Dijital dönüşümün etkisini derinden hissettiğimiz konulardan biri geleceğin meslekleri oluyor. Otomasyon ve robotik alanlarındaki gelişmelerin hızlanmasıyla birlikte orta ve büyük ölçekte mesleklerin akıbeti merak uyandırıyor. Durum böyle olunca yalnız bir sektörde değil pek çok farklı sektörde endişeler artıyor.

“Önümüzdeki iki yıl içinde meydana gelecek değişimi sürekli olarak abartırken önümüzdeki on yıl içinde meydana gelecek değişimi hafife alıyoruz.”– Bill Gates

Son derece engebeli bir yolun başında olduğumuzu söylemeliyiz. Otomasyon, yapay zekâ, kuantum hesaplama, blokchain gibi teknolojiler iş gücünü istila edip küresel ekonomiyi ele geçirirken, insanlık tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte giderek büyüyen bir işsizlik kriziyle karşı karşıya olma olasılığımız endişe yaratıyor.

Kesin rakamları bilemesek de tahminler, otomasyon alanında yalnızca önümüzdeki on yıl içinde bile 800 milyon ile 2 milyar arasında işin kesintiye uğrayabileceğini işaret ediyor. Ekonomik ve politik karışıklık yaratabilecek bu durum, işsizlik kriziyle nasıl başa çıkacağımız; gelecek nesillere hem ilham kaynağı hem de ciddi bir uyaran olarak tarihe geçeceğe benziyor. Bir yandan birçok mesleği hayatımızdan alıp götürebilecek bu gelişmeler bir diğer taraftansa hiç de tanışık olmadığımız yeni meslekleri beraberinde getirebilir. Bu da endişelerimizi boşa çıkaracak yeni gelişmelerin öncüsü olabilir.

Sürücüler

Otonom araçların daha şimdiden önemli atılımlarda yer almasıyla birlikte Uber ve Lyft gibi şirketler çalışanlarının haklarını ortadan kaldırmak için yüz milyonlarca dolar harcıyor. Bugün kargo faaliyetlerinde gördüğümüz otonom araçlar gelecekte taksicilik sektörünü de ele geçirebilir. Hâl böyle olunca bu dönüşüme ayak uyduramayacağını düşünen şirketler sert adımlar atmaya başlıyor.

Amazon ve Alibaba gibi paket teslimat sürücüleri de gökyüzünü insansız hava araçlarıyla doldururken Bizero gibi yerli girişimler de otonom kargo faaliyetlerinde adından söz ettiriyor. Pandemiyle birlikte önem kazanan temassız teslimat kavramı otonom kargo girişimlerini oldukça anlamlı kılıyor. Madalyonun diğer yüzüne baktığımızdaysa sürücülerden ofis çalışanlarına kadar kargo sektörü, otonom girişimlerle birlikte ciddi bir iş gücü kaybıyla karşı karşıya geliyor.

Bizero yarı otonom kargo girişimi
Bizero yarı otonom kargo girişimi

Bankacılar

Temassız teslimattan bahsetmişken bankacılık sektörüne değinmeden geçmek olmazdı. Hem teknolojideki gelişmeler hem de pandeminin ortaya çıkışıyla birlikte bankalarda fiziksel işlemler gerçekleştirenlerin sayısının azaldığını söyleyebiliriz. Çevrim dışı bankacılık faaliyetleri yerine internet üzerinden yapılan işlemlerin artmasıyla birlikte banka memurluğu görevinin ortadan kalkma ihtimali de doğru orantılı olarak artıyor.

Bu durumu bir de sayısal veriler üzerinden inceleyelim. Bir yatırım bankası olan GP Bullhound’un en son Teknoloji Tahminleri raporuna göre, ankete katılan kişilerin %91’i bir bankanın fiziksel şubesini ziyaret etmek yerine mobil bankacılık uygulamasını kullanmayı tercih ediyor. Bankalar endişe verici bir oranda kapanmaya başladı. İngiltere’nin son 30 yılda banka ve yapı kooperatifi şubelerinin yaklaşık üçte ikisini (1988’de yaklaşık 21.000’den 2018 sonunda sadece 7.000) kaybettiğini tespit etti. Geçtiğimiz günlerde Santander “müşterilerin bankacılık işlemlerini yürütme yöntemlerindeki değişiklikler” nedeniyle 140 şubesini kapattığını duyurdu.

Muhasebeciler

Önceden evraklar arasında kaybolan birçok muhasebeci kâğıt yükünden kurtulmak amacıyla teknolojinin faydalarından yararlanarak e-dosyaları ve dijital vergi uygulamalarını kullanıyor. Kâğıtlar arasında kaybolmak yerine dijital platformlar üzerinde çalışmak işleri önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Bu dönüşüme ayak uyduran şirketlerden biri olan H&R Block artık IBM’in yapay zekâ platformu Watson’ı kullanıyor.

IBM Watson, akıllı işletmeler için yapay zeka teknolojisi
“Akıllı işletmeler için yapay zekâ teknolojisi”

Kasiyerler

Marketlerde kendin öde noktaları zaman zaman işimizi kolaylaştırsa da uzun vadeli etkilerini düşündüğümüzde bu durum gelecekte birçok kasiyerin işini kaybetmesine neden olabilir. Uzun kasa kuyruklarını düşünürsek özellikle büyük fast food ve market zincirlerinin hem maliyetlerini azaltmak hem de daha hızlı hizmet vermek adına kendin öde noktalarını artırabilmesi mümkün görünüyor.

Heck, Amazon ve Whole Foods gibi şirketler bu dönüşümü şimdiden başlatanlardan biri oldu. Amazon, faaliyete sürdüğü Amazon Go ve Amazon Dash Cart uygulamalarıyla birlikte kasa kuyruklarını azaltırken şirketin çalışanlarına ödediği maliyeti de azaltmayı amaçlıyor. Bir yandan artan çevrim içi alışverişleri bir yandan bu tür teknolojik gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda yakın gelecekte kasiyerlik mesleği tarihe karışabileceğe benziyor.

Amazon Dash Cart
Amazon Dash Cart

Yalnızca Bu Kadar mı?

  • Önümüzdeki on yıllarda, farklı sektörlerdeki milyonlarca kişiyi kaybedebiliriz:
  • Booking.com ve Airbnb gibi dijital platformlar seyahat acentalarının yerini alabilir,
  • Otomasyonla birlikte gelişen dijital asistanlar birçok kişinin mesleğini elinden alabilir,
  • Aşçılar, robot aşçılarla girecekleri rekabeti kaybederse özellikle fast food zincirlerinde önemli bir iş gücü kaybı yaşanabilir,
  • Google’ın sunduğu uygulamalarla birlikte çevirmenler ve şarkı yazarları mesleklerini kaybedebilir,
  • Çevrim içi platformlar ve uygulamalar öğretmenlerin yerine geçebilir, fiziksel sınıflar ortadan kalkabilir,
  • Hava trafik kontrolörleri ve pilotlar, dronlar ve insansız hava araçlarıyla birlikte pistlere veda edebilir.

Evrensel Temel Gelir

Küresel çevreyi çökertmeden herkese tam zamanlı gerçek geçim ücretli istihdam sağlayabilecek miyiz? Bu noktada evrensel temel gelir modelinin bir çözüm olup olamayacağını tartışabiliriz. Devletlerin vatandaşlarına hiçbir karşılık beklemeden aylık maaş vermesi anlayışına dayanan bu model, bireylerin aylık gelir için çalışması ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Bazılarımızın robotik ve otomasyona karşı kaybedeceği işlerine karşılık evrensel temel gelir modeli gerçek anlamda sürdürülebilir bir model olabilir mi şimdilik tam olarak bilemesek de rasyonel bir çözüme ihtiyaç duyulduğu aşikâr.

Kaynak: Medium

Share:

administrator

Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi 4. Sınıf öğrencisi olan İrem; eğitim teknolojileri ve psikolojisi, sosyal psikoloji, dil öğreniminde teknolojinin etkisi gibi alanlarda öğrenime ve paylaşıma olan ilgisiyle beraber geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir