Kendi gezegenimizin kaynaklarını hızla tüketirken yaşanabilir yeni gezegen arayışımızın son durağı Mars oluyor. Bir süredir Mars üzerinde yaşam olabilir mi sorusuna birçok araştırma ekibi yanıt bulmaya çalışıyor. En temel çalışmaları yürüten NASA’nın JPL Caltech bilim ekibi Mars hakkındaki verileri analiz etmek ve araştırmak için yıllarını verdi. Çalışmalar doğrultusundaki umutlar gezegen yüzeyinin altında yaşam olduğu ve bunun bilim insanlarının gezegensel evrimi ve nihayetinde galaksimizi daha iyi anlamalarına yardımcı olacağı yönünde şekilleniyor.

Mars şehri Nüwa
Mars şehri Nüwa

JPL Caltech’te gezegen bilimcisi ve NASA araştırmacısı olan Jesse Tarnas, Interesting Engineering ile yaptığı bir röportajda, şu anda Mars’ta yaşam arayışında geldiğimiz noktayı, Mars yerleşiminin geleceğini ve bunun bizim için ne anlama geldiğini anlattı. Motivasyonunun bir kısmının, “toplu olarak Dünya’da çok daha onurlu ve sürdürülebilir bir şekilde yaşadığımız bir gelecek fikrinden” geldiğini açıklayan Tarnas, bunun yolunun da uzayı keşfetmekten ve Mars gibi diğer gezegenlerde yaşamayı öğrenmekten geçtiğine inanıyor.

NASA, Mars’ın yaşanabilir olup olmadığını nasıl anlıyor?

Keşif aracının verilerine geldiği anda bakan Mars Gezgini Perseverance 2020 ekibinin bir parçası olan Tarnas’ın aktarımlarına göre ekip, gezicinin mevcut verilerinin, gezegensel uydulardan toplanan yörünge verilerinin ve geçmiş gezicilerden ve arazi araçlarından alınan verilerin bir karışımını kullanıyor. Gezegen tarihinin farklı yönlerini ve uzay kaynaklarını kullanma potansiyelini denemek ve değerlendirmek için çalışılıyor. Ekip, bu verileri toplamak için gezicinin bir sonraki çağrı limanlarını planlayarak geziciden azami bilimsel fayda sağlayan bir keşif çözümünü optimize etmek için çabalıyor.

Mars’ta yaşam olup olmadığını bilmek neden önemli?

Gezegeni bir döngü içerisinde düşünürsek Dünya’da canlı organizmalara sahip olmamız, gezegenin evrimleşme şeklini temelden etkiledi. Bu da diğer faktörlerin yanı sıra Dünya’nın iklimini ve atmosferik bileşimini etkiledi. Gezegenlerin yaşanabilir olduğu yerlerde organizmalar varsa, bu, gezegen evriminin alabileceği birçok farklı yön olduğu anlamına geliyor. Tarnas, güneş sistemimizde potansiyel olarak birçok yaşanabilir nesne olduğunu ancak şimdiye dek bildiğimiz yaşanabilir bir yüzey ortamına sahip tek nesnenin Dünya olduğunu söylüyor.

“Mars’ta geçmişte yaşam barındırdığına dair izler taşıyan ortamlar olduğunu zaten biliyoruz, bu yüzden asıl soru şu: “Onlarda yerleşim var mıydı?” – Tarnas

Bu soruyu yanıtlamak, benzer çevresel koşulların hüküm sürdüğü gezegenlerde yaşamın var olma olasılığının belirlenmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda araştırmacıların diğer gezegenlerde yaşamın var olması için gerekli biyokimyasal sistemlerin birlikte etkileşime girdiği mekanizmaları belirlemelerini sağlayabilir. Araştırmacılar bu sayede bir gezegenin evrimini temel olarak haritalandırabilir.

Ay’da veya Mars’ta yaşamak mümkün mü?

Tarnas’a göre bu durum kesinlikle gerçekleşebilir. Bu ifadenin arkasında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda onlarca yıldır yaşayan ve oldukça zorlu koşullara maruz kalınan bu kontrollü ortamla mücadele edebilen uzay araştırmacıları gerçeği bulunuyor.

Bununla birlikte, yerinde kaynak üretmenin ve gezegen yüzeyindeki malzemeleri kullanmanın yollarını ne kadar hızlı bulabilirsek, Dünya’dan malzeme/kaynak gönderme ihtiyacımız da o denli az olabilir. Bu noktada bir öngörü de bulunacak olursak farklı bir gezegende aynı anda birçok ihtiyacımızı karşılayabilecek bir teknoloji hâlihazırda bulunuyor. 3D yazıcı teknolojisi sayesinde gerek evlerimizi gerekse yiyeceklerimizi 3D olarak yazdırabiliriz. Bu da pek çok farklı kaynak ihtiyacımızı karşılayabileceğimiz sürdürülebilir bir üretim modeli anlamına geliyor.

3D baskı gıda
3D baskı gıda

“Yalnızca bulunduğunuz çevreden daha fazla kaynak elde etmeye güvenemezsiniz, her şeyi mümkün olan en büyük ölçüde yeniden kullandığınızdan emin olmalısınız ve bence bu süreçten çıkarılabilecek çok fazla ders bulunuyor.” – Tarnas

Mars ve diğer gezegenlerde yaşamanın geleceği

Tarnas, röportajını şu cümlelerle sonlandırıyor:

“İnsanların çok gezegenli hâle geldiği, yaşamın güneş sisteminin içindeki ve dışındaki nesneler ve gezegenler üzerindeki etkisini anladığımız bir geleceği düşünmenin çok heyecan verici olduğunu düşünüyorum. Dünya’da öğrenebileceğimiz her şeyi öğrendik, diğer gezegenleri keşfetmeye gitmeliyiz ya da zaten ‘Dünya’yı mahvettik, bu yüzden bu diğer gezegenlerde yaşamak zorundayız’ savunucusu değilim. Gerçekten Dünya’nın ve diğer gezegenlerin hem keşif bölümünün hem de yaşayan bölümünün sinerjik bir çaba olması gerektiğini ve yalnızca sinerjik bir çaba olarak başarılı olacağını düşünüyorum.”

İleri okuma için:

[button color=”red” size=”normal” alignment=”center” rel=”follow” openin=”newwindow” url=”https://www.gelecekburada.net/marsta-oksijen-uretme-deneyleri-moxie/”]Mars’ta Oksijen Üretme Deneyleri: MOXIE[/button]

[button color=”red” size=”normal” alignment=”center” rel=”follow” openin=”newwindow” url=”https://www.gelecekburada.net/nasanin-marsta-3b-konutlar-yarismasinda-son-asama/”]NASA’nın ‘Mars’ta 3B Konutlar’ Yarışmasında Son Aşama[/button]

[button color=”red” size=”normal” alignment=”center” rel=”follow” openin=”newwindow” url=”https://www.gelecekburada.net/marstaki-gelecegimizi-arastirmak-icin-20-fare-uzaya-gidiyor/”]Mars’taki Geleceğimizi Araştırmak için 20 Fare Uzaya Gidiyor[/button]

Kaynak: Interesting Engineering

Share:

administrator

Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi 4. Sınıf öğrencisi olan İrem; eğitim teknolojileri ve psikolojisi, sosyal psikoloji, dil öğreniminde teknolojinin etkisi gibi alanlarda öğrenime ve paylaşıma olan ilgisiyle beraber geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir