Norveç’te yasalaşan yeni düzenleme ile influencerların sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videolarda efekt, filtre ve düzenlemeleri belirtmesi zorunlu hâle geldi. Norveç Çocuk ve Aile Bakanlığı tarafından yapılan bu düzenleme, sosyal medyada yaratılan gerçek dışı güzellik standartlarının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Sosyal Medya ve Influencer Marketing

MSN’de titreşim ve efekt gönderip, dinlediğimiz veya dinliyoruz sanılmasını istediğimiz şarkıları Winamp’tan açıp “Ne dinliyorum” dediğimiz günlerden günümüze çok şey değişti. Yalnızca sosyalleşme alanı olmaktan çıkan Facebook ve Instagram artık gelir elde edilen, profesyonel iş ortaklıkları kurulan, alışveriş ve satış yapılan bir dijital han hâline geldi. TikTok, YouTube, Snapchat vb. gibi çeşitlendirilebilecek platformlarda artık birçok kullanıcı influencer iş birlikleri ile maddi gelir veya çeşitli faydalar elde ederek ürün, marka ve hizmet tanıtımı yapıyor.

Hiç MSN ekranı görmemiş veya görmüş ama özlemiş olanlar için bir nostalji görseli bırakalım.

Reklam çalışmalarına ek olarak, affiliate marketing olarak adlandırılan iş modeli ile influencerlar önerdikleri/link verdikleri ürünlerin satışından belli oranda bir komisyon alarak gelir elde edebiliyor.

Her iki durumda da tanıtım ve satış faaliyetlerinin kullanıcıyı aldatmaya yönelik amaçlardan arındırılması, kullancıların doğru bilgilendirilmesi ve gelir elde eden influencerların vergilendirilmesi gibi konular yeni sosyal medya modellerinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Son dönemde bu sorunlara yönelik olarak, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin kılavuzunda yer verildiği üzere, kazanç elde edilen birlikteliklerin sosyal medya üzerinde #işbirliği #sponsor #reklam gibi etiketler ile paylaşılması mecbur kılındı. Kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi noktasında önem taşıyan bu adım iyi bir başlangıç olsa da ne yazık ki influencer marketing alanındaki sorunlara kapsayıcı bir çözüm oluşturmuyor. Bu noktada, Norveç’te kabul edilen yeni yasanın getirdiği yenilikler kayda değer.

Gerçek Dışı Güzellik Algısı

Özellikle son yıllarda YouTube, Instagram, Facebook ve TikTok ile sosyal medya kullanıcı sayısı dünya çapında önemli ölçüde arttı. Farklı yaş gruplarından, etnik kökenden ve cinsel yönelimden birçok kullanıcı siber zorbalık, dijital nezaketsizlik ve dijital şiddete maruz kalıyor. Bunun yanında, daha sinsi bir tehlike olarak gerçek dışı güzellik algısı yaratılması özellikle genç yaştaki kullanıcıları tehdit ediyor.

Video: Decoding the Instagram Beauty Standard | YouTube

Norveç tam da bu sorun üzerine harekete geçerek, sosyal medya platformlarında paylaşımlarından maddi veya herhangi bir şekilde kazanç, fayda elde eden influencerların ilgili paylaşımlarında kullanılan efekt, filtre ve rötuşların belirtilmesini zorunlu kılan bir yasayı kabul etti. Dış görünüş üzerinde Facetune, Photoshop ve benzeri yaygın fotoğraf düzenleme uygulamaları ile yapılan oynamalar artık paylaşımlarda yer alacak özel bir etiket ile belirtilecek. Bu sayede, hem yaratılan sahte ve suni güzellik algısının kırılması hem de tanıtımı yapılan ürünlerin gerçek etki ve faydalarının gözlenmesi mümkün olacak.

Örneğin bir cilt bakım ürününün tanıtımı yapılırken, fotoğrafta yer alan kişinin yüzünde herhangi bir efekt, filtre veya rötuş uygulandı ise bu belirtileceğinden, ürünün asıl performansını yansıtmayan bu görseller zaman içerisinde güveni zedeleyen ve tercih edilmeyen içerikler hâline gelecektir.

Beden Olumlama, Öz Sevgi

Birleşik Krallık’ta 3000 katılımcı ile yapılan bir araştırma gösteriyor ki, sosyal medyada kullanıcıların %71’i düzenleme yapmadan fotoğraflarını paylaşmıyor ve %33’ü paylaşımdan önce dudaklarına düzenleme yapıyor. Birçok kişi için önemsiz görülebilecek bu veri, aslında gerçek kimliğimizi ve benliğimizi yansıtmaktan geri durup farklı bir yansıma oluşturmak istediğimizi gösteriyor. Beden ölçüsü, yüz şekli, ten rengi, saç şekli ile tanımlandığımız sanal bir dünyada dijital bir benlik inşa ediyoruz.

Sürdürülmesi gereken bu dijital benliğin kişinin gerçeklik algısı, psikolojisi ve güzellik yargıları üzerindeki etkisi ağır ve yaralayıcı olabilir. Beden ve ruh sağlığını korumak için kişinin kendini değerli görmesi büyük önem taşıyor diyor ve yazımızı bir açık çağrı ile bitiriyoruz:

“Kendini sev, kendine değer ver ve gerektiğinde uzmanlardan yardım almaya açık ol.”

Share:

administrator

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu Öykü, gastronomiye ve mutfak sanatlarına meraklı, ekonomi ve politikaya ilgili ve aynı zamanda veri çağında geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir