Beyin göçü nedir?

Mesleki açıdan iyi eğitim almış ve yetişmiş kişilerin, olanaksızlık ve işsizlik gibi nedenlerden dolayı başka ülkelerde okumayı veya çalışmayı tercih etmesi olarak tanımlanan beyin göçü gece rüyalarımızın, sabah düşlerimizin başrolü olmuş durumda.

UNESCO verilerine göre Türkiye’den her yıl 50 bin öğrenci yurt dışına okumaya gidiyor. Türkiye, beyin göçünde 32 ülke içinde 24. sırada yer alıyor, AL-Monitor’a göre Türkiye’de genç işsizlik oranı %40’lara kadar ulaşmış durumda. TÜİK’e göre ise 15-24 yaş arasındaki işsizlik oranı en az %25.

Ülkemizdeki ideolojik farklılıklar, yönetimsel sorunlar, her sene daha kötüye giden ekonomi ve pandemi gerçekleri de birleştiğinde; gençlerin Türkiye’de kalmak, iş bulmak ve bir gelecek hayali kurmak için motviasyonunu büyük ölçüde kaybettiğini söyleyebiliriz.

dijital beyin göçü
Dijital beyin göçü, oturduğun yerden yapılır… (Görsel: Nuh Enes Sakallı)

Gençlerin Türkiye özelinde motivasyonu kalmadığı herkesçe bilinen bir gerçek, günlük yaşantımda konuştuğum her 10 gençten 9’unun yurt dışına gitmek için bir yol aradığını da tecrübe ediyorum. Fakat, 21. yüzyılda fiziksel olarak yaşadığımız ülkenin şartlarına boyun eğmemiz gerekmediğini de hatırlamak gerekiyor. 21.yüzyıl; internet ve daha birçok teknoloji ile konumdan bağımsız bir ‘iş hayatı’ sürebilmemizi sağlıyor. Dijital beyin göçü derken neyi kast ediyoruz, gelin bunlara birlikte göz atalım:

Dijital Beyin Göçü

İçerik Ekonomisi

İçerik ekonomisi (Creator Economy); influencerlar, blog yazarları ve video meraklıları dahil 50 milyondan fazla bağımsız içerik üretici, küratör ve topluluk yöneticisi ile büyüme / para kazanma konusunda onlara yardımcı olmak için tasarlanmış yazılım ve finans araçları tarafından oluşturulan işletmeler sınıfı olarak tanımlanıyor.

Bugün; belirli konuları doğru şekilde araştırma, derleme, çevirme ve yorumlama becerisine sahip insanlar blog yazarak, video çekerek veya farklı şekillerde içerik üreterek para kazanma şansına sahip. Tabii pazar analizi; pazarlama ve farklı süreçlerin de dikkatli şekilde yürütülmesini gerektiren ve rekabetin çok yüksek bir alan olmasından dolayı birçok insan bu konuda hayal ettiği noktalara ulaşamıyor.

Amerika’da YouTuberların %97.5’i ülkenin yoksulluk sınırına ulaşabilecek kadar para kazanamıyor. (Kaynak)

Yine de henüz iş bulma konusunda çok aceleci olmayan ve bu alanlarda şansını denemek için fırsatı bulunan herkesin değerlendirmesi gereken bir alan olduğunu söylemek mümkün. Çünkü içerik üretmek; içerisinde bulunan doğal süreçlerden dolayı insanın kendisini birçok konuda geliştirmesi ve farklı iş fırsatlarına açık hâle gelmesini sağlıyor.

İçerik üreterek bu ekonomiye dahil olmak isteyenler, en kötü senaryoda: işletme, pazarlama gibi konularda kişisel tecrübe kazanmış ve içerik ürettiği alana dair bilgi birikim seviyesini artırmış oluyor.

Kariyerini içerik üretimi üzerine kurgulamak isteyenler Twitch ve YouTube’da canlı yayın yaparak, Medium ve Steemit üzerinde blog yazısı yazarak içerik ekonomisine giriş yapabilir. Bunların yanı sıra Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal mecralarda içerik üreterek topluluk oluşturmak ve Patreon gibi platformlar üzerinden bağış/abonelik modelleri üzerine bir strateji geliştirmek de mümkün. Tabii, bunların ciddi bir rekabeti beraberinde getireceğinin farkında olmak gerekiyor. Yukarıda ismini saydığım platformlar haricinde TikTok, Snapchat ve Pinterest gibi onlarca farklı platformdan bahsetmek mümkün ancak şu an çok bilinen alternatiflere değil de gündeme yeni gelen alanlara odaklanalım. Çünkü Gelecek Burada olarak bugünü değil yarını merak ediyor ve araştırıyoruz.

Medium’un para kazanma seçeneğinin sadece Amerika’da yaşayanlar için aktif olmasını coğrafya kaderdir klişesine bağlayabiliriz. Ancak, içerik üretimi yolunda bizi vazgeçiren şey bu olmamalı.

coğrafya kaderdir
fiziksel veya dijital beyin göçü fark etmeksizin, pasaportumuz bazı fırsatlar ve engelleri ile birlikte geliyor (Görsel: Nuh Enes Sakallı)

Daha önce, Kolay Para Kazanmak Ah Ne Güzeldir İnternette içeriğimizde de bahsettiğimiz gibi içerik ekonomisi her geçen gün büyüyor ve yepyeni alanlar yaratıyor.

Pearpop: İçerik üreticilerin, takipçileri ile gireceği etkileşimden para kazanmasını hedefleyen girişim şu an için TikTok odaklı kalacak gibi duruyor. İşleyiş oldukça basit, “senin gönderine yorum yapmamı mı istiyorsun? 250 TL ver.”

NewNew: Kendisini bir “sosyal karar uygulaması” olarak tanımlayan NewNew’da kullanıcılar, takip ettikleri insanların hayatında aldığı kararlara etki edebiliyor. Biraz para vererek tanıdığın veya tanımadığın insanların hayatında aldığı bazı kararları yönetmek kulağa nasıl geliyor? Para kazanarak yönetilen insan olmayı da seçebilirsin. Ne de olsa, “üzerine yeterince düşündüğümüzde hayatımızdaki her şey bir içeriktir”.

Rally: İçerik üreticilerin kendi kripto paralarını üretmesini sağlayan bu platform ile bir kripto para yaratarak takipçilerinle birlikte özel bir ekonomik ekosistem kurabilirsin.

Clout Market: Ethereum destekli bir kripto para birimi olan bu girişim, ‘insanları’ satın almamızı sağlıyor. Bir fenomen için oluşturulan tokenları satın alıp, yatırım yapmış oluyoruz. Bir şirkete hissedar olmak gibi, bir insana da hissedar olabiliyoruz. Danla Bilic’e dair oluşturulan profili satın alıyoruz ve Danla Bilic’in büyük bir skandala konu olmasını, haklı çıkmasını ve değer kazanmasını bekliyoruz diyebiliriz.

Maalesef şu an için yukarıda ismini verdiğim yeni platformları da coğrafya kaderdir kategorisine almak durumundayız. 

Dijital -Uluslararası- Hizmetler

İçerik yazarlığı, tasarım ve yazılım gibi konularda yetenekliysek içerik üretebileceğimizden veya kendi uygulamalarımızı geliştirerek pazara sunabileceğimizden bahsettik. Ancak dijital beyin göçü yapmak için herkes bu yolu tercih etmek zorunda değil. Birçok insan, içerisinde çok fazla katman bulunan içerik üretimi & girişimcilik yolunu tercih etmek yerine direkt olarak bu yetenekleriyle hizmet vermeye odaklanıyor.

Bu gibi durumlar için Upwork, freelance.com gibi platformlar sıkça tercih ediliyor. Tasarım ve yazılım gibi evrensel yetenekler sayesinde Türkiye ekonomisinin tatmin etmeyen gelir seviyesine alternatif olarak yabancı müşterilerden döviz kazanmak mümkün olabiliyor.

“Upwork diğer platformlara göre tanınmanın ve iş almanın daha zor olduğu bir platform. Aynı zamanda her kayıt yapanı da onaylamayabiliyorlar, böylelikle önüne gelen hesap açıp çalışmaya başlayamıyor. Ben yabancı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Upwork’ü tercih etmiştim, hatta benim de ilk kaydımı onaylamamışlardı. Daha sonrasında çok daha detaylı bir başvuru gerçekleştirdiğimde bir video görüşmesinin ardından siteye kayıt olabilmiştim”

-Serbest Tasarımcı Berkay Çakır Sarıdoğan

Ancak bu noktada yine coğrafya kaderdir klişesi devreye giriyor ve Paypal’ın 2016 yılında ülkemizden çekilmiş olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Birçok yabancı müşteri hem pratikliğinden hem de düşük komisyon ücretlendiren dolayı Paypal ile ödeme yapmayı tercih ediyor ve başka bir ödeme yöntemi bulmak yerine hizmet aldıkları kişiyi değiştirmenin daha kolay olduğunu düşünebiliyor.

Paypal’a alternatif bir platform kullanıyor musunuz diye sorduğumuzda: 

“Maalesef hayır. Ödemeleri direkt yurt dışından buradaki yerel banka hesabıma anlık kura göre çevirterek toplu olarak alıyorum. Buradaki zararı fiyatın üzerine tam olarak eklemesem de normalden daha fazla fiyat vermeme sebep oluyor tabii ki”

-Serbest Tasarımcı Berkay Çakır Sarıdoğan

“[Yurt dışına iş yaptığımda] kız kardeşim İtalya’da olduğu için Paypal’dan faydalanabiliyorum. Onun hesabı üzerinden normal havale komisyonu ile transfer edebiliyoruz.”

-Servis Tasarımcısı Beril Karabulut

“Euronews ile çalışırken Paydesk üzerinden ödeme aldığım için Paypal’a ihtiyaç duymuyordum.”

-Serbest Gazeteci Eylem Yılmaz

“Çin merkezli bir 3D yazıcı üreticisinin küçük bir yazılım çevirisini gönüllü olarak yapmıştım. 30 dolar hediye etmek istediler ancak Paypal’dan başka bir yöntem kullanamayacaklarını söylemişlerdi. Parayı Avusturya’daki arkadaşıma yönlendirip, bana Skillshare üzerinden bir eğitim seti satın almasını rica ederek sorunu çözmüştüm.”

-Teknoloji Yazarı Hasan Hüseyin Kesen (Yani ben)

Görüldüğü üzere; Paypal gibi uluslararası bir hizmetin Türkiye’de olmaması içerik ekonomisinde yer almak isteyen Türkiye’de yaşayan birçok kişi için bazen aşılabilir bazen ise aşılamaz bazı engeller yaratıyor. Bu gibi durumlar yakın gelecekte kripto paraların daha yaygın hâle gelmesiyle çözülecektir ancak bugünkü ekonomik kriz Türkiye’si için gençlerin çokça ihtiyaç duyduğu başlıca hizmetlerden birisi de PayPal.

Bu gibi durumlar için Metamask üzerinden kripto para cüzdanı açarak müşterilerden kripto para ödeme rica edilebilir ancak bugün hâlâ bu teknolojiye uzak olan milyonlarca insan var. O yüzden olumlu cevap alma ihtimali oldukça düşük. Onun haricinde, belirli şartlar olgunlaşırsa dijital göçebelik yöntemi de tercih edilebilir.  

Kitlesel Fonlama

İnternet kültürünün en önemli kazanımlarından birisi de kitlesel fonlama, yani crowdfunding oldu. Hayata geçirmek için can atılan ancak sermaye konusunda sıkıntı yaşanan sanat veya teknoloji projelerini Kickstarter ve benzeri platformlarda paylaşarak henüz fikir aşamasındayken bile maddi destek toplama ve projeyi gerçekleştirme şansı yakalanabiliyor.

“Kickstarter artık direkt ürün ve içerik gibi farklı konularda da kullanılabiliyor. Çizgi romandan kısa filme, koleksiyon ürünlerinden kahve muglarına kadar farklı ürünler burada görücüye çıkabiliyor. Kickstarter yer yer satış platformu şekline büründü… Ben de kendi kurgusal evrenimi yarattığım bir heykelcik serisi ile önümüzdeki sene Kickstarter sahnesine çıkmayı planlıyorum”

-Dijital Heykeltıraş Sarp Öngör

Yıkıcı Teknolojiler, Yeni Fırsatlar

Yukarıda çoğunlukla internetin hayatımıza kazandırdığı evrenselliğe bağlı bazı fırsatlardan bahsettik ama bir yandan da doğmakta olan, henüz ciddi bir pazar oluşturamamış veya ana akım hâline gelememiş ‘niş’ alanlar bulunuyor. 3D yazıcılar, blockchain, sanal gerçeklik ve yapay zekâ gibi teknolojiler; yepyeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Bu alanlarda yeni girişimler, içerikler, çeviriler ve çok daha fazlasına ihtiyaç duyuluyor. Bir avukat olarak iş bulamıyor olabilirsiniz ancak yapay zekâ ile ilgilenen bir avukatsanız, yeni kurulmuş bir şirkette pozisyon bulma şansınız yüksek olacaktır. Herkes içerik üretebilir ancak 3D yazıcı ile yakından ilgilenen, terimlere ve sektöre hakim bir içerik yazarıysanız 3dörtgen’in blogu için aranan kişi olabilirsiniz. (Evet, o içerik yazarları bizim Gelecek Burada takımımızda olduğu için şu an 3dörtgen’in bloguna biz içerik üretiyoruz.)

“Teknoloji konusunda ilgisiz biri olmasam da, Gelecek Burada’ya dahil olmadan önce teknoloji okur yazarlığım pek iyi değildi. Sitede içerik üretmekle başlayan serüvenim geçen zaman içinde özellikle belirli başlıklara ilgimi daha da artırdı. Ekipçe sevdiğimiz bir yıkıcı teknoloji başlığı olan 3 boyutlu yazıcılar, marka yerelleştirmeleri ve blog yazarlığı gibi fırsatlar sunarak öğrenciyken bile gelir elde etmemi sağlıyor. Hem geleceğe dokunan bir başlığa dair daha çok bilgi sahibi oluyorum hem de kendimi daha öğrenciyken geçindirme imkânı kazanıyorum. Tabii ben kendi alanımdan örnek verdim, mesela Burak blockchain ile ilgileniyor ve gelecekte buna dair bir içerik sitesinin yazar ilanı açtığını görsem direkt ona iletirdim. Teknolojinin gelişmesi teknoloji okur yazarlığını artırarak hepimize yeni iş alanları sağlayacaktır diye düşünüyorum.”

-Gelecek Burada Yazarı Nur Kardelen Ay 

3D printing, VR, blockchain ve AI gibi endüstriler hızla büyümeye devam ederken, bu sektörlerde yeni girişimler ve yerelleştirmeler ile sıkça karşılaşacağız. Yeni kurulan veya Türkiye pazarına yeni giren şirketler bu konulara kafa yoran, vizyoner insanlara kapılarını açıyor olacak.

Blockchain ile yeni fırsatlar

İçerik ekonomisi kısmında örneğini verdiğimiz yeni girişimlerden bazıları blockchain temelliydi. Blockchain teknolojisinin eşten eşe veri iletimi üzerine kurulmuş olması; ülkelerin yasal düzenlemelerine takılmadan dünyanın diğer ucundaki kişi ve kurumlarla bilgi veya değer alışverişi yapabileceğimiz anlamına geliyor. Bu sayede ekonomik bir devrime tanıklık ediyoruz. Akıllı sözleşme platformu Ethereum’un gücünü arkasına alan birçok girişim NFT’ler ile içerik üreticilerinin ciddi anlamda para kazanabileceği alanlar yaratıyor. Kripto paraların ödemeleri hızlandırması, kolaylaştırması ve komisyon oranlarını düşürmesi de içerik üreticilerin gelir modeli oluşturabilmesini sağlıyor. Tüm bu konularda bir içerik üretici veya girişimci olarak rol almak ve öncülerden olmak da ihtimallerden birisi.

NFT nedir?

Son günlerde sıkça gündeme gelen NFT, ilk duyuşta herkese oldukça ‘garip’ geliyor. Araştırmaya değer ve oldukça derin bir altyapısı bulunan Non-Fungible Token (NFT), en basit anlatımıyla her bir eserin/varlığın özel bir kimliğe sahip olmasını sağlıyor ve kopyalanmasını engelliyor. Böylece, bir değeri olduğunu düşündüğümüz her şeye bir kimlik (nüfus cüzdanı) ve bir sahip atayabiliyoruz. 10 yıl önce atılmış bir tweet, bir sanat eseri, bir YouTube videosu, şu an okuduğun bu satırlar ve sıradan bir selfie fotoğrafın bile NFT ile bir kimliğe sahip olabilir ve pazar yerinde satışa çıkabilir.

Kripto Para Yatırım & Trade

Maalesef, ekonominin çok kötü olduğu ülkelerde kripto paralara yatırım oranı çok yüksek oluyor. Ülkenin yerel para birimine olan güvenin azalması ve ekonomik zorlukla birlikte gelen kolay para kazanma isteği insanları kripto paralara yatırım yapmaya itiyor. Kripto para borsaları, birçok insanın para kazanabileceği ciddi fırsatlar yaratsa da yeni yatırımcıların tüm parasını kaybetme riski bir hayli yüksek oluyor.

Direkt kripto paralara yatırım yapmak yerine; o projeleri detaylı araştırarak sundukları çözümleri anlamak, vizyonlarını kavramak uzun vadede çok daha kazançlı sonuçlar verecektir.

İlk olarak Decentraland projesini inceleyerek başlayabilirsin 

3D yazıcılar

1984 yılında geliştirilen bir patentin 2009 yılında sona ermesiyle birlikte 10.000 dolardan 1000 doların altına kadar inen 3B yazıcı 2010’lu yılların yıldızı hâline geldi.

Kendin yap (DIY) kültürünün ve paylaşım ekonomisinin adeta baş rolü hâline gelen 3D yazıcılar sayesinde istediğimiz ürünleri tasarlayıp evimizde üretebiliyoruz. Hayalini kurduğumuz küpeyi bir şirketin üretmesini, üzerine lojistik bedellerini ve pazarlama masraflarını da ekleyerek fahiş fiyattan satmasını beklemek yerine evimizde hemen üretebiliriz. Bu da yepyeni bir pazar, yepyeni bir ekonomi anlamına geliyor.

Binlerce girişimci 3B yazıcı kullanarak ürettiği özel ve kişiselleştirilmiş ürünleri Instagram ve Etsy gibi platformlar üzerinden satıyor.

3B yazıcı ile üretilen ürünler kolayca pazara sunulabilir veya sadece 3B modelleme yaparak myminifactory, cults3d, youmagine gibi platformlar üzerinden tamamen dijital satışlar gerçekleştirilebilir.

“3D yazıcılar uluslararası tandem çalışmada maket & prototip aşamalarında muazzam bir istikrar ve hız katıyor. Ayrıca bu üretimin ‘aynı dil’ olması işin evrenselliğini kolaylaştırıyor. 3D  yazıcıdan netice alabilecek şekilde tasarım/modelleme yapabilen insanlar uzaktan çalışabiliyor. Yerli birine ihtiyacınız olmuyor.”

-Dijital Heykeltıraş Sarp Öngör

Sonuç olarak; ekonomik krizle baş etmeye çalışan bir ülkeden fiziksel göçe başvurmak oldukça mantıklı bir hareket ancak vize ve diğer masraflardan dolayı bu herkes için mümkün olmuyor. Fiziksel göç yapılamayan durumlarda ise sanal göç yolunu tercih ederek, geliri yurt dışından sağlayabilir ve ekonomik farklılıklardan dolayı yabancı müşteriler için ‘ucuz iş gücü’ sağlarken bizler için oldukça kazançlı işler bulmak mümkün.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir