Günümüz finans sistemlerinin aksine merkeziyetsiz finans anlamına gelen DeFi (Decentralized Finance) terimi, bir grup yazılım mühendisi ve girişimcinin geliştirdiği block zinciri üzerine inşa ediliyor ve geleceğimizi dönüştürebilecek bir finansal hizmeti temsil ediyor.

2018 yılında ortaya çıkan DeFi’nin günümüzde önemli bir rolü bulunuyor ve gelecekte etkisinin giderek artacağı öngörülüyor. Kripto cüzdana sahip ve kimlik doğrulamasını gerçekleştirdiğiniz zaman ticaret yapabilir, kredi çekebilir ve hatta El Salvador gibi kripto parayı yasal para olarak kabul eden ülkelerde alışveriş bile yapabilirsiniz. Tek yapmanız gereken yaklaşık 10 milyon insanın yaptığı gibi MetaMask’e benzer uygulamaları telefonunuza indirmek ve cüzdanınızı kurmak!

MetaMask uygulamasından alınan birkaç ekran görüntüsünde kişiye özel cüzdanı görebiliyoruz.

Merkeziyetsizlik anlayışını benimseyen finansın temelleri, dijital nakit için yeni bir sistemin detaylarını ve sınırlarını belirleyen Bitcoin’in teknik raporundan geliyor. Bu yeni kripto paranın oluşturulmasından birkaç yıl sonra Ethereum’un da geliştirilmesiyle birlikte, Merkeziyetsiz Finans hızlı bir yükselişle popülerlik kazandı ve toplumda dikkat çekmeye başladı. 

DeFi nedir?

Geliştirilen yeni sistemin en önemli özelliği merkeziyetçiliğe karşı çıkması diyebiliriz. Günümüzdeki sistemlere baktığımız zaman tüm para hareketleri izlenebiliyor ve belirli sistemlerde toplanıyor. Ancak kripto para sistemlerinde durum böyle değil. Örnek olarak Bitcoin’i gösterebiliriz. Temel olarak, yapılan bütün işlemler birçok farklı bilgisayarda bulunan veri tabanlarına kaydediliyor ve böylece tek bir sunucudan oluşan merkeziyetçiliği ortadan kaldırıyor. Bu kayıtların tamamı verilerimizi şifrelemek için kullanılan kriptografi tekniği ile güvence altına alınıyor.

DeFi, hâlihazırda bulunan kripto para konseptini bir adım öteye taşıyor ve para transferlerini tamamen dijital ortama geçirmeyi amaçlıyor. Merkeziyetçiliğe karşı oluşturulan borsa ve kredi verme sistemleri, 2013 yılında Vitalik Buterin tarafından geliştirilen Ethereum ağı gibi blok zincirleri kullanıyor. Bitcoin’in blok zinciri, yalnızca kripto para üzerine yapılan işlemleri takip etmek için kullanılırken, Ethereum’un blok zinciri, farklı programları da ekosisteminde barındırabilecek şekilde oluşturuldu. Ethereum işlemlerinin daha hızlı yapılabilmesi için işlem gücü sağlayan bilgisayarlar, diğer bir deyişle madencilik yapan cihazlar, bu çalışmalarının karşılığı olarak Ethereum ile ödüllendiriliyor.

DeFi (Merkeziyetsiz Finans) geleceğin finans sistemini oluşturmayı amaçlıyor.

Kripto Para ve DeFi’nin Yenilikleri

Bitcoin’in çıktığı dönemdeki en önemli yeniliklerinden biri, iki kullanıcının birbirleriyle direkt olarak dijital ortamda para transferi yapma potansiyeliydi. Her ne kadar bu para ticaretini günümüzde kağıt paralarla çok kolay bir biçimde yapıyor olsak da Bitcoin’den önce PayPal gibi şirketlerin dışında uygun komisyonlarla dijital para transferi yapabilmek mümkün değildi. Kısacası, merkezileştirilmiş sistem yüzünden para transferleri üçüncü kişiler tarafından takip edilebildiği gibi fahiş rakamlarla fiyatlandırılıyordu.

Para transferi yapılırken bırakılan dijital ayak izi sayesinde şüpheli gözüken işlemlerin sahipleri tutuklanarak olası tehlikeler engellenebiliyor ve bazı işlemlere sansür koyularak diğer kullanıcıların kötü bir şekilde etkilenmemesi için çalışılıyordu. Örneğin, hükûmet yetkililerin hoşuna gitmeyecek şekilde hareket eden bir şirket iseniz siyasi ve diğer nedenlerden dolayı para transferi işlemleriniz askıya alınabilir ve milyon dolarlar kaybedebilirsiniz. Bitcoin gibi blockchain teknolojisini kullanan sistemler, kişiler arasındaki ödemeler sırasında neredeyse %100 takip edilemezliği sağlamak ve baskıyı azaltmak için tasarlandı.

Günümüzde bir şirketin hissesini almak istediğinizde birçok işlemden geçmeniz gerekiyor. Öncelikle bir hesap açmalı, belirli sözleşmeler imzalamalısınız. Ek olarak, hisse senedi alım sayfasında verdiğiniz satın alma emri, komisyoncu ve borsa aracılığıyla işleniyor ve güvenliği sağlamak amacıyla ayrıca belirli saklama bankalarında tutuluyor (Türkiye’de Takasbank). Bu şekilde, bu aracı birimlerin her birine ödemeniz gereken ücretlerden dolayı anaparanızın bir bölümü yatırımın en başından eksilmiş oluyor.

Birçok banka, hisse senedinizi almadan önce sizden %5-%10 arası komisyon ücreti alabiliyor.

Tüm bu geleneksel ek ücretler oluşturan sistemlere karşılık bir DeFi borsa sistemi, aracı birimleri ortadan kaldırıyor. Ethereum platformunda bulunan Uniswap borsasını kripto para ticareti yapmak için kullandığınız zaman yatırımınız, Uniswap’ın akıllı sözleşmeler olarak bilinen otomatik programları tarafından çözümlenerek kripto cüzdanınıza rahatlıkla ekleniyor. Ethereum platformunun ara birimleri ortadan kaldırdığını düşünürsek işleminizden alınan komisyonun da bir hayli azaldığını fark edebiliriz. DeFi gibi teknolojiler sayesinde gelecekte paramızı daha etkili bir şekilde kullanabiliriz.

NFT Tokenleri

Değiştirilemez token (non-fungible token) olarak adlandırılan NFT teknolojisi, blockchain gibi dijital bir ortamda depolanan değiştirilemez bir veri birimi olarak biliniyor. NFT’ler; fotoğraf, video, ses ve diğer dijital dosya türleri gibi kolayca çoğaltılabilen öğeleri benzersiz öğeler olarak temsil etmek için kullanılabilir.

NFT’yi anlayabilmek için ilk önce eşsizlik özelliğini ele alabiliriz. NFT esasında tıpkı Bitcoin ya da diğer kripto paralar gibi Blockchain teknolojisini kullanan bir varlık. Herhangi iki kişi ellerindeki Bitcoin’leri takas etse bir değer kaybı meydana gelmeyeceği için Bitcoin’in eşsiz olması gibi bir durum söz konusu değil. Ayrıca, Bitcoin’ler tıpkı Türk Lirası’nın kuruşları gibi kendi birimi olan “Satoshi”lere bölünebilir. Ancak NFT eşsiz olduğu için bir diğer NFT ile takas edilemez, birebir para işlevi göremez. İşlemleri blok zincirine işlemesi ve kriptografik bir varlık olması gibi özellikleri Bitcoin ile benzerlik gösterse de NFT bu özelliğiyle kripto paralardan ayrılır.

DeFi’nin Avantajları ve Dezavantajları

Merkeziyetsizliği benimseyen DeFi’de sansürleme veya silme işlemlerinin zor olması da bazı avantajları ve dezavantajları beraberinde getiriyor. Birçok bilgisayardan (sunucudan) oluşan bir ağda veritabanını kontrol etmek ciddi bir güç gerektirdiğindne dolayı işlem hızı düşebiliyor ve bunun sonucunda işlemlerin komisyon fiyatı artabiliyor. Bu düşük hız/yüksek komisyon durumunu şöyle görselleştirmiştik.

DeFi teknolojisinin herkesin kullanımına açık olması, kötü niyetli kullanıcılar sebebiyle risk unsuru olabiliyor. Kimlik bilgileri olmadan kredi alabildiğiniz ve sanal para ticareti yapabildiğiniz bu platformda, çeşitli dolandırıcılık durumları meydana gelebilir ve kullanıcıların cüzdanlarını kötü etkileyebilir.

Blok zincirlerin kodu genellikle açık kaynak olarak bulunabiliyor ve bundan dolayı da sistemlere karşı yapılan saldırılar kolaylaşabilir. Günümüzdeki sistemlere de bu saldırıların yapılma ihtimali bulunduğu için araştırmacılar gelecekte güvenliğin bir problem olmayacağını düşünüyor.

Merkeziyetsiz olarak kurgulanan uygulamalara Decentralized App’in kısaltması olarak dApp ismi veriliyor.

3 Önemli dApp Örneği

Uniswap – Merkeziyetsiz bir borsa olan Uniswap, kripto ticaretinde günlük 1 milyar dolardan fazla işleme ev sahipliği yapıyor. Buna ek olarak Uniswap’in geliştirdiği sistem ile tokene sahip olan kullanıcılar borsada yapılacak değişimlere oy verebiliyor. Aslında bu şekilde tokene sahip olan kullanıcılar kendi paralarının geleceğini kendileri belirliyor. Bitcoin veya Binance Coin gibi ‘platformlarda’ bunu yapmamız mümkün olmasa bile Ethereum’u temel alarak geliştirilen bu sistemler ile kullanıcılar direkt olarak duruma müdahale edebilir.

Aave – Geliştirilen yeni sistem sayesinde kullanıcılar bankalardaki gibi herhangi bir aracıya gerek duymadan talep ettikleri anda çeşitli kripto para birimlerini ödünç alabiliyor. Kullanıcılar, kendi hesaplarından kripto para şeklinde borç vermek istediklerinde faiz kazanırken borç almak istediklerinde ise faiz ödemeleri gerekiyor. Bu sistem ile yapılan para akışları çok daha hızlı gerçekleşebiliyor ve bankaların kestiği komisyon bedeli gibi yüksek ücretlerin etkisi azaltılabiliyor.

MakerDAO – MakerDAO, Ethereum blok zincirindeki otomatik bir akıllı sözleşmeler sistemi aracılığıyla kendi değerini mümkün olduğunca bir ABD dolarına yakın tutmayı amaçlıyor. Sistem, borçlanma ve borç vermeyi yöneten akıllı sözleşmelerin yanı sıra kredilerin değerini düzenlemek için DAI ve MKR olmak üzere iki ayrı para biriminden oluşuyor. Bu şekilde bankacılık sektöründeki tüm imkânları sanal bir ortama taşıyor ve insanların hayatını kolaylaştırıyor.

Gerçekleştirilen tüm gelişmelere baktığımız zaman, kısa bir süre içerisinde DeFi gibi merkeziyetsizliği benimseyen teknolojiler sayesinde günümüzdeki sistemin bize dayattığı sömürgecilik ruhundan çıkarak herkesin eşit olduğu bir zamana gidebiliriz. Her ne kadar teknolojinin bazı eksikleri bulunsa da gelecekte Bitcoin’lerimiz ile alışverişe gidebilmemiz mümkün olabilir.

Kaynak: Quartz

Share:

administrator

Robert Kolej’de 10. sınıf öğrencisi olan Can, yapay zekanın ve kodlamanın içinde bulunduğu projelerde yer almayı seviyor. Kendini geliştirmek için programlar kodluyor ve uygulamalar hazırlıyor. Ayrıca, ekonomi alanına da ilgi duyuyor ve borsayı takip etmeyi seviyor. Yeni şeyler öğrenmeye ve araştırmaya karşı isteği, onun geleceği araştırmasını ve bu konular hakkında yazılar yazmasını sağlıyor.