Araştırmacılara göre makine öğrenimi ve giyilebilir teknoloji intihar düşünceleri olan hastaların takibinde işe yarayabilir.

Özellikle akıl sağlığı alanında, insan davranışlarını uzun süreli tahmin etmek için makine öğreniminden yararlanmak kadar heyecan verici çok az gelişme var. İnsan doğası her ne kadar sürprizlerle dolu olsa da, belirli davranış düzenlerinin birbirini tekrar etmesi algoritmaların işine geliyor. Bu sürecin farkında olan araştırmacılar, özellikle psikiyatri servisinden yeni ayrılan potansiyel intihar vakalarının takibini sağlayabileceklerini düşünüyor.

İntihar olasılığı için erken uyarı sistemi

Katelin Cruz, en son psikiyatri hastanesine yatışından sonra taburcu olmaya hazırdı. Ayakkabı bağcıklarını görevliler eşliğinde çıkardığı ve bazen kendine zarar vermemesi için duşa kadar takip edildiği bir koğuştan ayrıldığı için rahatlamıştı. Ancak bir röportajda, dışarıdaki hayatının her zamanki gibi huzursuz olduğunu, bir sürü ödenmemiş faturanın onu beklediğini ve kalıcı bir evi olmadığını belirtti. Bu belirsizliklerin ardından intihar düşüncelerine geri dönmek çok zor değildi.

Kırılgan hastalar için bir psikiyatri tesisinden taburcu edildikten sonraki haftalar oldukça kritik. Bir araştırmaya göre taburcu döneminden sonra ulusal oranın yaklaşık 15 katı daha fazla intihar oranı ile karşılaşılıyor. Katelin gibi dışarıdaki hayata adapte olmakta güçlük çeken ya da zorlandığı bir düzene mecburen geri dönen hastalar, bir çıkışın olmadığı fikrine daha kolay kapılabiliyor. Ancak takibin zorlaşması psikiyatrların bu süreci “gri bölge” olarak adlandırmasına neden oluyor.

Makine öğrenimi, vücut sensörleri ve giyilebilir teknoloji

Çeşitli umutsuzlukları bulunan Katelin hastaneden geniş bir yapay zekâ araştırmasının parçası olmayı kabul ederek ayrıldı. Bahsettiğimiz gibi klinikten ayrıldıktan sonra hastaların takibinin zorlaşması, intihar vakalarının artışında belirleyici oluyor. Kimin intihar girişiminde bulunacağını ve ne zaman olacağını tahmin etmek isteyen araştırmacılar, takibin sağlanması için giyilebilir teknoloji ürünlerine başvurdu. Katelin bileğinde uykusunu ve fiziksel aktivitesini takip etmeye programlanmış bir FitBit takmaya başladı. Akıllı telefonunda yer alan bir uygulama onun ruh halleri, hareketleri ve sosyal etkileşimleri hakkında veri topluyordu. Her cihaz, Harvard’ın psikoloji bölümünün bulunduğu William James Binası’nın 12. katındaki bir araştırmacı ekibine sürekli bir bilgi akışı sağlıyordu.

Harvard’lı bir psikolog ve ülkenin önde gelen intihar araştırmacılarından biri olan Matthew K. Nock, teknolojiyi risk altındaki bir hasta hastaneden taburcu edildiğinde kullanılabilecek bir tür erken uyarı sisteminde birleştirmeyi umuyor. Nock, tasarladıkları sistemin işleyişi hakkında şöyle bir açıklama getirdi:

“Sensör, bir hastanın uykusunun bozulduğunu bildiriyor. Aynı zamanda anketlerde moralinin bozuk olduğunu bildiren hastanın GPS verileri de hastanın evden çıkmadığını gösteriyor. Ancak telefonundaki ivmeölçere göre çok fazla hareket ettiğin görüyoruz. Tüm bunların sonucunda algoritma hastayı işaretlerek kontrol panelinde bir ping sesi duyulmasını sağlıyor. Ve tam doğru zamanda, bir uzman telefon görüşmesi veya mesaj aracılığıyla hastaya ulaşabilir.”

Giyilebilir sensörler gizliliğimizi ihlal etmiyor mu?

Her veri paylaşımı vakasında olduğu gibi tekrar ve tekrar gizliliğimiz üzerine düşünüyoruz. Üstelik sürekli takip edilme hissi, ruhsal açıdan olumsuza yakın bir hastayı nasıl daha iyi hissettirebilir ki? Bu gibi nedenler söz konusu algoritmanın doğru sonuçlar ortaya koymasına engel olabilir.

Şöyle düşünün, intihar zor bir karar ve görece nadir görülen bir vaka. İntiharı tahmin etmeye yönelik herhangi bir çaba, hastaları baskı altında hissettirebilir. Ya da yanlış bir alarm sonucu destek ihtiyaç duymayan birine yöneltilebilir. Daha kötüsü eğer algoritma bir kez de olsa negatif yönde hatalı çalışırsa, uzmanların yasal sorumluluk altına gireceği olumsuz durumlar yaşanabilir.

İntihar vakalarını ayrıntılı özümseyebilmek için algoritmanın çok sayıda insandan alınan verilerle beslenmesi gerekiyor. Ancak teknoloji henüz ölen insanları gözlemlemeyi başaramadı ve geçmişe dönük gözlem yapmak pek de mümkün olmadığından, veri toplama süreci epey zora giriyor. Bir insanın en savunmasız anında mahremiyetini ihlal etmek, kişinin iyiliği için olsa bile ne kadar etik?

Share:

administrator

Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Kardelen, yeni filmler ve müzikler keşfetmenin yanında teknolojik yenilikleri takip etmekten büyük keyif alıyor ve kendisine ilginç gelen şeyleri Gelecek Burada için yazıyor çiziyor, hatta bizzat Gelecek Burada'nın podcast yayınlarını yürütüyor.