İnsan sosyal bir varlık olması nedeniyle var oluşun başından beri kendi türündeki diğer canlılarla bağlantıya geçme ihtiyacı duydu. Günümüzde bu ihtiyacı karşılamak için çok çeşitli diller, lehçeler ve ağızlar bulunurken, bu çeşitlilik zaman zaman iletişim kurmamızı da zorlaştırdı. Çünkü dil, iletişimin mimikler ve beden dili gibi diğer unsurlarına kıyasla daha kesin ve açık bir araç olarak konumlanıyor.

Güncel Çeviri Sistemleri

Aynı dili konuşmayan insanların iletişim kurma ihtiyacı, Google Çeviri gibi platformların ortaya çıkmasını sağladı. Fakat bugün güncel çeviri araçları tarafından yetkin düzeyde kullanılabilen İngilizce, Mandarin ve İspanyolca gibi diller insanların %20’si tarafından konuşulmuyor. Ayrıca azınlığın konuştuğu dillerin büyük çoğunluğu yapay zekâyı eğitmek için gerekli olan standart yazı düzenini kullanmıyor. Dolayısıyla sık kullanılmayan bu dillerin özgün harflerinin yapay zekâya aktarılması zaman alıyor.

Meta’nın CEO’su Zuckerberg bu sorunlara alternatif iki çözüm önerisi duyurdu. 

Bu yeni yöntem iki tane projeyi kapsıyor:

1)No Language Left Behind (Ardımızda Hiç Dil Kalmasın)

2) Evrensel Dil Çevirisi (Universal Speech Translation)

No Language Left Behind (Hiçbir Dil Geride Bırakılmayacak)

No Language Left Behind yöntemi standart yazı düzeniyle yazılmış metin sayısı yapay zekâyı eğitmek için yeterli olmayan diller için geliştiriliyor. Yöntem makine öğrenimi sırasında daha az örnek kullanıp en doğru çeviriyi sağlamayı hedefliyor.

Evrensel Dil Çevirisi – Universal Speech Translation

Universal Speech Translation yöntemi, seçilen iki dil arasında sözlü iletişimi anında diğer dile çevirecek şekilde sunuyor. Yöntemi mevcut sistemden ayıran üç temel özelliği var.

  1. Metine gerek duymadan, sözlü iletişimi çevirebilecek olması
  2. Çeviriyi eş zamanlı şekilde yapabilecek olması
  3. Konuşulan tüm dilleri yüksek doğrulukta çevirebilecek olması

Metaverse’te İletişim

Dünyanın farklı yerlerindeki insanları bağlama amacıyla yola çıkan metaverse fikri özünde dile çok benzer bir misyon üstleniyor. Yazının başında dilin diğerleriyle ve dünyayla bağlanma aracı olduğundan bahsetmiştik. Meta hem Horizon Worlds’te insanları bağlarken hem de evrensel dil çevirisi aracılığıyla aynı dili konuşmayan insanlar arasında iletişimi sağlayabilecek. Sanal dünya olmasa belki de asla tanışamayacağımız insanları görmenin dışında onlarla dil engelini kaldırarak iletişime geçmek de çok heyecanlandırıcı. Fakat insanlığın yararına olan bu durum bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. 

Evrensel Dil Çevirisinin Eksi Yönleri

Makine öğreniminde genellikle karşılaştığımız sorun olan ön yargı bu çeviri sisteminde de karşımıza çıkıyor. Makine beslendiği materyallerde ayrımcı bir örüntüyle karşılaşıyorsa çevirdiği metinlerde de aynı ayrımcı bakış açısını kullanma olasılığı çok yüksek. Bunun dışında yapay zekânın iletişimde vurgulanmak istenen küçük nüansları kaçırabileceği düşünülüyor.

Yaygın olmayan dilleri konuşan insanlar bu sistemin dillerinin kendine has dokusunu kaybetmesine yol açacağından endişeleniyor. Bir diğer açıdan unutulmaya yüz tutmuş dillerin  yapay zeka tarafından korunması dilin devamlılığına da katkı sağlayabilir.

Evrensel Dil Çevirisinin Etkileri

Şimdilik geliştirilme aşamasında olan bu fikir gelecekte iletişimde büyük fark yaratabilir. Herhangi iki dil arasında konuşma sırasında bir çeviri gerçekleşiyor olması bağlantı kurma ihtiyacımızı daha kolay bir şekilde karşılamamızı sağlayabilir. Metaverse gibi görsel işitsel bir etkileşime yeni bir işitsel boyut kazandırmak sanal dünyanın daha aktif kullanılmasını sağlayabilir.

Kaynak: The Verge

Share:

Robert Kolej’de 9. sınıf öğrencisi olan Melis tiyatro ve hikaye anlatıcılığıyla ilgileniyor. İnsan haklarının ve şiddetsiz iletişimin gücüne inanan Melis sosyal girişimcilik, tasarım odaklı düşünme ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri üzerine çalışmayı seviyor. Geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.