Yapay zekânın ivmeli bir şekilde gelişiyor olması, yakın gelecekte insanoğlunun yaşayacağı evrim konusunda soru işaretleri yaratıyor. Birçok düşünüre, uzmana ve teknoloji yatırımcısına göre insanoğlu tarihinde ilk defa yaşadığı çevreyi değil, kendisini ‘geliştirebilme’ ihtimaline sahip.

Sapiens, Homo Deus ve 21. Yüzyıl için 21 Ders kitaplarıyla bilinen ünlü yazar Yuval Noah Harari, Fast Company European Innovation Festival’de yaptığı konuşmada insanlığın makine ile birleşmesi konusuna odaklandı. Sanayi Devrimi’nden bu yana insanoğlunun manipüle ettiği çevrenin bugün küresel ısınma ile mücadele etmek zorunda kaldığını hatırlatan Harari, insanların kendi bedenini manipüle etmesi konusunda da dikkatli olmazsa benzer sorunlar yaşayacağını söylüyor.

Harari’nin konuşmasından bir kare

“Benim nerede bittiğimi telefonun nerede başladığını söylemek gün geçtikçe zorlaşıyor. Gelecekte akıllı telefonların sizden hiç ayrılmaması muhtemel. Bedeninize veya beyninize gömülü şekilde sürekli biyometrik verilerini tarıyor olacak.”

Bu teknolojileri insan bedenine yerleştirmeyi başarırsak, bunun insanlık tarihindeki en büyük devrim olacağını belirten Harari, tarihimizde her zaman çevremizi manipüle etme, hayatımızı daha yaşanılabilir hale getirme gibi yeteneklerimiz bulunduğunu ancak asla kendimizi manipüle edemediğimizi, kendi bedenimizle oynayamadığımızı söylüyor ve konuyu diğer gezegenlere getiriyor.

“Roma İmparatorluğu zamanından, İncil zamanlarına, Taş Devri’ne… İnsanlık her zaman sabit kaldı. Aynı bedenler, aynı beyinler, aynı düşünceler.”

 

Bu tarz bir dönüşümün yakın gelecekte kaçınılmaz olduğunu düşünen ünlü yazar; hayvanları manipüle etmeyi çoktan öğrendiğimizi, tüp bebek teknolojisinin ne kadar önemli olduğunu da hatırlatarak, doğal seçilim sayesinde Dünya’da yaşamaya mükemmel bir şekilde adapte olduğumuzu ancak Dünya dışında yaşama yeteneğimizin olmadığını vurguluyor.

“Dünyadaki en çetin bakteri bile Mars’ta hayatta kalamaz. Homo sapiens, diğer gezegenleri veya galaksileri kolonileştiremez.”

Ancak dikkatlice tasarlanmış bir insan, evrenin her noktasında hayatta kalabilir.

İnsanoğlu, her zaman hayatta kalmanın ve yaşamı kendisi için daha katlanılabilir hale getirmenin bir yolunu bulmuştur. Ancak bunları yaparken de uzun vadede yaşadığı çevreyi tüketmeyi, gelecek için yaşanılamaz bir gezegen yaratmayı ihmal etmemiştir. Harari de bu noktada evhamlarını dile getirmekten kaçınmıyor. Endüstri Devrimi’nden bu yana ürettiğimiz her teknolojinin, her makinenin sonumuzu hazırladığını, ekosistemimizi yok ettiğini hatırlatan yazar, yeni bir teknoloji üretmeden önce dikkatlice düşünmediğimizi, gücümüzü her zaman yanlış kullandığımızı söylüyor. Hükûmetler ve şirketlerin daha zeki, daha disiplinli bir insan yaratmak için hareket ettiğini ancak bunu yaparken yaratıcılık, şefkat ve maneviyat gibi değerlerin unutulduğunu, unutulacağını düşünüyor. Evcilleştirilmiş ineklerin, vahşi atalarına göre çok daha az meraklı ve daha hassas olmalarını da buna örnek olarak sunuyor.

Özetle; Harari, insan ve makine birleşiminin kaçınılmaz olduğunu ancak bunu yaparken yaratıcılığımızı, şefkat ve maneviyatımızı yanımızda taşımayı unutmamamız gerektiğini belirtiyor. Daha önce de İnsanoğlunun Bir Sonraki Seviyesi: Cyborg başlığında ele aldığımız bu konu hakkında ünlü yazar Dan Brown’un Başlangıç kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Bu da ilginizi çekebilir:

[button color=”red” size=”normal” alignment=”center” rel=”follow” openin=”newwindow” url=”https://www.gelecekburada.net/yapay-zeka-teknolojiyi-gorunmez-kilacak/”]Yapay Zeka Teknolojiyi Görünmez Kılacak[/button]

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.