Yenilenebilir ve karbonsuz enerji kaynakları, küresel ısınma ile savaşımızda en büyük kozlarımızdan birisi. Ancak henüz  ana akım olabilmiş değiller.

Özellikle son on yılda tüm dünyada örneklerini görmeye başladığımız rüzgar türbinleri, önemli bir enerji kaynağı olarak karşımıza çıkmış durumda. Birçok ülkenin karbonsuz elektriğini karşılamayı başaran türbinler, doğanın tahmin edilemez hareketlerinden dolayı bazen verim konusunda hayal kırıklığı yaratabiliyor. Bu sorunu çözmek için geçtiğimiz yıl bir araya gelen DeepMind ve Google, orta Amerika’da yer alan 700 megawattlık kapasiteye sahip bir rüzgar türbini tarlası üzerinde makine öğrenimi algoritmalarını kullandı.

Geniş bir çapta hava durumu tahmini ve türbinlerin geçmiş verileri ile beslenen bir nörol ağ eğiten mühendisler, DeepMind’ın sisteminin 36 saat önceden tahminde bulunmasını istedi. Bu tahminlere göre türbinlerden şebekeye aktarılan elektriğin zamanlaması daha planlı bir şekilde yapıldı.

Haberi kendi sitesinden duyuran DeepMind, “Algoritmamızı hala geliştirmeye devam etmemize rağmen şu an için rüzgar çiftliklerimizde kullandığımız makine öğrenimi algoritmaları olumlu sonuçlar verdi. Makine öğrenimi bugüne kadar rüzgar enerjimizin değerini %20 artırdı.” kelimelerini kullandı.

Rüzgar türbinlerinde aşamadığımız eksikliklerimizden birisi olan gücü depolama sorunu da böylece biraz olsun aşılmış oldu. DeepMind “Rüzgarın değişkenliğini engelleyemeyiz ancak makine öğrenimi algoritmalarıyla rüzgar gücünü daha tahmin edilebilir ve daha değerli bir şekilde kullanabiliriz.” cümlesiyle, bugün sorun yaşadığımız doğal kaynaklarımızın birçok teknoloji ile nasıl lehimize çevrilebileceğine dair güzel bir ipucu sunmuş oluyor.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.