Ülkemizin en büyük sorunlarından birisi olan deprem tüm dünyada da binlerce insanın canını almaya, maddi ve manevi kayıplara sebep olmaya devam ediyor. Sismik hareketlerin durmak gibi bir niyetinin olmaması, bizi deprem konusunda farklı inovatif çalışmalar yapmaya itiyor. Depremi durduramıyorsak bile bize zarar vermesini durdurabiliriz diye düşünüyoruz.
1975 yılında kurulan sivil toplum kuruluşu Euro-Mediterranean Seismological Centre (Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi), yaşanan depremlerden sonra insanların sismoloji merkezinin web sitesine akın ettiğini fark etmiş ve bu potansiyeli değerlendirmek istemiş. İnsanlık için büyük önem arz eden deprem tahmini konusunda fazla ilerleyememiş olsak da imece usulü (crowdsourcing), herkesin elindekileri paylaştığı bir platform ile depremlerin zararını azaltabilir, deprem sonrası yakınlarımızla iletişim konusunda daha hızlı olabiliriz. EMSC’nin yayınladığı LastQuake uygulaması, deprem yaşandığı düşünülen yerlerdeki kullanıcılarına çok kısa bir sürede bildirim göndererek hem deprem konusunda bilgi toplamaya hem de depremzedenin yakınları ile iletişim kurmasını sağlamaya çalışıyor.
Deprem sonrası insanların 3 ana hareket biçimi bulunduğunu gözlemleyen EMSC; Twitter, Google ve EMSC sitesi üzerindeki trafiğin değerlendirilmesi için çalışmalara başlamış. Twitter’daki anahtar kelimelere sahip tweetler, EMSC sitesine gelen ziyaretçilerin konumları ve LastQuake uygulamasındaki girişleri birleştiren merkez, daha doğru deprem sonrası analizler yapabiliyor. Bu da, milyonlarca insanın bilgilenmesi ve gelecekte olacak depremlerin de hem önceden tahmin edilmesi hem de deprem sonrası yaşanabileceklerin daha iyi tahmin edilebilmesi anlamına geliyor.
Ağustos 2018’de Bali’de yaşanan depremde dakikalar içinde 1000’e yakın geri bildirim aldıklarını belirten takım, “insanlar bizim gerçek zamanlı sensörlerimiz” diyor.
“Etkili ve oldukça temiz bir sinyal. Bir deprem zamanın belli bir noktasında gerçekleşir ve daha sonra bilgi arayan insanların bir hareketlenmesi vardır. İnsanlar bizim gerçek zamanlı sensörlerimiz.”
Bu yöntem ile toplanan bilgiler sismik verilerin yerini almaktansa, onlara eklenerek kümülatif bir veri seti oluşturuyor. Böylece uzmanlar hem bilimsel hem de sosyolojik olarak depremlerin etkilerini ölçebilmiş oluyor.
LastQuake uygulamasını indirip biraz inceledik ve gördük ki aslında Türkiye’de de kullanan birkaç insan var. Ancak, yakın gelecekte beklenen büyük İstanbul depreminin yaklaşık 16 milyon insanı mağdur edebileceğini düşündüğümüzde bugün bizim bile bu uygulamayı yeni keşfediyor olmamız ve alternatiflerinin gündemimizde olmaması oldukça umut kırıcı.
Bu düşünceden sonra Android ve iOS’taki deprem ile ilgili uygulamalara kısa bir göz attık. Aslında birçok deprem uyarı uygulaması olsa da AFAD ve EMSC’nin uygulamaları daha dikkat çekici duruyor. AFAD, birkaç yıl önce sitesinden yaptığı duyuruda “depremi hissettiniz mi” kısmından kullanıcıların fotoğraf ve bilgi girişi yapabileceğini belirtmiş ancak şu an Google Play’de yer alan e-afad versiyonda böyle bir özellik bulunmuyor. E-Afad uygulamasındaki yayıncı kısmında “Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı” ifadesi yer alsada AFAD’ın sitesindeki “mobil uygulama” linkleri yine site içerisinde bir yönlendirme yapıyor.
Kaynak: TechnologyReview






