Ekolojik Kavramlar

Birkaç nesil öncesine kadar biz insanlara dünya, sonsuz kaynaklara sahip bir gezegen gibi görünüyordu. Çoğu zaman Dünya’nın kaynaklarını sömürdükçe yerine yenisinin geleceğini varsaydık. Oysa durum böyle değildi ve dünyanın değişen/bozulan dengesi sebebiyle yanıldığımızı yaşadığımız acı tecrübelerle anlamaya başladık.

Gezegenin kaynaklarını tükettikçe küresel ısınma, iklim değişikliği ve karbon emisyonları gibi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Ya sürdürülebilir bir yaşam yolu bulmalı ya da yok olma gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. İçinde bulunduğumuz Holosen Çağı‘nı, çevre dostu bir çağ haline getirmek için neler yapabiliriz? Ekolojik bir yaşam mümkün mü? Yaşadığımız gezegenin işleyişini anlamaya çalışmamız tüketim alışkanlıklarımızı nasıl etkiler?

Ekoloji kavramını tanıyacağımız, etrafını çevreleyen konuları mercek altına alacağımız Ekolojik Yaklaşımlar Nasıl Bir Fayda Sağlayabilir? adlı serimizde, algımızın çözünürlüğünü artırmaya ne dersiniz?

Ekoloji Nedir ?

Ekoloji, insanlar da dahil olmak üzere canlı organizmalar ile fiziksel çevreleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı. Ekoloji kelimesi 1866 yılında Ernst Haeckel tarafından icat edildi.

Ekoloji kelimesinin kökeni Eski Yunanca οἶκος (oikos) ‘ev, yakın çevre’, λογία (logia) ‘bilimi’ kelimelerinin birleşiminden oluşuyor.

Ekoloji bitkiler, hayvanlar ve çevrelerindeki dünya arasındaki hayati bağlantıları anlamaya çalışır. Ekoloji ekosistemlerin faydaları hakkında bilgi edinmemize yardımcı olurken, Dünya’nın var olan kaynaklarını gelecek nesillere nasıl sağlıklı bir şekilde bırakabileceğimizin soruları üzerinde düşünür.

Ekolojistler bir balık tankında büyüyen mikroskobik bakterilerin incelenmesinden bir ormanda bulunan binlerce bitki, hayvan ve diğer topluluklar arasındaki karmaşık etkileşimlere kadar birçok farklı boyuttaki organizmalar ve habitatlar arasındaki ilişkileri inceler.

Artan insan popülasyonun sonucu olan gıda kıtlıkları, küresel ısınma, çevre kirliliği, bitki ve hayvan türlerinin neslinin tükenmesi ve bunlara eşlik eden tüm sosyolojik ve politik sorunlar büyük ölçüde ekolojiktir. Deniz, bitki örtüsü ve istatistiksel ekoloji gibi ekoloji içerisindeki birçok uzmanlık, çevremizdeki dünyayı daha iyi anlamamız için bize bilgi sağlar. Bu bilgiler ayrıca çevremizi iyileştirmemize, doğal kaynaklarımızı yönetmemize ve insan sağlığını korumamıza yardımcı olabilir.

Ekolojik Yaşam

Ekolojik yaşam doğanın işleyişine saygı duyduğumuz, tabiatın devinimine müdahale etmediğimiz, çevreye zarar vermediğimiz ve kaynakları sorumsuzca tüketmediğimiz bir yaşam biçimidir. Doğayı ve sunduklarını külfet olarak görmekten uzak, ona karşı değil onunla iş birliği içerisinde yaşamayı öğrenmektir. Yeryüzündeki her canlıya saygı duyarak, bir bütünün parçası olduğunu unutmama hâlidir.

Meraklıları Ekoloji Terimlerine ve Ekolojik Kavramlara detaylı bir şekilde göz atabilir.

Ekolojik Ürünler Nelerdir?

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında ekolojik ürün, tohumdan başlayarak tüketici kanallarına dağıtım ve tüketiciye ulaşım sürecini kapsıyor. İnsan ve canlı sağlığına dair hiçbir kimyasal bileşenin yer verilmediği, katkı maddelerinin kullanılmadığı, yöntem ve çıktıları bakımından kontrollü ve sertifikalı ürünleri içeriyor.

Ekolojik ürün daha geniş kapsamı barındırmasına rağmen sadece organik ve biyolojik ürünler ile eş değer anlamda kullanılabilmektedir. Doğal, hormonsuz, arılı, saf vb. tanımlamaların teminatı ve garantisi olmadığı gibi üretim yöntemleri bakımından ayrıştırılabilirliği bulunmuyor.

Türkiye’de yetkili kuruluşların araştırma, tetkik ve görüşleri sonucunda verilen ekolojik ürün sertifikası haricinde GlobalGAP (iyi tarım uygulamaları) sertifikaları da veriliyor.

Ekolojik Üretimde Kriterler

Ürünlerin ekolojik sertifikalı olması için yönetmelikteki kriterlere uyması şartı aranıyor. Tüketiciye ürün hakkında hiçbir garanti vermediğinden; % 100 Doğal, Hormonsuz, Hakiki, Köy ürünü, Saf gibi tanımlanan ürünler Organik Ürün sınıfına girmiyor. Organik ürünlerin etiketi ve logosu, reklam ve tanıtımı; sahte, yanıltıcı olamaz ve tüketiciyi yanıltacak yazı, resim, şekil ve benzerlerini içeremez. Bu nedenle Organik ürün alırken mutlaka ürünlerin etiketi ve logosuna dikkat etmeliyiz.

Satın almış olduğunuz organik ürün ile ilgili şikayetlerinizi ürüne ait etiket bilgileri ve sertifika numarası ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesindeki en yakın İl veya İlçe Müdürlüğüne ve Alo 174 Gıda Hattına bildirebilirsiniz.

Organik tarım ürünleri, en az üç yıl zirai ilaç ve kimyasal kullanılmayan tarlalarda yetiştirilir. Gerekli toprak analizlerinden sonra üretime geçilir. Arazinin otoyola uzaklığına, sanayi atıklarının sulama suyuna karışma durumuna, yan arazilerde ilaçlı üretim yapılıp yapılmadığına bakılır. Çiftçiler üretim sırasında zirai ilaç, kimyevi gübre, hormon veya antibiyotik kullanamaz. Ürünü işlerken veya paketlerken de koruyucu, parlatıcı ve renklendirici katkı maddeleri yasaktır.

Ekolojik hayvansal üretim: Ekolojik yemlerle beslenen, verimi artırmak amacıyla hormon/antibiyotik gibi katkılar kullanılmayan ve tüketicilere daha sağlıklı ürünler sunan bir üretim şeklidir. Hayvanların refahı gözetilerek, çevre dostu üretim tekniklerinin kullanılarak sürdürülebilir hayvancılığın geliştirilmesi hedefleniyor. Ekolojik hayvancılıkta üretim çalışmaları bitkisel üretimde olduğu gibi bağımsız bir kontrol/sertifika kuruluşu tarafından denetleniyor ve sertifikalandırılıyor.

Coğrafi yatkınlığı olan ülkemizde ekolojik tarım ve hayvancılığın yaygınlaştırılması doğanın ve ekosistemin korunmasına, çiftçilerin gelir düzeyinin artırılmasına, köyden kente göçün önlenmesine, insanların daha sağlıklı beslenmelerine olanak sağlayacaktır.

Ekolojik Ürünler Nerede Bulunurlar?

Sağlıklı bir gelecek için kaliteli ve iyi beslenmemiz gerekiyor. Ekolojik gıdalar sağlıklı, temiz, güvenilir, GDO’suz ve hormonsuz ürünler olduğundan insan tabiatına uygun bir beslenme fırsatı sunuyor.

Buğday Derneği tarafından kurulan ekolojik pazara dair bilgiler

Organik kavramının popülaritesinin artmasıyla birlikle organik gıdalara ve ürünlere erişim olanağı arttı. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından başlatılan ekolojik pazarlar ve organik ürünler satan butik dükkanlar bu tür ürünlere ulaşmak isteyenler için çeşitlilik sunuyor.

Ekolojik Mimari

Ekolojik mimari doğal taş, ahşap ve ahşap lifi, kil, saman, hasır, keten, kenevir, saz gibi yeniden dönüşebilir malzemeler kullanan, tabiatın fıtratına uygun, insan sağlığına zararsız malzemelerden inşa edilen yapılardır. Sürdürülebilir teknolojilerle donatılan bu yapılar, çevreye ve insana uyumu ile gelecekteki ekolojik kentleri inşa etmekte büyük rol oynuyor.

“IBUKU”: ‘IBU’: Anne, ‘KU’: Benim demek olan ve anlam özüne “Toprak Ana” ifadesi yüklenen bambudan inşa edilmiş bir tasarım ofisi. Elora Hardy tarafından kurulan IBUKU, ekolojik yaklaşımıyla sürdürülebilir mimarinin güçlü temsilcilerinden.

Ekolojik Markalaşma

‘Ekolojik markalaşma’ oldukça yeni bir terim ve henüz yaygın olarak kullanılmıyor. Ekolojik markalaşma, hem şirketlerin hem de tüketicilerin sürdürülebilir hedeflere ulaşmalarına ve çevrenin korunmasına ve iyileştirilmesine katkıda bulunmalarına yardımcı olan bir pazar aracı görevini üstleniyor. Daha basit bir ifadeyle ‘bir pazarlama yaklaşımını’ ifade ediyor. Özellikle bir ürünün nasıl tasarlandığı ve tanıtıldığı söz konusu olduğunda çevresel bir odaklanma bütünü diyebiliriz.

Ekolojik denge asırlardır doğadaki tüm canlıların kendi aralarında ve fiziksel çevreleriyle ilişkilerinin sağlıklı gelişmesine imkân tanıyor. Tüketim tercihlerimiz bu dengeye dair koruma sağlamalıdır zira doğanın dengesini korumak için sahip olunacak felsefe, yaşamın her alanında sorumluluğu kapsar. Serimizin bir sonraki yazısında şirketlerin ekolojik adımlarını ‘ekolojik markalaşma’ kapsamında mercek altına alacağız.

İleri Okumalar: 

Organik Tarım için Tüketicilerin Bilmesi Gerekenler 

Ekolojik Yaklaşımlar İçin İlhamlar

Kaynaklar:

National Geographic, ESA, Britannica, Khan Academy, Ecomark, Makaleler.com, Tarım ve Orman Bakanlığı

Share:

administrator

1996 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi Basım Teknolojileri bölümünde gördüğü lisans eğitiminden sonra odağını gıdaya çeviren Elif, Mutfak Sanatları Akademisi Profesyonel Aşçılık mezunu ve Anadolu Üniversitesi Tarım Teknolojileri öğrencisi. Merakının izinde farkındalığını besleyecek her türlü konuya olan ilgisiyle anlamlı bir gelecek inşasına katkıda bulunmaya çalışıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.