyoruz. Burada amacımız analitik düşünme, takım çalışması, kodlama konusunda yeteneklerinin arttırılması. Her çocuğun illa bir yazılım firması sahibi olacak kadar yazılım bilmesi değil beklenti ama temel düzeyde analitik düşünce yapısına sahip olması, teknoloji ve kod temelli uygulamaları rahatlıkla kavrayıp gerektiğinde çözüm üretebilmesi oldukça kritik. Özellikle geleceğin mesleklerinin önemli bir kısmının teknoloji ve yazılım tabanlı olması beklendiği göz önünde bulundurulduğunda temel kodlama bilgisinin çocuklara verilmiş olmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Öte yandan şu da var ki kod bilmeden sıfırdan kendi yazılımlarınızı yazmak mümkün olacak. Şu anda bile temelde bunları yapabiliyorsunuz fakat ilerde gençlerin hayatlarında ve kariyerlerinde yazılımın temel bilgisine sahip olmanın önemli bir avantaj olacağını düşünüyoruz. ABD’de üniversite eğitiminin öncesinde, Avrupa’da ilkokuldan itibaren müfredata girdi artık bu alan. Bizde de yavaş yavaş giriyor ama eğitmen yetersizliği var. Bu eğitimi kim aktaracak öğrencilere? Bir taraftan da sadece çocuklara eğitim vermek yeterli değil, azami sayıda eğitmen yetiştirmek de gerekiyor.

  • Şu anki teknolojilerle pek de mümkün olmayan ancak yıllar sonrası için düşündüğünüzde yüzünüzü güldüren uygulamalar var mı aklınızda? 1-2 örnek rica edebilir miyiz?

Sizin de bizzat içinde olup katkı sağladığınız 3B baskı teknolojisinin gelişimini heyecanla takip ediyor ve biz de çocuklarla gerçekleştirdiğimiz projelerde bizzat kullanıyoruz ve müthiş heyecanlıyız. 3 boyutlu baskı cihazları erişilebilir olmaya başladıysa da halen herkesin erişebileceği noktada değil, maliyetler hızla düşüyor ve her eve rahatlıkla bir yazıcının girdiği, her okulda standart olarak kullanılmaya başladığı dönemleri gördüğümüzde bu alanda çok daha güzel gelişmeler olacak.

Ama bunun dışında daha ilerde heyecanlandığımız, okuduğumuz  ve gelecek üzerine fikirlendiğimiz konulardan birisi 2030 – 2050 arası dönem için konuşulan, hacklenemeyeceği iddia edilen kuantum internetin gündelik hayatımıza girmesi. Bu hız ve güvenlik ile internetin ve yazılım dünyasının getireceği gelişmeler akıl almaz boyutlara ulaşacak. Bu gelişim bireylerin de kendi yapay zeka uygulamalarını kolaylıkla evde oluşturabilmesinin altyapısını sağlayacak. Ayrıca programlanabilir biyometrik materyaller (kendi kendini temizleyen kumaşlar, kendi kendini onaran binalar ve şekil değiştiren materyaller) de özellikle tasarım, modayı yazılım ile birleştirecek bambaşka heyecan verici bir alan.

  • Şu anda bulunan programlama dillerinden hangilerinin daha uzun vadeli olarak devam edebileceğini düşünüyorsunuz? Kodlamaya yeni başlayacak insanlar için süreklilik açısından veya başka avantajlarından dolayı özellikle önereceğiniz bir yazılım dili var mı?”

Yazılım dünyasına adım atmak isteyen, düşünen gençler için özellikle şunu belirterek başlayayım yanıtıma. Bilmeniz gereken iki dil var. Birincisi ana diliniz. Lütfen kendi dilinizi iyi kullanın. “ben nasılsa iyi kod yazar çözerim” demekle olmuyor yazdığınız kodu, yazdığınız yazılımı sizin dışınızdaki insanlara doğru bir şekilde ifade edebilmeli, anlatabilmeli, ya da yazılım yazacağınız kişinin ihtiyacını doğru anlayabilmelisiniz.

Ardından da ikinci olarak İngilizce’yi çok iyi öğrenin. Yazılım ile uğraşacak kişinin ilk ve en iyi bilmesi gereken şey iyi bir İngilizce. Tüm materyallerin İngilizce olduğu, kendiniz bu alanda geliştirmek için İngilizce kullandığınız bir dünyadayız. Eğitim materyallerinden jargona kadar herşey İngilizce. Maalesef yabancı dil konusunda böyle bir eksiğimiz var ve bunu gelen başvurularda da çok net görebiliyoruz. Eğer bu konuda kendilerini geliştrirse gençler zaten sonra kaybolan yazılım dilleri ya da yeni çıkan yazılım dilleri onlar için pek de önem taşımayacak zira hızlı bir şekilde araştırıp öğrenip, ihtiyaçları varsa kullanabilecek durumda olacaklar. Buna en güzel örnek Google’ın yakın zamanda duyurduğu Kotlin yazılım dili. Uzun süredir Android eğitimleri veriyoruz ancak Google’ın Kotlin’i duyurması üzerine bu konuda da hızla çalışmalara başladık ve bu konuda da eğitimler düzenliyoruz. Önemli olan kod yazmayı öğrenmek ya da hangi dili bilmem gerekir diye düşünmek değil, “kod ne işe yarıyor, nasıl kod yazılıyor, kod nasıl düşünülüyor” bu düşünce yapısına sahip olmak lazım. Sonrasında ihtiyacınıza göre en uygun dili buluyor ve kullanıyorsunuz mutlaka.

Share:

administrator

Günümüzde gelişmesine tanık olduğumuz teknolojilerin gelecekteki kültürel çıktılarını araştırır; bilgi, deneyim ve ilham paylaşımı için çabalar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir