Yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle Ortaöğretim Genel Sertifikası (GCSE) ve İleri Düzey Eğitim Sertifikası (A-level) sınavları pek çok ülkede olduğu gibi İngiltere’de de iptal edildi. Ofqual (The Office of Qualifications and Examinations Regulation), salgın sürecinde sınavlara giremeyen 300 bini aşkın öğrenciyi lise ve lisans programlarına kayıt etmek için gereken mezuniyet notunu Direct Centre Performance Model adlı bir algoritmayla hesapladı. Bu algoritma ile hesaplanan mezuniyet notlarının 13 Ağustos’ta açıklanmasının ardından ülke genelinde öğretmen ve öğrencilerden büyük tepki ve itirazlar yükseldi. İtirazın başlıca nedeni ise açıklanan not ortalamalarının zengin muhitlerde daha yüksek çıkması oldu. Hafta başından bu yana ülkenin farklı yerlerinde birçok öğrenci hesaplanan mezuniyet puanlarını ve eğitim bakanını protesto ediyor. Protestocular sınav sonuçlarının iptalini ve eğitim bakanının istifasını istiyor.

Öğrenciler 17 Ağustos’ta İngiltere’nin merkezinde bulunan, Wolverhampton yakınlarındaki Codsall’da Eğitim Bakanı Gavin Williamson’ın seçim bölgesi ofisinin önünde protesto gösterisi düzenledi. Görsel: CNN

CNN’e röportaj veren öğrencilerden biri olan 18 yaşındaki Philip, “Batı Londra’daki okulumda öğretmenler sınav sonucumun 2 A ve 1 B notu olacağını öngörüyordu. Bu notlar Exeter Üniversitesi’nde Hukuk okumam için yeterli olacaktı ancak 13 Ağustos’ta açıklanan sınav sonucum 1 B ve 2 C idi. Bu notlar beklediğim notların çok altındaydı ve Hukuk Fakültesi tarafından reddedildim”.  diyerek hayal kırıklığını dile getiriyor. Genç Philip bu hayal kırıklığını yaşayan tek isim değil, onunla beraber İngiltere genelinde notların yaklaşık %40’ı öğrencilerin öğretmenleri tarafından öngörülen notlardan düşük. Açıklanan verilere göre, İngiltere’de üniversite tercihleri yapacak öğrencilerin %35,6’sının puanı algoritma nedeniyle bir puan düşerken %3,3’ünün iki puan, %0,2’sinin ise üç puan düştü.

En çok düşük gelir grubundaki öğrenciler etkilendi

Seçilen algoritmanın 2020 mezuniyet puanları için önceki yılların puanlama modellerini takip etmesi ve not dağılımını adaletli bir şekilde sağlaması amaçlanmıştı. Ancak algoritma bu adaleti sağlamayı başaramadı. Sistem mezuniyet puanlarını belirlemek için öğretmenler tarafından tahmin edilen notlar ile öğrencilerin okudukları okulların tarihsel başarısını kullandı.

İngiltere’de ücretli özel okullar daha küçük sınıflara sahip ve eğitim standartları bir devlet okuluna nazaran daha yüksek. Kullanılan algoritma zengin muhitlerdeki okulların geçmiş yıllardaki başarı oranlarını ve öğrenci kalitesini göz önünde bulundurarak burada okuyan öğrencilerin bu sene de yüksek notlar alacağını tahmin edip puanlandırmasını ona göre yapıyor. Burnley gibi daha düşük profilli bir şehirdeki normal bir devlet okulunun ise parlak geçmiş başarıları olmadığından, algoritma Burnley öğrencilerine daha düşük bir notlandırma verdi.

Yaşanan her gelişmede ayrımcılık gündeme geliyor

Oldukça adaletsiz, önyargılı bu sistem eğitimde fırsat eşitliğini ihlal eder nitelikte. Ayrıca okulların gelişme gösterme ihtimali de algoritmanın değişkenleri arasında bulunmuyor. Tepkilerin odak noktasında kullanılan sistemin zengin ve beyaz kesimin daha çok yaşadığı şehirlere ayrımcılık yapmış olması bulunuyor. Çünkü Londra’nın zengin muhitlerinde okuyan öğrenciler genellikle beyaz ırka mensup ve İngiliz kökenli eğitimli ailelerin çocuklarını kapsıyor. Devlet okullarında okuyan öğrencilerin de başarılı olabileceğini göz ardı eden sistem yıllardır başarılı olan okulların öğrencilerini devlet okullarında okuyan öğrencilerden daha avantajlı bir konumda yorumluyor.

İngiliz medyasında büyük yankı uyandıran bu skandal sonrası Eğitim Bakanı Gavin Williamson, öğrencilere model tarafından atanan notlar yerine öğretmenleri tarafından öngörülen notlarının verileceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından Ada basınının gündeminde şimdi de öğretmenlerin bu notlandırmaları yaparken pozitif varsayımlar üzerinden öğrencilerine kanaat notu verip vermeyeceği var.

İngiltere’nin ilk adaletsiz algoritma vakası değil

Mezuniyet puanları skandalından önce Britanya, vize başvurularında kullandığı yazılımın ırkçı ve önyargılı olduğu yönünde ağır eleştirilere ve protestolara maruz kalmıştı. Göçmen Refahı Ortak Konseyi (JCWI) ve kampanyanın hukuk firması Foxglove, vize uygulaması algoritmasının hukuksuz olduğu iddiasıyla mahkemeye başvurmuş ve durdurulması talebinde bulunmuştu. JCWI’nin şikayeti, İngiltere’nin her giriş vizesi başvurusunu değerlendirmek için kullandığı trafik ışığı sistemi olarak tanımlanan bir algoritmanın kullanımı ile ilgiliydi. Bu sistem vize için başvuranları Kırmızı, Sarı veya Yeşil risk derecelendirmesi ile işaretliyor. İşaretlenen derecelendirme vize başvurusunun sonucunu belirlemede önemli bir rol oynuyor. Bu algoritmanın belli milliyetlere karşı ırkçı ve ayrımcı davrandığı kaydediliyor.

İngiliz İçişleri Bakanlığı, gizli bir şüpheli milliyet listesinin varlığını kabul etmekle beraber algoritma hakkında bilgi vermeyi reddetmişti. Mahkemenin aldığı karar doğrultusunda İngiliz İçişleri Bakanlığı sistemi yeniden ele almak zorunda kalmış ancak İngiliz yetkililer sistemin yeniden tasarlanmasının ırkçı iddalarla bir ilgisi olmadığını açıklamıştı.

Kaynak: CNN 

Yazar: Kemal Berk Önver

Editör: Öykü Selen Uysal

Share:

administrator

Günümüzde gelişmesine tanık olduğumuz teknolojilerin gelecekteki kültürel çıktılarını araştırır; bilgi, deneyim ve ilham paylaşımı için çabalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.