Yapay zekânın gelişimi ve medeniyetin her noktasına yerleşmiş kameralarla birlikte hayatımıza giren yüz tanıma (Facial recognition) sistemleri zalim devletler karşısında mazlum halkların baş belası olmak için biçilmiş kaftan. Önce, eylem yapan protestocular kameralar tarafından tanınmamak için maske takıyordu, sonra vücut tipine ve yürüyüş biçimine göre tanıyan yapay zekâ ile tanıştık. Hakkını aramak isteyen eylemcilerin yeni yöntemler de bulması gerekiyordu. Şemsiye, etkili ancak yorucu bir yöntemdi. Hong Kong halkı çareyi, kameraların bağlı olduğu direkleri devirmekte buldu.

1997 yılında “tek devlet ikili idare” sistemi ile Çin yönetimine geçen ve İngiliz kolonisi olarak bilinen Hong Kong’da suçluların Çin’e iade edilmesini kapsayan yasa tasarısı ülkeyi karıştırmış ve yaklaşık 12 haftadır süren şiddetli bir protesto başlatmıştı. Yaklaşık yüz yılı bulan bir İngiliz hakimiyetinin ardından Çin’in sosyal ve hukuk kültürüne oldukça zıt bir yaşam biçimi kazanan Hong Kong halkının Çin hukukuna güvenmediği ve bu yasa tasarısından sonra muhaliflerin hedef alınacağını düşündüğü için başlayan protestolar aynı hızda, aynı şiddette devam ederken Çin hükûmetinin otoriter kültürü de kendini korumaya devam ediyor. Sansürlenen sosyal medya, takip edilen telefonlar, anbean izlenen yaşamlar bize yapay zekâ konusunda evham duyduğumuz tüm olumsuz yönleri gösterirken Çin hükûmetinin ise tüm idare politikasını oluşturuyor. Hâl böyle olunca hakkını aradığını düşünen insanlar, demokratik bir hak olan eylemler sırasında kameralar tarafından tespit edilip ‘gereksiz’ bir ceza almak istemedikleri için gözetleme sistemlerinin kurulu olduğu direkleri devirmeyi tercih ediyor.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise Çin Halk Cumhuriyeti’nde pilot olarak uygulanmaya başlanan ve tüm vatandaşların anlık olarak takip edilerek puanlanmasını kapsayan Sosyal Kredi Sistemi.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir