Pandeminin etkisiyle yaklaşık bir yıldır değişen çalışma yöntemleri çağımızın en büyük sorunun ekmeğine yağ sürdü: Ekran bağımlılığı hiç olmadığı kadar yaygınlaştı. Bu problemle başa çıkmak için keşfedilen çözümlerden en popüleri ise dijital detoks.

Dijital bağımlılık, kişinin kendini dijital cihazları kullanmaktan alıkoyamaması şeklinde tanımlanıyor. Dijital cihazları kullanmaktan kendini alıkoyamayan kişiler zamanla cihazların kullanımı üzerindeki hâkimiyetini yitiriyor. Bu kişiler dijital cihazlarla o kadar çok vakit geçiriyor ki günlük hayatındaki sorumluluklarını aksatmaya başlıyor. Aslında bahsettiğimiz ekran bağımlılığının alkol, sigara vb. bağımlılıklardan hiçbir farkı yok. Kişi kendini alkole ya da sigaraya değil, dijital dünyaya bırakıyor.

Teknolojik cihazlardan ayrı kaldığı zorunlu durumlarda kişilerde sinirlilik ve gerginlik halleri gözlemleniyor. Madde bağımlılığında yaşanan yoksunluk durumuna benzer şekilde teknolojik cihazları kullanmaya yönelik yoğun bir istek oluşuyor ve dijital dünyadan uzak kalmak için çaba harcanması gerekiyor.

Anlattıklarımız size aşırı mı geldi bilemiyoruz fakat dijital bağımlılık bu şekilde açıklanıyor. Üstelik öğrendiklerimiz bizlere hiç de uzak gelmedi. Okuduğumuz her maddenin yanına bir “tik” koyduk desek pek yanlış olmaz.

Dijital Bağımlılığın Etkileri

Dijital bağımlılığın hem fiziksel hem psikolojik olumsuz etkileri bulunuyor. Fiziksel yan etkileri gözlemlemek daha kolay oluyor. Ekran başında geçirilen saatler vücut postüründe bozulmalara sebep oluyor; bu da şiddetli ağrıları beraberinde getiriyor. Dijital ekranlardan yayılan mavi ışık hormon salınımını bozuyor. Hormon salınımında bozulmalar ise uyku problemi, halsizlik, yorgunluk gibi olumsuz etkileriyle günlük hayata sekte vuruyor.

Psikolojik etkilerse daha zor gözlenebiliyor fakat etkileri daha derin oluyor. Öncelikle günün neredeyse tamamını sanal kimliğiyle dijital dünyada geçiren kişi gerçeklik algısını kaybedebiliyor. Bu durum çocuklarda ve gençlerde daha ciddi problemlere sebep olabiliyor çünkü o yaşlarda kimlik karmaşası daha yoğun yaşanıyor. Ayrıca sosyal çevresine, işine veya ailesine ayırdığı kaliteli zaman azaldıkça kişisel ilişkilerde sorun yaşanabiliyor.

Bu sorunların belki birini, belki birkaçını ya da tamamını sizler de tecrübe ediyor olabilirsiniz. Dijital bağımlılık boşuna çağımızın hastalığı olarak nitelendirilmiyor.

Çözümü Var mı?

Bağımlılık kategorisinde değerlendirilen her şey gibi dijital bağımlılığın çözümü de arınma. Fakat günümüz şartları göz önünde bulundurulduğunda teknolojik cihazları kullanmayı tümüyle bırakmak imkânsıza yakın görünüyor. Bu nedenle dijital bağımlılığın çözümü olarak aralıklı dijital detoks öneriliyor.

Dijital detoksta hedef teknolojik cihazlarla bağlantıyı tümüyle kesmeden günlük hayata yansıyan olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi. Detoksun detayları kişinin ihtiyaçlarına göre belirleniyor. Örneğin, teknolojik cihazlara bakmadan sürdüremeyeceğiniz bir mesleğiniz varsa detoks süreniz zorunlu olarak azaltılabilir ya da gün içinde uzun saatler harcadığınız tek bir sosyal medya platformu birkaç gün tümüyle kısıtlanabilir. Gerçek bir arınma isteyenlerse tüm teknolojik cihazlarla arasına birkaç gün mesafe koyabiliyor.

Detoks yöntemleri dışında detoks uygulamaları da mevcut. Direkt olarak telefonunuzu ya da belli uygulamaları süreli olarak kitleyebiliyorsunuz.

 

Başlangıç seviyesi için sosyal medya bildirimlerini kapatmak, sık kullanılan mobil uygulamaların yerini değiştirmek ya da uygulamaları telefondan birkaç gün kaldırmak öneriliyor. Ek olarak birçok telefon, ekrana bakma ya da uygulama bazlı kullanım saatlerinizi gösteren özellikler barındırıyor. Bu özellikleri keşfedip kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmenin de başlangıç seviyesindeki dijital detoks için yararlı olduğu söyleniyor. Çünkü geçirdiği saatleri somut olarak görmek kişinin eyleme geçmesini kolaylaştırıyor. “Instagram’da gün içinde geçirdiğim 3 saatte ne yaptım?”, “Bu 3 saati daha verimli geçirmek için ne yapabilirdim?” gibi sorularla detoks sürecini siz yönlendirmiş oluyorsunuz.

Denedik Gördük

Dijital dünya denince ilk akla gelen influencerlardan birçoğu dijital detoksu aylık rutininin bir parçası haline getirmiş durumda. Ben de yazıda sizlere deneyimlerimi aktarabilmek için bir haftalık dijital detoks uyguladım. 1 haftalık dijital detoks maceramı sizler için 4 maddedde özetledim:

  • En çok vakit geçirdiğim uygulamanın Instagram olduğunu biliyordum. O yüzden işe önce Instagram’da ne kadar süre harcadığımı gösteren kısmı keşfetmekle başladım. Haftalık ortalamamı görebildiğim kısımda bildirimleri özelleştirebildiğimi ve kendime süre limiti koyabildiğimi gördüm.
Instagram’da geçirdiğim günlük sürenin yaklaşık 2 saat olduğunu fark ettim
  • Önce Instagram’daki tüm bildirimlerimi sessize aldım, sonra her gün 10 dakika limit belirledim. 10 dakikayı geçtiğimde Instagram’dan uyarı alıyordum.
Günlük kullanımımı uygulama üzerinden 10 dakika ile sınırlandırdım
  • İlk 3 gün akşam olmadan Instagram’dan belirlenen süre limitini aştığımla ilgili bildirim aldım. Sonrasında uygulamaya bakmamak o kadar zor oldu ki 3. günün sonunda uygulamayı telefonumdan sildim.
  • 3 günlük alışma sürecinin sonunda uygulamayı da telefonumdan silince detoks önerileri ışığında Instagram’da geçirdiğim süreyi nasıl daha verimli Birr hâle getirebilirim diye düşündüm ve kalan 4 gün için farklı aktiviteler belirledim. Yürüdüm, kitap okudum, tatlı yaptım, meditasyon bile denedim.

Şimdi Değilse Ne Zaman?

Dijital detoksun ilk 3 gün beni ne kadar zorladığını fark ettiğimde dijital bağımlılığın hafife alınmaması gerektiğini anladım. Vücudunuzun ve zihninizin neye ihtiyacı olduğunu anlamak için siz de kendinize bir şans vermelisiniz. Ben meditasyonun bana uygun olmadığını, uzun saatler tempolu yürüyecek kondisyonum kalmadığını ya da tatlı yapmanın beni eğlendirdiğini, açık havada yürümenin iyi geldiğini bu şekilde keşfettim.

Dijital detoks benim için tahmin edemeyeceğim kadar uzun saatleri aslında hiçbir şey yapmayarak geçirdiğimi fark etmek ve bu saatleri daha verimli hâle getirmenin çok keyifli bir keşfediş süreci olduğunu anlamak oldu. Dijital kontrolümü kaybettiğimi hissettiğim dönemlerde deneyeceğime eminim.

Senin için dijital detoks ne demek? Keşfetmenin tam sırası!

Kaynak: siliconrepublic.com

Share:

administrator

Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan İpek, organizasyonların çalışma yapılarını inceleyen projeler içinde yer almayı seviyor. Ayrıca yeni tarifler denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif alıyor. Paylaşmak demişken, Gelecek Burada'da hem kendisi öğreniyor hem de öğrendiklerini ve düşündüklerini çoğaltmak için yazıyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.