2018 yılı çok uluslu firmaların çevresel ayak izlerini bir nebze de olsa azaltmaya çalıştıkları bir yıldı. Kimi uygulamalar kapitalist kandırmaca yöntemleri olsa dahi her çatlaktan bir tohum yeşerebileceği ihtimali bizler için üzerinde durulması gereken önemli bir husus olmalı. Peki kim, ne yaptı ve yapmaya devam ediyor?

Öncelikle, birçok kuruluş tek kullanımlık plastiklere teşekkür ederek 2025 yılına kadar, tüm plastik ambalajların yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir ya da gübrelenebilir olmasını ve çevreye zarar verdiği okyanuslarda ya da çöplükte kalmamasını istiyor.

Geniş bir eylemci grubundan gelen baskıdan etkilenen Starbucks, 2020 yılına kadar tek kullanımlık plastik çubuklardan vazgeçme sözü verdi. American Airlines gibi diğer büyük firmalar da tek kullanımlık plastiklerde benzer değişiklikler yapıyor. McDonald’s ve Starbucks kompostlanabilir kahve bardağı geliştirmek için birlikte çalışıyor.

Kompostlanabilir (Gübrelenebilir/doğada çözünebilir) Bardak

Ellen MacArthur Vakfı tarafından başlatılan, aralarında H&M, PepsiCo ve Unilever gibi markaların bulunduğu 250 kuruluş, Dünya Ekonomik Forumu ve 40 akademik kurum da dahil olmak üzere, plastik konusunda küresel bir ekonomi geliştirmek için birlikte çalışarak gerektiğinde plastikten uzaklaşmak ve kullanılan her plastiğin geri dönüştürülmesini sağlamak istiyor.

Dell ve Lonely Whale Foundation, NextWave tarafından başlatılan bir ortaklıkla şirketleri, okyanusa atılan plastikleri toplamaya ve ürünlere dönüştürmeye teşvik ediyor. Örneğin HP, Haiti’de Port-au-Prince’de toplanan plastikten mürekkep kartuşları üretiyor. Ikea da bu yıl okyanusa bağlı plastikten üretilen prototip ürünler çıkarmaya başlayacak.

Everlane, ReNew koleksiyonu ile geri dönüştürülmüş plastiği dış giyim üretiminde kullanmaya başladı ve 2021 yılına kadar plastiği tüm tedarik zincirinden kaldırma sözü verdi.

ReNew Koleksiyonu

The North Face de bu yönde hareket ediyor. Geçtiğimiz yıl dış giyim perakendecisi, milli parklarda toplanan ve dönüştürülen şişelerden yapılan tişörtler ve çantalar içeren Bottle Source Collection temasını başlattı. Popüler ThermoBall ceketlerinin geri dönüştürülmüş plastik şişelerden yapılması buna bir örnek.

ThermoBall Ceket

Thread ve Repreve dahil olmak üzere birçok şirket, özellikle plastikten iplikler ve tekstil ürünleri üretmekte ve onları kendi mallarına entegre etmek isteyen giyim şirketleriyle ortak olarak çalışıyor.

Yine de plastik, çevresel zararların sadece bir yönü. Gelişmekte olan dünyanın bazı bölgelerinde, ormansızlaşma ve monokültür yetiştiriciliği uygulamalarının yerel çevrelere zarar verdiğini kabul eden bazı şirketler farklı ekosistemleri geri kazanmak için çalışıyorlar. Örneğin kozmetik şirketi Lush, ürünlerinde kullandığı vanilya ve avokado gibi yerel mahsullerin yeniden büyümesini teşvik etmek için Guatemala’da bir çalışma başlattı ve çiftçilere bu ürünleri yeniden ekmeleri için fon sağlayarak palmiye yağı tarlaları için onlarca yıllık orman kirliliğinin zararlarını tersine çevirmek istiyor.

Organik bir gıda şirketi olan  Annie’s, rejeneratif tarım uygulamaları kullanan bir çiftlikten buğday elde ediyor. Bu yöntemle hem toprağı geri yükleyen hem de topraktaki karbonu tutan bir ekim ve arazi kullanımı sağlanıyor ve rejeneratif tarım sertifikası programları geliştirilerek kullanımını yaygınlaştırmak istiyor.

Belki de bu yılki en büyük çevre yenileme çalışması olarak, Apple, gezegendeki en etkili karbon emici türlerden biri olan 27.000 dönümlük bir mangrov ormanını restore etmek ve korumak için Kolombiya’da büyük bir girişime imza attı.

Kimi şirketler de çevresel zararların baş aktörü karbonu azaltmak için sürdürülebilirlik girişimlerinden emisyonları azaltma çalışmalarıyla ilgileniyor. UPS ve FedEx dahil olmak üzere bir dizi teslimat şirketi dağıtım ağını elektrikli araçlara dönüştürmek için çalışmalara başladı. UPS, teslimatları e-bisikletle test ederken, Ikea da sıfır emisyonlu dağıtım araçlarını deniyor.

Daha geniş bir ölçekte, Apple, güneş ve rüzgar üretimini artıracak bir dizi yardımcı programla çalışarak kendi tesislerinde %100 yeşil enerji kullanıyor. Aynı zamanda, tedarik zinciri boyunca birlikte çalıştığı bir dizi şirketi temiz enerjiye geçmeye başlaması için ikna ederek teknoloji endüstrisi adına önemli bir emsal teşkil etti.

Apple Park’ın güneş panelleri

Yenilenebilir enerji ile ilgili giyim firması Levi’s’ın da hedefleri var: 2025 yılına kadar kendi tesislerinde %100 yenilenebilir enerji ile enerji sağlamak ve aynı zamanda bu binalardaki emisyonları %90 oranında azaltmak. Levi’s ayrıca tüm tedarik zinciri boyunca emisyonları %40 azaltmak istiyor ki bu çoğu şirketin yapmaya çalıştığı bir şey değil. Bununla birlikte, bunu yapmak küresel çarpışmalara yol açabilir ve tüm imalat ve konfeksiyon endüstrisinin kendi süreçlerini temizlemede uygulayabileceği bir örnek oluşturabilir.

Yaşanabilir bir gelecek için iklim değişikliğini durdurma adına ulusal ve sistematik reformlara ihtiyacımız olsa da, göz önünde olan bu şirketlerin çabası önemli bir fark yaratabilir. Toplumu oluşturan bireylerin ise, ne geçmişe kızgınlıkla ne de ileriye korkuyla bakmadan, sadece etraflarına farkındalıkla bakmaları; yaşanması beklenen değişikliklere kolayca adapte olmalarını sağlayacaktır.

Kaynak: FastCompany

Share:

administrator

96'da İstanbul'da doğdu, Marmara Üniversitesi Basım Teknolojileri bölümünde yüksek lisanına devam ederken İş Geliştirme alanında çalışıyor. Sonunda soru işareti olan her şeye ilgi duyarken geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir