Kullandığımız işletim sisteminden, arama motoruna; indirdiğimiz oyunlardan kullandığımız not uygulamalarına kadar her türlü dijital hizmetin bir noktasında verilerimizi Google’a mutlaka bırakıyoruz. Bir eksik, iki fazla Google internete bağlanan herkesin verisini bir şekilde almayı başarıyor. Peki Google’ın elinde hangi verilerinizin olduğunu hiç kontrol ettiniz mi? Haydi birlikte edelim.

Öncelikle; “bu konu neden ilgimi çekmeli ki?” diye düşünüyorsanız şu tweet serisine bir göz atabilirsiniz:


Buradaki adımları izleyerek kolayca veri arşivimizi Google’dan isteyebiliyoruz. Hangi servislere dair verileri istediğimizi ve kaç GB’lık klasörlere bölünmesini istediğimizi seçtikten sonra “Arşivi size göndermemiz saatler veya günler sürebilir” uyarısını görüyoruz ve beklemeye koyuluyoruz. Benimki yaklaşık 1 saatte geldi. Bu videoyu çeken arkadaşa gelmesi daha kısa sürmüş.

Belirli bir süre sonra gelen “Google veri arşiviniz hazır” başlıklı maile tıkladığımızda hangi servislerden kaç dosya geldiğini ve hangi tarihe kadar indirme hakkımız olduğunu görüyoruz. Ben 1 GB’lık klasörlere böldürdüğüm için her birinin içinde 14 parça bulunan 14 arşiv şeklinde düzenlenmiş. Yani aşağıda gördüğünüz “14 arşivden 1. Arşivi indir” butonuna tıkladığımda 14 küçük pakete bölünmüş klasörün olduğu yeni bir sayfa daha geliyor ve 1 GB’lık klasörlerimize burada erişmiş oluyor. İndirme butonuna basıyoruz ve inmesini bekliyoruz. Ben yaklaşık 8 yıldır aynı hesapla Android telefon kullandığım için yaklaşık 200 GB’lık bir veri ile karşılaşıyorum. Bu rakam kullandığınız süreye ve kullandığınız uygulama sayısına bağlı olarak değişebilir.

İnen dosyayı arşivden çıkardıktan sonra aşağıdaki gibi bir manzara ile karşılaşıyoruz. Veriler, kullanılan uygulamalara göre dosyalanmış, düzenli bir şekilde geliyor. Mesela fotoğraflarımıza göz atmak için Google Fotoğraflar başlığına geliyoruz, bazıları .jpg dosyası olarak karşımıza gelirken bazıları ise .json olarak geliyor. Uzantısı .json olan dosyayı notepad ve Sublime Text benzeri basit bir not defteri uygulaması ile açıyoruz. URL kısmını kopyalayıp tarayıcıya yapıştırınca fotoğrafa erişebiliyoruz. Bu noktada bizi şok eden detay ise URL’nin açık serverda tutuluyor olması. Yani bu URL’i başka bir bilgisayarda kullanan başka birisi de o fotoğrafa erişebilir. Bu kısmı ne kadar kolay bilemiyorum ancak üzerine çalışan bir hackerın bu URL’deki örüntüyü çözüp diğer fotoğraflarımıza erişebilme ihtimali de korkutucu. Şu an bizim için korkutucu olmasa da kötülüğümüzü isteyen birilerinin olması durumunda gayet korkutucu bir hâl alabilir.

Verileri indirip arşivden çıkardıktan sonra karşılaştığımız görüntü

Sonuç olarak indirdiğimiz arşivde yıllar öncesine ait, şu an telefonumuzda olmayan birçok fotoğrafa veya farklı dosyalara erişebiliyoruz. Google, elindeki tüm verilerin bunlar olduğunu iddia ediyor ancak tabii ki kişiselleştirilmiş reklamlar için elde ettikleri veriler, 3. Parti verileri ve bu verilerle oluşturulan ‘tahminler’ de ellerinde yer alıyor. Veri arşivimizi indirdiğimiz sayfada (yani myaccount.google.com adresinde) verilerimizle ilgili neler yapıldığını, nelere engel olabileceğimizi görüyoruz. Bunlardan birisi de reklam ayarları.

Bu sayfada (adssettings.google.com) hangi konularda ve hangi şirketler tarafından kişiselleştirilmiş reklam gördüğümüzü kontrol edebiliyor ve istersek kapatabiliyoruz. Mesela Açık Hava Faaliyetleri başlığına tıkladığımızda Google ve YouTube aramalarımıza göre tahmin yaparak bize önerilerde bulunduğunu söylüyor. Etkinliğinizi yönetin butonuna tıkladığımızda son günlerde ne aradığımızı ne izlediğimizi görebiliyoruz ancak daha önemlisi sol menüde Etkinlik kontrolleri sayfasını açtığımızda Konum Geçmişi, Konuşma ve Ses Etkinliği gibi birçok özelliğe ulaşabiliyor geçmişlerine göz atabiliyoruz. İndirdiğimiz verilerin aksine burada güzel bir arayüzle sunulduğu için kontrolü de daha kolay oluyor.

Sonuç olarak herhangi bir Google hizmetinde yaptığımız her şey myaccount.google.com adresinde tutuluyor. Bunlara erişerek değişiklikler yapabilir ve silinmesini talep edebiliriz. Bu noktada, Google’ın bu veriler haricinde başka veri depolamadığı veya silinmesini istediğimiz veriyi gerçekten sileceğine güvenmek dışında yapabileceğimiz bir şey de yok.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir