Sosyal bir canlı olarak insan, ait olduğu topluluklarda ve toplumda yaşanan gelişmelere duyarlıdır. Bu duyarlılığın seviyesi değişmekle beraber, sürekliliği de değişkenlik gösterir. Kimilerimiz sivil toplum kuruluşları (STK), vakıflar, dernekler ya da bireysel çalışmalarla sürekli olarak toplumsal fayda yaratmaya çalışır ve bu amacı hayatında odağa yerleştirirken, birçok kişi “gerektiğinde” veya içten içe “mecbur” hissettiğinde toplumsal dayanışma kültürüne aktif olarak dahil oluyor. Üstelik, artık teknolojinin sunduğu imkanlar ile HelpSteps gibi kolay, hızlı ve yenilikçi yöntemlerle bağış yapmak mümkün. Peki nasıl?

Doğal Afetler ve Toplumsal Dayanışma

Yıllara göre doğal afetlerden etkilenen insan sayıları (milyon) Kaynak: UNFPA

Deprem, tsunami, sel, heyelan gibi doğal afetler, yangınlar meydana geldiğinde afet bölgeleri ülkelerin ve hatta afetin ölçeğine göre dünyanın odak noktası hâline geliyor. 2020 yılına damga vuran Avustralya orman yangınları, 2011’de Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami, kötü hatırası hâlâ toplum hafızasından silinmeyen 17 Ağustos, Van, Elazığ ve İzmir depremleri, 2021 Ege ve Akdeniz orman yangınları ve Karadeniz’deki sel olaylarını düşünelim.

Böyle zamanlarda birçok insan bir şekilde yardım edebilmek ve toplumsal dayanışmanın bir parçası olabilmek istiyor ve farklı yollara başvuruyor. Herkes bütçesi, kabiliyeti veya risk alma tercihine göre gönüllü olarak çalışmak, bağışçı olmak ya da bilgi akışı ve paylaşımını sağlamak gibi seçeneklere yöneliyor.

İlk seçenek pek çok kişi için zorlayıcı görüldüğünden, genellikle ikinci ve üçüncü yollar seçiliyor. Artık her sosyal medya kullanıcısı canlı yayınlar düzenleyebiliyor, bir nevi muhabirlik görevi üstlenebiliyor ve ihtiyaçların duyurulmasına katkı sağlayabiliyor. Sosyal medyanın etkisiyle, bilgi paylaşımı ve toplumsal bilinç eskiye kıyasla çok daha hızlı bir şekilde sağlanabiliyorken bir yandan da dezenformasyon ve provokasyon tehditlerine kapı aralandığı için tartışmalar dinmiyor. Peki ya bağış seçeneği neler getiriyor?

Bağış Yöntemlerinde Teknolojinin Getirdikleri

Geçmişte geleneksel yöntemler ile yürütülen bağış organizasyonları, artık teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanıyor. Kredi kartları/banka kartları ile bağış, çevrim içi bağış, karekod ile bağış gibi seçenekler son yıllarda pek çok vakıf ve STK tarafından sunuluyor. Ek olarak, kredi kartları veya banka kartları ile yapılan alışverişlerde küsuratın, yani kuruşların bağış olarak seçilen kurumlara aktarılması gibi yenilikçi yöntemler de yaygın olarak kullanılıyor. Bir diğer örnek olarak, müşterisi olduğum Garanti BBVA son birkaç yıldır doğum günümde mobil uygulama üzerinden birkaç STK seçeneği sunuyor ve seçim yaptığım kuruma benim adıma bağış yapılıyor. Örneği incelemek isteyenler Garanti BBVA’nın doğum günü sitesini ziyaret edebilir.

Bağış kültürünü geliştirmek ve alışkanlık olarak kazandırmak amacının yanı sıra, yeni gelişen bağış yöntemleri Garanti örneğinde gördüğümüz üzere, şirketlerin ve markaların alternatif bir pazarlama aracı hâline gelebiliyor. Bir sonraki örnekle bu konuyu detaylandıracağız.

Yeni Nesil Sağlıklı Yaşam ve Bağış Uygulamaları & Reklam Gelir Modeli   

HelpSteps

2019 yılında Gözde Venedik ve Erkut Venedik tarafından kurulan HelpSteps, ülkemizde yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. Daha önce Beşiktaş JK, Galatasaray SK ve Fenerbahçe SK gibi spor kulüpleri ve futbol takımları ile iş birliği sayesinde birçok kişiye adını duyuran uygulama, hedef kitlesini her geçen gün genişletiyor.

Kendisini “sağlık ve sağduyu uygulaması” olarak tanımlayan HelpSteps, temelde kullanıcıların günlük adım sayılarını uygulamaya ait bir adım birimi olarak HS adımına çeviriyor. Bu şekilde biriken adımlarla kullanıcılar, platform üzerinden istedikleri yararlanıcıya bağış olarak bu adımları aktarabiliyor. Adımın kendisi nasıl bir bağış olabilir diye düşünenler olacaktır. Şöyle ki, uygulama temelde günlük kullanıcı trafiği ile reklam geliri yaratarak adımları paraya dönüştürüyor. 1 adım = 1 HS olan uygulamada, 1 HS’nin sabit bir değeri yok. Reklam gelirleri hesaplanarak, aktarılan toplam adım sayısı ile hesaplama yapılarak tutarın bağış olarak alıcıya aktarıldığını biliyoruz.

HelpSteps uygulamasında atılan adımlar her gece kullanıcı tarafından HS birimine dönüştürülüyor. Görselde yer alan Serebral Palsili bir çocuk adına başlatılan kampanya gibi bireysel yararlanıcılara bağış seçeneği de mümkün.

HelpSteps ile Bağış Yapmak İsteyenlere Duyurulur:

Dernekler ve bireysel yararlanıcılara, SMA vb. kampanyalara herhangi bir ödeme yapmadan bağış yapabilme fikri pek çok kişiyi cezbediyor. Akıllı telefonlar veya giyilebilir teknoloji ürünü akıllı saatlerin günlük olarak fiziksel aktiviteyi halihazırda kaydediyor olması, HelpSteps’in önemli bir avantajı diyebiliriz. iOS ve Android cihazlarda sağlık uygulamaları tarafından kaydedilen adımları kullanıcıların her gece 00.00’dan önce HS’ye çevirmesi gerekiyor. Aksi takdirde adımlar sıfırlanıyor. Kullanıcılar tarafından sertçe eleştirilen bu durum, aslında her gün uygulamaya giriş yapılmasını mecburi kılarak reklam gelirini korumayı amaçlıyor.

Ahbap, Kansersiz Yaşam, Haçiko, Dilsiz Dostlar Derneği ve daha pek çok bağış alıcısına proje bazlı olarak yenileri de ekleniyor. Örneğin, Antalya ve Muğla başta olmak üzere çok sayıda bölgede çıkan orman yangınları toplumda büyük bir yankı buldu. Bunun üzerine, TEMA’ya HelpSteps üzerinden adım bağışı gündeme geldi ve bu birliktelik sayesinde çok sayıda kişi HelpSteps uygulamasıyla tanıştı. Ancak adım karşılığı bağış miktarlarının çok düşük olması ve çok uzun zaman birikse de yeterli bir meblağa ulaşmadığını söyleyen kullanıcı sayısı az değil. Reklam izleyerek kaybettiğim zaman ve internet paketim, adıma yapılan bağışı karşılamıyor diyenler de öyle. Bu noktada, bunu bir alışkanlık hâline getirmek ve her gün dakikalarca reklam izleyip, adımlarıyla kuruş düzeyinde bağış yapmak elbette sorgulanacaktır.

Charity Miles

HelpSteps’in daha eski ve kapsamlı bir versiyonu olan Charity Miles’ı da tanıtmakta yarar var. 2012 yılında hayata geçirilen uygulama, yürüyüş, koşu ve bisiklet aktivitelerinden biriktirilen mesafeleri bağışlamayı sağlıyor. Şirket sponsorlukları seçeneğinin yanı sıra, şirketler için çalışanları adına gruplar oluşturma ve toplu bir program yaratma seçeneği de bulunuyor.

Charity Miles uygulamasında şirket çalışanlarına ait gruplar yaratılabiliyor.

Kurumsal Bağış Yeni Nesil Pazarlama Tekniği mi?

Şirketler geçmişte basılı yayın organlarından yapılan reklamlara bütçe ayırırken zamanla yerini televizyon reklamcılığı aldı. Günümüzde ise televizyon ve basılı medya organlarına ayrılan pazarlama bütçeleri yerini dijitale ve sosyal medyaya bıraktı. Dolayısıyla pazarlama stratejileri de insanların hızlı yaşadığı yeni düzene göre evrildi. Influencer iş birlikleri, sosyal medya ve YouTube sponsorlu içerikleri ve affiliate marketing -influencerların link verdikleri ürünlerin satışından belli oranda bir komisyon geliri alması- gibi kavramların yer edindiği koşullarda, bağış kampanyaları düzenlemek ve marka/ürün bilinirliği ve etkililiğini bağış faaliyetleri üzerinden güçlendirmek de geçerlilik kazandı.

“Bir elin verdiğini diğer el görmemeli” sözü yerini günümüzde “İnsanların bağışları duyurması teşvik etmek amaçlı faydalı bir etkiye sahip” anlayışına bıraktı denebilir. Bununla birlikte şirketler de kurumsal bağışlar ve bağış projeleri için bütçelerinde yer ayırmaya başladı. Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında hedef kitle çalışmaları yapan ve faaliyet gösterdiği iş alanına uygun STK, vakıf ve dernekler ile çalışmalar yapan şirketlerin sayısı hızla artıyor. Kurumsal bağış konusundaki çeşitli yöntemleri ana başlıklar altında derledik.

Çevrim İçi Mağazalardan Alışveriş ile Bağış

E-ticaret platformları gelir amacı gütmeyen projeler ile sosyal fayda sağlamaya çalışan çeşitli kurumların ürün satışı için ücretsiz alan sunabiliyor. Komisyon ve ücret almadan, gelirinin tamamı ilgili kuruma bağışlanacak şekilde oluşturulan bağış butikleri ile tüketicilere kolay ve güvenilir alışveriş imkanı sunuluyor. Dernek ve vakıfların kendi kanalları daha dar bir kesime hitap ediyor, sosyal medyada ve internette bilinirliği daha düşük oluyor. Bu nedenle sosyal medya kampanyaları ile veya influencer iş birlikleri ile duyurulmadıkça bağış amaçlı ürün satışları istenen hacme ulaşamıyor.

İşte bu noktada trafiği yüksek e-ticaret platformlarının reklam ve tanıtım gücünden faydalanarak, tüketicilerin alışkın olduğu sitelerden alışveriş yapması sağlanıyor ve bağış teşvik ediliyor. Ülkemizden örnek vermek gerekirse, Trendyol X KAGİDER iş birliği ile düzenlenen Gelecek Kadınların programı için moda alanında öncü isimler ‘Gelecek Kadınların Butiği’nde satışa sunulmak ve geliri derneğe aktarılmak üzere kıyafetlerinden bir koleksiyon hazırladı. 2020 yılında Sepette İyilik Hareketi ile Trendyol’da Sepette İyilik Butiği üzerinden satışa çıkan ürünlerden elde edilen tüm gelir projeye dahil olan kuruluşlara aktarıldı.

Satılan Ürün Gelirinden Yüzdesel Bağış

Bir önceki konseptten farklı olarak, burada elde edilen tüm gelir ilgili kurumlara aktarılmıyor. Bir diş macunu aldığınızda, gelirinin %10’unun veya x TL’sinin X vakfına bağışlanması buna örnek olabilir. Bu noktada, hâlihazırda ürünü satın alan düzenli tüketiciler düzenli bir bağışa katkı sağlarken, iyi tanıtım yapılırsa yeni tüketicilerin de bağış yapma motivasyonundan faydalanılabilir. Rakip ürünü almaktansa, benzer fiyata ve özelliklere sahip olan ve bağış projesi ile adını duyuran bir ürünü tercih etmek daha olası bir tüketici davranışıdır. Şirketler bu hareket ile bağış motivasyonunu yan unsur olarak pazarlama stratejilerinde aktif olarak kullanıyor.

Örneğin HepsiBurada’nın HepsiYürekten isimli projesi ile Hayvanları Çaresizlikten ve İlgisizlikten Koruma Derneği’ne (HAÇİKO) bağış yapılmasını ele alabiliriz. Hepsiburada’nın kendi ürünü olan Milo marka mamalardan bir ay içerisinde “15 kg.’lık Kuzu Etli & Pirinçli Yetişkin Köpek Maması” veya “10 kg’lık Somonlu Yetişkin Kedi Maması”ndan satın alan tüketiciler HAÇİKO’ya 1 kg mama bağışında bulunmuş oldu. Oldukça sınırlı bir ürün çeşidini almaya teşvik eden bu proje bağış motivasyonunu yan unsur olarak kullanmaya güzel bir örnek oluyor.

İşverenlerden Çalışanlar Adına Kurumsal Bağış

Bir diğer bağış seçeneği olarak afetlerde veya özel günlerde şirketler çalışanları adına toplu bağışlar yapıyor. Bu sayede çalışan bağlılığı artırılırken kurumsal marka imajı da güçlendiriliyor. Tabii şirketler için kurumsal bağışın oldukça önemli başka getirileri de var. Yapılan bağış ve yardımlar gerekli koşulları sağladığında dönem gelirinden düşülerek vergi avantajı sağlıyor.

Kapanış

Yardım ve bağışlar, kriz ve afet dönemlerinde toplumda bireylerin iç huzuru üzerinde yatıştırıcı bir etkiye sahip oluyor. Acil yardıma ihtiyaç duyulan bölgelerde, sosyal devletlerin destek politikaları yeterli olmadığında bireysel ve kitlesel çabalar önem kazanıyor. Ülkemizde yaşanan orman yangınlarında kitlelerin yarattığı sesin olumlu yankılarını gördük. Bu çabalara organize bir şekilde destek olmayı amaçlayan, reklam gelir modelleri ile kullanıcılardan maddi bağış almayan bu sistemler, topluma yayıldığında başarısını artırabilir. İyileştirme, geliştirme ve çeşitli entegrasyonlar ile HelpSteps ve benzeri örnekler toplumsal dayanışmanın bireysel ayağında fark yaratmaya aday olacaktır.

Bununla birlikte, yeni teknolojiler ile sosyal sorumluluk projelerinin desteklenmesi sayesinde kitlesel iyilik hareketleri sürdürülebilir hâle getirilebilir. İlk bakışta ilgisiz gibi duran E-ticaret, dijital bankacılık ve adım sayar uygulamaları aslında yenilikçi bağış yöntemlerine sahne olabiliyor.

TÜSEV’in 2019 tarihli Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik adlı raporundan toplumumuzdaki bağış davranışları, tercihleri ve motivasyonları ile ilgili daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Share:

administrator

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu Öykü, gastronomiye ve mutfak sanatlarına meraklı, ekonomi ve politikaya ilgili ve aynı zamanda veri çağında geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir