Bizim gibi konuşuyor, bizim gibi davranıyor, bizim gibi gülüyor… Peki insansı robot kavramı gerçek olduğunda, O’nu insanlardan nasıl ayıracağız? Ya da ayıramayalım, ne kaybederiz ki? Robot da olsa insan insandır.

Westworld dördüncü sezon fragmanı birkaç gün önce yayınlandı. Zaman ve mekanın iç içe geçtiği, insansı robotların gerçek dünyaya indiği dizinin son sezonu pek çok hayranı için hayal kırıklığı olarak nitelendiriliyordu. Bana göre ise robotların suni bir ortamdan kopup aramıza karıştığı bölümler çok daha olası ve heyecan vericiydi. Sonuçta çoğumuzun pahalı zevklere hitap eden konsept bir evrende robotlarla keyif çatacak kadar parası yok…

Senaryo ve kurguların ötesinde insansı robotların modern dünyamıza entegre olacağı bir gelecek alternatifi hâlâ mevcut. Kendi Westworld’ümüzdeki robotlardan ne haber?

İnsansı robot olmadan önce insan olmak gerek

İnsan olmak o kadar da matah bir şey değil

İddia ediyoruz, insansı robotlar bir hafta İstanbul’daki bir beyaz yakalının hayatını yaşasa aslında insan olmanın o kadar da matah bir şey olmadığını anlardı. Hatta muhtemelen aynı Westworld’de bir parkta köleleştirilen cyborg akrabaları gibi, modern hayatın çıkmazlarına mahkum edildiği için isyan eder ve bizi düşman bellerdi. Bizim zekâmıza ulaştıktan sonra bizden daha akıllı hâle gelen robot dostlarımızı kapatabilmek içinse teknolojiden daha fazlası gerekecek.

İnsansı robot kavramı uzak bir geleceğin vaadi gibi görünse de, bir gün günlük hayatın önemli bir elementi haline gelecek.

Elbette bunların hepsi şu ana kadar bir hayalden veya kabustan ibaret gibi görünüyor. Robotik son yıllarda ne kadar gelişse de, henüz insan olarak nitelendirilmeye yaklaşan bir insansı robot geliştirilmedi. Robotların insanlarla çalışması üzerine çalışan bir araştırma departmanı olan InterACT laboratuvarını yöneten ve UC Berkeley’de profesör olan Anca Dragan’a göre muhtemelen bizim fani hayatlarımız bu gelişmeleri görmeye yetmeyecek.

Dragan, “Yüzlerce yıl boyunca da olmayabilir. Temelde bir insanın yaptığı her şeyi yapabilen robotlar yaratmaktan bahsediyorsunuz ve biz hâlâ çamaşırlarımızı katlayabilecek robotlar üzerinde çalışıyoruz.” diye de ekliyor.

Emeklemeden yürümek

“İnsanların evrim yoluyla elde ettiği şeyleri, prensipte bilgisayarlar programlama yoluyla başarabilir.”

              -UC Berkeley’deki robotik öğrenme laboratuvarından Profesör Pieter Abbeel

İnsan evrimi bugün hâlâ gizemini çözmeye çalıştığımız kompleks bir süreç olarak karşımıza geliyor. Yapay zekânın hızlı öğrenme yeteneği ve akıl almaz algoritmalar, bu süreci cyborglar için hızlandırma konusunda oldukça yetenekli olsa da, yüzlerce yıldır inşa ederek geldiğimiz noktayı da pek de hafife almamak gerek. Bir insan ve bir insansı robot arasında olabilecek pek çok farkı göz önünde bulundurmadan önce aslında ilk göze çarpacak detayı ele alabiliriz: Yürümek. Boston Dynamics tarafından geliştirilen Atlas, bugün en gelişmiş iki ayaklı robotlardan biri olarak nitelendiriliyor. İnsansı robot Atlas yürüyebilir, zıplayabilir hatta çoğumuzun yapabileceğinin ötesinde ters taklalar da atabilir fakat araştırmacılara göre en gelişmiş robotun hareketleri bile bir insanla karşılaştırıldığında hantal ve enerji bakımından verimsiz kalıyor.

Hareket bakımından en gelişmiş robotlardan biri olan Atlas

Cyborg fobisi

Yarın bir gün konuştuğumuz her şey gerçek olsa, bizi cyborglarla iç içe yaşama fikrinden bu kadar uzaklaştırdığı için bilim kurgu filmlerinden nefret edebiliriz. Ne zaman bir yapay zekâ veya insansı robot teması görsek, distopik ve iç karartıcı bir senaryo da peşinden geliyor. Peki ya ekrandan kafamızı çevirip gerçek dünyaya döndüğümüzde? Dolores mutfak bıçağını kapmış başımızda dikiliyor.

Westworld dizisinden Arnold ve insansı robot Dolores

“Herhangi bir şey yapmak için sistemler oluşturmaya o kadar odaklandık ki, doğru şeyi yaptığımızdan emin olamadık. Bu nedenle, otomatik sistemler daha güçlü hale geldikçe, hedeflerinin gerçekten istediğimiz şey olduğundan emin olmalıyız, yoksa büyük ölçekli zarar göreceğiz.”

                                         -UC Berkeley’de insan-robot etkileşimi araştırmacısı Dylan Hadfield-Menell

Bir bilgisayar, bir profesörün 30 yıl üzerine çalıştığı matematik problemini günler hatta belki saatler içinde çözebilir. Bizim için bir şeyler yazabilir, çizebilir, gruplayabilir hatta istersek bir Mars görevi bile planlayabilir ve biz bugün tüm bu yeteneklerle donatılmış sistemlerin manipülasyon ihtimalini göz önünde bulundurmadan büyüsüne kapılmak için hazır görünüyoruz. Yani elbette risklerin farkındayız ve beyaz perdeye ya da yuvarlak masalarımıza taşıma konusunda oldukça hevesliyiz fakat işler ciddileştiğinde bir robotun yapabileceklerinin sınırsızlığı geliştiricilerine heyecan veriyor. Oysa sadece Dolores’e bakarak maruz kalınabilecek manipülasyonun boyutlarını tahmin etmek mümkün.

İnsan, Robot ya da İnsansı Robot: Bilinç Karmaşası

Anlayacağın henüz ne robotları efektif olarak kullanabilecek ne de kendi bilincimizi ve etik değerlerimizi aktarabilecek noktada değiliz. Hoş, geçen bunca yıla rağmen biz de hâlâ kendimizi keşfetme aşamasındayız. Henüz tercihlerimizi nasıl yaptığımızı, eylemlerimizi nasıl gerçekleştirdiğimizi veya bizi kendimiz yapan detayları nasıl kazandığımızı bir mantık düzleminde açıklayamıyoruz. 

İnsansı robot Sophia‘yı ele alalım. En gelişmiş yapay zekâ sistemlerinden birine sahip olan Sophia, bizimle kapı komşumuz kadar iyi sohbet edebiliyor. İncelikle eğitilen yapay zekâ sayesinde farklı durumlarda ve farklı konularda verdiği nitelikli cevaplarla bizi şaşırtıyor. Öyle ki, gözlerimizi kapatsak bir an için insan olduğu yanılgısına bile düşebiliriz. Fakat Sophia bu cevapların kaçını kendi hür iradesiyle seçip bizimle paylaşıyor? Cevap veriyoruz, hiçbirini. Çünkü en mantıklısını ve en iyisini seçmek için programlandı. Robotları bırakıp insanları düşündüğümüzde çoğumuzun kritik anlarda mantıklı kararı tercih edebileceğini söyleyemek pek dürüst bir ifade olmazdı.

Metalik Gelecek

Yine de enseyi karartmayalım, insansı robotların olası kullanım alanları göz önünde bulundurulduğunda önümüzde beliren gelecek senaryosu düşündüğümüz kadar korkutucu olmayabilir. Hizmet sektöründen masa başı işlerinde mesai arkadaşımız olmaya kadar uzanan geniş bir çalışma alanı olan robotik sektörü ait olduğumuz evrende yeni bir simülasyon deneyimlememize imkân tanıyacak. Her ne kadar robotların iş alanlarında değerlendirilmesinin insan istihdamını olumsuz etkileyeceği yönünde çeşitli tartışmalar gündeme gelse de, robotiğin yaygınlaşması çok daha nitelikli yeni iş alanlarının ortaya çıkmasını sağlayacak gibi görünüyor.

Westworld dizisinden Ford ve Arnold

Bana soracak olursan, yıllardır içinde yaşadığımız beden ve baktığımız yüzler bile biraz yabancıyken, kendimize benzeyen bir şey yaratma özgüvenini kazanmak için Arnold gibi delirmiş olmamız gerekiyor. Ya da Ford gibi tamamen kaderci bir yaklaşıma sahip olup bilinç kavramını kökünden reddetmemiz. Sen kimden yanasın?

Share:

administrator

Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Kardelen, yeni filmler ve müzikler keşfetmenin yanında teknolojik yenilikleri takip etmekten büyük keyif alıyor ve kendisine ilginç gelen şeyleri Gelecek Burada için yazıyor çiziyor, hatta bizzat Gelecek Burada'nın podcast yayınlarını yürütüyor.