Bitcoin üretiminin enerji tüketim oranlarında devletlere yarattığı sıkıntıyı daha önce gündeme getirmiştik. İran, Bitcoin madencilik faaliyetlerinin enerji tüketiminin baş edilemez boyuta geldiğini öne sürmüş ve elektrik tüketimine bir sınırlama getirebilmek için yeni yasalar çıkarmıştı. Son yayınlanan raporlar Bitcoin enerji tüketiminin rekor seviyelere ulaştığı sonucunu açıkça ortaya koyuyor.

Bitcoin üreticileri İran konusunda suçlamaları kabul etmemiş olsa da ortaya çıkan sonuçlar akıllara “Acaba İran Hükûmeti haklı mıydı?” sorusunu getiriyor.

Neden Bu Kadar Yoğun Enerji Harcanıyor?

Bitcoin üretebilmek kripto para kullanımının en maliyetli kısmı olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü Bitcoin üretebilmek için özel işlemciler normal bilgisayarların kapasitesinden çok daha karmaşık işlemleri yapıyor. Bunun için de yoğun bir elektrik kullanımı gerekiyor.

Son bir yılda Bitcoin’in değerinin 7 kat artarak rekor seviyelere dayanması kripto para birimini herkes için daha cazip bir hale getirdi ve daha çok kişinin Bitcoin üretim işine girmesini sağladı. Bu gelişme kripto para mecrasında olumlu bir haber olarak değerlendirilse de daha fazla insan, daha fazla işlemci; daha fazla işlemci de daha yoğun bir elektrik tüketimi anlamına geliyor.

Bu artışa dikkat çekmek isteyen Cambridge Üniversitesi çok konuşulacak bir çalışma yayınladı. Raporun ilgi çekici detaylarına göre:

  • Bitcoin için harcanan enerji, Arjantin’in tükettiği elektriği geride bıraktı,
  • Bitcoin üretimi için bilgisayarlar tarafından bir yılda harcanan enerji, Türkiye’nin yıllık elektrik tüketiminin %40’ını aştı,
  • Bitcoin üreticileri bir ülke olsaydı, dünyanın en fazla elektrik tüketen 30’uncu ülke olacaktı.
Cambridge Üniversitesinin Bitcoin üretimi için harcanan enerjiyi konu alan çalışması

Daha çok Bitcoin, daha az buzul kimsenin işine yaramaz

Aşırı enerji tüketimi küresel ısınmanın başlıca sebeplerinden biri olarak gösteriliyor. Bitcoin üreticilerinin aşırı elektrik harcaması gezegene büyük bir zarar veriyor. Daha korkutucu olansa çalışma raporunun sonunda belirtilen yorum:

Cambridge Üniversitesi’nde bu hesaplamayı yapan ekipten Michel Rauchs, “Bitcoin özellikle bu kadar enerji tüketecek şekilde yaratıldı. Bitcoin fiyatı çok düşmedikçe elektrik tüketiminde de bir azalma göremeyeceğiz.” diyor.

Bitcoin üretimi, bir kişinin başka bir kişiye gönderdiği Bitcoin’leri işlemek ve denetlemek için bilgisayarlarını kullandıran kişilere, nadiren verilen ödüller şeklinde yapılıyor.

Sistemin rastgele dağıttığı bu ödülleri almak isteyenler sıradan bilgisayarlar yerine bu işlemler için özel olarak tasarlanmış işlemciler, hatta bu işlemcilerden oluşan dev hangarlar kullanarak şanslarını artırmaya çalışıyor.

Çözüm Ne?

Konuya ilişkin eleştiriler ve çözüm önerileri için David Gerard’ın söylediklerini inceleyelim. 50 Fitlik Blockchain’in Saldırısı adlı kitabın yazarı Gerard, Bitcoin üretimi konusundaki olumsuz görüşleriyle biliniyor. Kendisi sanal bir para birimi için bu kadar elektrik tüketilmesinin karbon salınımında azımsanmayacak bir artışa yol açtığını düşünüyor. Eleştirilerinin hedefinde ise son dönemde Tesla için Bitcoin’e yaptığı yatırımlarla kripto para biriminin rekor seviyelere ulaşmasında etkili olan Elon Musk var:

“Elon Musk, şirketin Bitcoin’e yatırım yapmasını sağlayarak Tesla’nın enerjide dönüşüm için attığı birçok adımı çöpe attı. Buradan geri adım atabilir mi emin değilim.”

Gerard, “Tesla 2020’de, vergi mükelleflerinin parasıyla 1,5 milyar dolarlık çevre sübvansiyonu almıştı. Buna karşılık büyük bir kısmı kömür santrallerinden alınan elektrikle üretilen Bitcoin’e aynı miktarda para yatırmaya karar verdi. Bu sübvansiyonun incelemeye alınması lazım.” diyor.

Gerard’ın çözüm önerisi ise kripto para birimlerinin üretiminden bu kadar karbon salımı olması nedeniyle bu para birimlerine karbon vergisi uygulanması. Fakat Elon Musk ve Miami Belediye Başkanı’nın Bitcoin lehine attığı adımlar Bitcoin farkındalığı ve sempatisini bu kadar arttırmışken, Cambridge Üniversitesi’nin yayınladığı çalışma ve Gerard’ın tavsiyeleri ne kadar dikkate alınır bilemeyiz.

Miami Belediye Başkanı Bitcoin hamlesini açıklarken geleceği kucaklamak” istediklerini bu nedenle değişimden yana olacaklarını belirtmişti. Geleceği kucaklamanın güzelliğine içtenlikle inansak ve değişimden yana olsak da değişimin mevcut şekilde olduğu gibi sürmesini istemediğimiz tek şey: gezegenimiz. Geleceği kucaklamak için gezegenimize ihtiyacımız var.

Share:

administrator

Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan İpek, organizasyonların çalışma yapılarını inceleyen projeler içinde yer almayı seviyor. Ayrıca yeni tarifler denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif alıyor. Paylaşmak demişken, Gelecek Burada'da hem kendisi öğreniyor hem de öğrendiklerini ve düşündüklerini çoğaltmak için yazıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir