Pek çok özel günde olduğu gibi yılbaşı zamanı yaklaşırken de birçoğumuz ailemize ya da arkadaşlarımıza alabileceğimiz hediyeler arıyoruz. Teknoloji çağında olduğumuzdan bu arayışımızda genellikle teknolojik hediyelere yöneliyoruz. Değişen tüketim alışkanlıklarımızın sonucu ile alışık olmadığımız problemler ile karşılaşıyoruz ve veri gizliliği gibi yeni kavramlarla tanışıyoruz. 

Peki gizlilikten kastımız nedir? Gizliliği, müdahil olan taraflara ait bilgilerin, işlem verilerinin konu dışındaki kişilerden saklı tutulması durumu olarak tanımlayabiliriz. Tüketim alışkanlıklarımızın değişmesi ile büyük bir hevesle satın aldığımız teknolojik eşyaların bizim hayatımızı nasıl etkilediğinden tamamıyla haberdar değiliz. 

Bu hediyeleri sadece basit bir hediyeden ibaret nesneler olarak mı yoksa bizleri gözetleyen bir teknoloji ajanı olarak mı düşünmeliyiz? / Kaynak: InformationAge

Huawei gibi birçok büyük teknoloji firmasının bile verilerinin açığa çıktığı bu dönemde, aldığımız hediyelere ne kadar güvenebileceğimiz bizleri büyük bir bilinmezliğe sürüklüyor. Bir arkadaşınıza iyi niyetlerle aldığınız akıllı saat ya da çocuklarınızın güvenliği için satın aldığınız bir kamera, gizlilik açıklarından dolayı bütün özel hayatınızı yok edebilir. Geçtiğimiz yıl Huawei’nin Honor 5 akıllı bilekliğinden, Wyze kamerasına kadar uygun fiyatlarla erişilebilir birçok ürün üzerinden yaklaşık 2,5 milyon insanın kamera görüntülerine erişildiği fark edildi. 

Uygun fiyatlı olduğu için aldığımız yazıcı üzerinden kötü amaçlı insanların bilgisayarlarımızın kamera görüntüsüne kadar erişebildiğini düşündüğümüzde, böylesi büyük güvenlik açıkları, hayatımızı kolaylaştırması için aldığımız ürünlerin aksine hayatlarımızı nasıl tehdit edebileceğini bize açıkça gösteriyor.

Aslında, bu ürünlerin uygun fiyatlı olmasının asıl sebebini gizlilik ile açıklayabiliriz. Bunlar gibi uygun fiyatlı ürünlerin markaları, giderlerini karşılayıp gelir elde edebilmek adına etik ve yasal olmayan yöntemlere başvurabiliyor. Kullanıcılarından aldığı yaş, cinsiyet, kamera ve mikrofon verilerini, yasal olmayan yöntemlerle 3. parti kişi/kurumlara satarak para kazanıyor ve bizim bunu anlamamız biri bu güvenlik açığını ortaya çıkarana kadar pek de mümkün olmuyor. 

Teknoloji uzmanı Thomas Smith’in de dediği gibi aslında düşük bütçeli ürünlerin gizlilik korumaları da düşük olabiliyor. Örneğin, Atomi adlı bir akıllı kahve makinesinin uygulamasını telefonumuza indirdiğimizde uygulama bizden telefonumuzun kamerasına, mikrofonuna ve konumuna erişebilmek için izin istiyor. Bir kahve makinesi uygulamasının bu tür izinleri istemesini anlamlandırmamız çok mümkün değil. Belki basit bir kahve makinesi sizin kamera görüntüleriniz ile bir şey yapmayacaktır ancak bu izinleri isteyen arka plandaki kişiler kullanıcılardan topladıkları verileri başkalarına satabilir. Bu da büyük bir gizlilik ihlaline ve güvenlik açığına neden olabilir. 

Akıllı kahve makinesi Atomi ve mobil uygulaması
Akıllı kahve makinesi Atomi ve mobil uygulaması / Kaynak: ebay

Özellikle teknoloji kullanmayan birine aldığımız bu hediyeler onları bizden daha çok riske atabilir. Siz bilinçli bir tüketici olabilirsiniz ancak teknolojinin ne gibi zararları olabileceğini bilmeyen ya da olası siber tehlikelerden haberdar olmayan kişilere aldığınız bu hediyeler evlerinin soyulmasıyla bile sonuçlanabilir. 

Dikkat! Akıllı Asistan Çıkabilir

Kullandığımız telefonların neredeyse hepsinde akıllı asistanlar bulunuyor. Örneğin “Hey Siri!” gibi kalıplaşmış ifadeleri duyduklarında bize yardımcı olmak için bizimle konuşan akıllı asistanları ele alalım. Kullanım kolaylığı olarak nitelendirdiğimiz yapay zekâ destekli özelliklerin arka planını biliyor muyuz? Telefonumuzun “Hey Siri” ifadesini duyması için bizi 7/24 dinlemesi gerekiyor. Bir arkadaşınızla kendi aranızda bir şey konuşurken bile aslında yalnız değilsiniz; telefonunuz da o anlarda sizi dinliyor olabilir.

"Devam et, dinliyorum."
“Devam et, dinliyorum.” / Kaynak: moblobi

Apple, Samsung gibi şirketler her ne kadar bu konuşmalarımızın kaydedilmediğini söylese de ne kadar güvenebiliriz? Telefonunuz yanınızdayken yeni bir bilgisayar almaktan bahsettikten birkaç saat sonra kullandığınız tüm platformlarda karşınıza bilgisayar reklamları çıkmaya başlaması bile bu sorgulamamızın ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. İşler sadece akıllı asistanlar ile bitmiyor. Google’ın reklamlar için kullandığı yapay zekâ uygulamaları ile de birçok verimize iznimiz olmadan erişiliyor. Her bir reklama tıkladığımızda Google’ın yaşımızdan evli olup olmadığımıza kadar birçok verimize eriştiğini düşündüğümüzde, veri gizliliğine kesinlikle çok daha önem vermemiz gerektiği sonucunu çıkarabiliriz. 

Teknoloji Ödülleri Algımızı Değiştirebiliyor

Günümüzde birçok farklı kategoride teknoloji ödülleri bulunuyor. Örneğin bu yıl düzenlenen yarışmaların birinde Amazon’un “Ring Always Home Cam” adlı ürünü, ödülü kazanan proje oldu. Birçok insan bu ürünü belki de bu yarışma ile tanımış olabilir. Bir ürünün böyle önemli bir yarışmada ödüllendirildiğini görmek, alım oranlarını tahmin edilemez bir boyutta artırabiliyor. Genellikle ödül kazanan ürünlerin kusursuz olduğunu düşünme eğilimindeyizdir. Ancak tüketici olarak unuttuğumuz bir nokta var: Bu ürünleri alarak aslında kamerası/ mikrofonu her zaman açık olan ve her anımızda bizi kayda alan bir casusu evlerimize yerleştirmiş olabiliriz. Bu durum Drone Araştırmacısı Faine Greenwood’un Debugger’da Amazon casusu olarak tanımladığı Ring Always Home Cam projesi için söylediklerine ayna tutuyor:

“Amazon’un evinizin haritasını çıkarabilmesi için yeni bir yol.”

Faine Greenwood’un bahsettiği “Amazon casusu” Ring Always Home Cam
Faine Greenwood’un bahsettiği “Amazon casusu” Ring Always Home Cam / Kaynak: nextweb

Belki de gelecekte bu tür teknolojik ürünlerin sayısı milyarları bulacak. İşte o noktaya geldiğimiz süreçte, güvenlik açıklarından korkan ve teknolojiyi reddeden bir kullanıcı olmak yerine neleri nasıl kullanmamız gerektiğini bilen bilinçli bir tüketici olmalıyız. Kullanacağımız mutfak robotlarının bile internet üzerinden haberleşeceğini düşündüğümüzde teknolojiyi reddetmek zaten pek de mümkün olmayacak. Özellikle nesnelerin interneti (IoT) teknolojisiyle eşyalarımızın otomatikleşeceğini ve akıllı sistemler aracılığıyla kontrol edileceği ihtimalini göz önünde bulundurduğumuzda teknolojiden korkmak yerine bilinçli olmanın önemini kavrayabiliriz.

Yazar: Can Duru

Editör: İrem Karaduman

Share:

administrator

Robert Kolej’de 11. sınıf öğrencisi olan Can, yapay zekanın ve kodlamanın içinde bulunduğu projelerde yer almayı seviyor. Kendini geliştirmek için programlar kodluyor ve uygulamalar hazırlıyor. Ayrıca, ekonomi alanına da ilgi duyuyor ve borsayı takip etmeyi seviyor. Yeni şeyler öğrenmeye ve araştırmaya karşı isteği, onun geleceği araştırmasını ve bu konular hakkında yazılar yazmasını sağlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.