Fotoğrafın  bulunuşuyla ilgili olarak iki temel tarihsel gelişme var:  Birincisi, yüzey üzerinde hayali görüntünün oluşturulması, ikincisi ise yüzey üzerinde gerçek görüntünün elde edilmesi. Fotoğraf bu yansımaların, gölgelerin fotoğraf makinesi yardımıyla kalıcı hale getirilmesiyle oluşuyor. Fotoğraflardan sonra selfie’ler girdi hayatımıza; selfie’nin atası olarak karşımıza çıkan dönemin fotoğraf teknolojisiyle selfie karesini yakalayabilmek için muhtemelen 15 dakika hareketsiz durmak zorunda kaldı. Selfie teriminin internette ilk kullanılışı 2004’te Flickr’da gerçekleşti. Avustralyalılar, kelimeleri sonuna -ie ekleyerek kısaltmalarıyla bilinir. Bu yüzden, self portrait (self portre) kelimesinin “selfie” olarak kısaltılarak bir Avustralya online forumunda kullanılmasına şaşırmamak gerek.

Robert Cornelius’un ilk selfie denemesi

Standart selfieler, selfie sopaları derken şimdi drone’lar ile selfie bir sonraki evrimsel aşamasına geldi. Drone’lar yerden yaklaşık 6 metre yüksekliğe kadar sabit uçuş modunda uçup, 10 bin metre yüksekliğe kadar çıkabilen ve insana asla görmesi mümkün olmayan açılardan görüş sağlayan muhteşem aletler. Günümüzde Wİ-Fİ bağlantısıyla uzaktan kumanda ile kontrol edilebilen ve gelecekte internet erişiminin olmadığı bölgelerde sürekli havada durabilecek iki farklı dron çeşidi var. Hatta Mark Zuckerberg’in Internet.org projesi ile bu tip drone’larla internet olmayan bölgelere interneti sunma hayali bulunmakta.

İki Alman mühendis sahip oldukları drone’ların çok hantal, ağır ve taşınabilirliğinin zor olmasından şikayet ederek kompakt, hafif, 4K görüntü seçeneğiyle Drone X Pro’yu tasarladılar. Drone X Pro’nun taşınabilirliği, kamerası, kullanım kolaylığı, büyük bir akıllı telefonla aynı boyutta olması ve taşınabilir özellikleri ile herhangi bir cep veya çantaya rahatça sığıyor olması avantajlı. [tooltip tip=”Akrilonitril Bütadien Stiren: Kalıp yolu ile üretilen ürünlerde çok yaygın olarak kullanılan hafif ve sert bir polimer. 3B yazıcılarda da sık olarak kullanılan malzemelerden birisidir.”]ABS[/tooltip] plastikten yapıldığı için çok daha hafif ve hafif olmasının yanı sıra sağlam.

Android ve İOS uygulaması ile yönetilen drone, uygulamaları indirildikten sonra uçuşa hazır hâle geliyor. Telefona bağlı olduğu için canlı olarak izleyip, izlenen görüntünün kaydedilmesi de mümkün. Havaya girdikten sonra, yerleşik kamerayı devreye sokarak zor açılardan fotoğraf ve videolar çekilebiliyor. Herkesin kolayca uçurabileceği drone kontrolleri yüksek odaklanmaya gerek olmadan sadece yönlendirme ile zahmetsiz uçabilme kabiliyetine sahip. Uçmak çok kolay olduğundan kişi kendi zevkine göre rahatça çekim yapabiliyor.

Drone’lar günümüzde birçok sektörde farklı çözümler sunuyor.. Hatta ülkemizde drone şampiyonası bile gerçekleştiriliyor, ileride belki de Formula 1 yarışları kadar popüler olabilir. World Drone Prix adı altında yapılacak olan yarışlar için Dubai’de yapılan 1 milyon dolarlık pist bunun göstergesi. Popülerliğini en çok televizyon dünyasında koruyor. Güney Kore’de düzenlenen kış olimpiyatlarında Guinness Dünya Rekoru kırılarak 1218 drone’un yer aldığı bir gösteri yapıldı. Yasalar bunun gerçekleşmesine ne kadar elverir bilinmez ama yakın zamanda siparişler de bize kargo yerine bu araçlar ile ulaşacak. Geniş araziler için havadan ekonomik, yüksek doğrulukta ve hızlı haritalar üretmek, belirlenen alanda denetleme yapmakla birlikte tohum ekip, hasat toplayarak üretim yapabiliyorken, acil yardım gerektiren durumlarda ilaca ya da ambulansa ihtiyaç duyduğumuzda ilgili drone devreye girecek. Sağlık, gıda, emlak, haritalama gibi birçok alanda kullanılan bu oyuncaklar kişiye özel hâle getirilmiş ve ‘üst düzey özçekim’ vaadinde bulunuyor.

https://youtu.be/fkCaSvi1WF0

Sanal gerçeklik gibi teknolojilerin de gelişimiyle büyük ölçüde dijitalize olan hayatlarımızda hem kendi bedenlerimizin hem de etrafımızdaki fiziksel gerçeklikleri sanal ortama aktarma yöntemlerimiz farklılaşıyor. Droneların birkaç saniye etrafımızda uçarak 3 boyutlu taramamızı gerçekleştirmesi de kullanış bakımından çok daha pragmatist bir örnek olarak ortaya koyulabilir.

Share:

administrator

96'da İstanbul'da doğdu, Marmara Üniversitesi Basım Teknolojileri bölümünde yüksek lisanına devam ederken İş Geliştirme alanında çalışıyor. Sonunda soru işareti olan her şeye ilgi duyarken geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir