Tarih bize gösteriyor ki daha demokratik toplumlar her zaman daha fazla bilgi ve haber alma eğiliminde olan toplumlar olmuştur. Bilgi ve haberin toplanması, değerlendirilmesi, oluşturulması ve sunulması gazeteciliği anlamlı kıldığı gibi muasır bir medeniyetin oluşmasına da ciddi katkıda bulunmuştur.

Not: Bu içerik 17 Nisan 2018 tarihinde [tooltip tip=”O günden bugüne, içerikte bahsi geçen haber sitesinin tarzı bir hayli değişti. Siteyi incelediğinizde bu içerikte verdiğimiz detaylara ulaşamayabilirsiniz. Ancak biz bu içeriği hem ilkeli yayıncılığın güzel bir örneği hem de yapay zekânın kullanımına dair tatlı bir örnek olduğu için hâlâ severek paylaşıyoruz. Eski olmasına rağmen okumanın hiçbir şey kaybettirmeyeceği, değerli bir içerik olarak nitelendiriyoruz. “]hazırlanmıştır[/tooltip] 

[tooltip tip=”İlkel matbaacılıkta harf kalıpları. Metal veya banzeri alaşımların kullanıldığı kalıplar dizgide bir araya getirilir ve baskı böyle gerçekleşirdi. “]Hurufatlarla[/tooltip] baskıların yapıldığı; haberin değerli ve uğraştırıcı bir ‘ürün’ olduğu zamanlardan artık çok daha gelişmiş makinelerle basılan gazetelerin pek bir değerinin kalmadığı günümüze gelindiğinde asla değişmemiş olan konulardan birisi de yalan, yanlış, manipulatif, provokatif içeriklerin ‘servis’ ediliyor olmasıdır. Bugün iletişim ağının fiziksel sınırlardan soyutlanmasıyla birlikte bilgi edinme potansiyeli ne kadar arttıysa okuyucu üzerindeki atalet ve taraflı yayınları takip etme güdüsü de o derece arttı. Yani önceden sadece gazetelerden haber alabiliyorken de sevdiğimiz, bize hitap eden taraflı yayınları tercih ediyorduk bugün Twitter’da gazeteleri ve gazetecileri takip ederken de aynı şeyi yapıyoruz. En azından bunu yapmaya oldukça fazla meyilli olduğumuzu söylüyor, Knowhere isimli haber sitesinin kurucu ortağı ve editor şefi olan Nathaniel Barling.

The Post filminden bir kare

Bir haberi mükemmel yapan detaylara baktığımızda; hız, doğruluk ve tarafsızlık gibi başlıca beklentilerimiz oluyor. Ancak araya insan faktörü girdiğinde ister istemez; maddi kaygılar veya daha farklı korkularla bezenmiş bazı içeriklere maruz kalabiliyor ve yönlendirmelerin etkisi altına girebiliyoruz. Herkes en tarafsız haberi okumak istediğini dile getirir ancak gerçek, herkesin sadece tarafını tuttuğu bir haber kaynağını takip ettiğidir. Bu noktada hem haber alan kişi hem de haber kaynağı insan olduğunda haberin niteliği de buna göre şekilleniyor. Oysa, bu iki taraftan en az birisi insan güdülerine sahip olmasa ne olurdu? Tabii ki okuyan tarafın insan güdüsüne sahip olmaması çok zor. O zaman haber kaynağını, yani muhabirleri, yani editörleri olabildiğince robotik bir konuma getirmeliyiz.

Knowhere isimli haber-içerik sitesi de tam olarak bunu yapıyor. Sosyal medyayı ve interneti tarayan bir yapay zeka olan Knowherenews robotu gündemde olan içerikleri tespit etmesinin ardından hem sağ kesime hitap eden hem de sol kesime hitap eden birçok kaynaktan haber okuyarak hem demokratlar hem de cumhuriyetçiler için haber hazırlarken aynı zamanda bir de tarafsız içerik oluşturarak tam 3 farklı algıya sahip haber metnini insan editörlere sadece 60 saniyeden kısa bir sürede teslim [tooltip tip=”Bir haber üzerine çalışması için önce o haberin güvenilir olarak işaretlenmiş 5 farklı sitede yayınlanmış olması gerekiyor”]ediyor[/tooltip]. Ekipte bulunan 8 gazeteci-editörün kontrolünden geçen ve küçük rötuşları tamamlanan haberler 15 dakikalık bir sürede yayına hazır oluyor. Robotların tamamen kontrolü ele alarak insanları işsiz bırakacağını düşünmediklerini belirten Knowhere kurucuları, yapay  zekanın bizim işimizi kolaylaştıracak bir teknoloji olduğunu söylüyor. Editörlerin düzelttikleri içerikleri yapay zekaya yükleyerek öğrenmesini hızlandırıyor olması yakın gelecekte robotların haber üretme konusunda insanlara daha az ihtiyaç duyacak olmasını gösteriyor olsa da Barling “Bence bunun merkezinde insan bulunmalı, makine değil” fikrinde kararlı gibi. Daha önce Reuters haber ajansı da Twitter botlarının paylaşımları tarayacağını ve derlediği bilgileri editörlerine özet şeklinde göndereceğini duyurmuştu.

  • Tarafsız: “Mark Zuckerberg; Facebook’un Messenger’da gönderdiğiniz şeyleri taradığını söyledi”
  • Olumlu: “Facebook, uygunsuz içerikler için Messenger’ı taradığını açıkladı”
  • Olumsuz: “Facebook, Messenger’daki özel mesajları ve linkleri taradığını, gözetlediğini itiraf etti”

Sadece bir farklı kelimenin veya bir görselin algıyı nasıl değiştirebileceğini gözlerimizin önüne seren Knowherenews, hazır Facebook’un skandalları da gündemdeyken; toplumların nasıl da medya sahiplerinin insafına kalmış durumda olduklarını gösteriyor.

Bu noktada; bugün özellikle ülkemizde yaşanan basın özgürlüğüne dair sıkıntıların yıkıcı teknolojiler ile birlikte nasıl çözüleceğini biraz düşünebiliriz. Mesela güçlü siyasi taraflardan korkan yayın sahiplerinin, gelirlerini koruyabilmek adına sponsorlarının istemediği tarzda haber paylaşamayan içerik sitelerinin veya sadece inandıkları için taraf tutan medya unsurlarının genel sorunu merkeziyetçi bir yapıda olması. Yani bugün X bir sitede Z hakkında olumsuz bir içerik yayınlanamıyorsa sebebi X sitenin editörünün korkması değil genel yayın yönetmeninin veya sahibinin korkmasıdır diyebiliriz. Bu noktada tarafsız gazeteci – taraflı müdür davasını ele aldığımızda dağıtık sistemlerin ilacımız olacağını söyleyebiliriz. Herhangi bir sunucuya, sahibe veya merkeze sahip olmayan ve interneti demokratikleştiren bir teknoloji olan [tooltip tip=”Kayıt altına alınan her bir bilginin saklandığı blokların sistemdeki tüm bilgisayarlara dağıtılmasıyla herhangi bir merkezi olmayan ve mevcut teknoloji ile hacklenmesi oldukça güç olan, interneti özgürleştirmesi beklenen yeni teknoloji. NANO ve Tangle ise daha sonra geliştirilen daha farklı çözümler sunmayı vaat eden türevlerinden bazılarıdır. “]blockchain[/tooltip], Tangle, NANO gibi altyapılar gazetecilerin özgürce içerik oluşturup paylaşabileceği platformlar sunabilir. Mesela tamamen blockchain altyapısını kullanan steemit sayesinde insanlar içerik üreterek birbirine para kazandırabiliyor ve aslında güzel bir ‘takip edilemez’ yapısı var. Bugün bağımsız yayın platformu olarak Twitter’ı örnek gösterebiliriz. Birçok vatandaş, eski gazeteci veya eski futbolcu sosyal medyayı bağımsız bir yayın organı gibi kullanabiliyor. Ancak bu noktada Twitter’ın bir şirket olması ve bizim konumumuzdan ismimize kadar birçok veriyi saklıyor olması büyük riskler içeriyor çünkü herhangi bir devlet Twitter’dan bir kişiye ait veri istediğinde mahkeme kararıyla alabilme ihtimali bulunuyor. Bu da yine günümüzdeki sosyal medyaların merkeziyetsiz, özgür bir medya olarak nitelendirilme şansını düşürüyor. Geçmişe göre çok güzel ama yakın geleceği düşündüğümüzde oldukça yetersiz.

Peki, diyelim ki blockchain (blok zinciri) üzerine çok güzel bir platform oluşturuldu ve artık gazeteciler X gazetesinde bir müdüre bağlı çalışıp kendilerini sınırlamak yerine bu platformda içerik üreterek okuyucu desteği ile para kazanıyor. Artık müdür, yatırımcı veya devlet baskısı yok. Sadece içeriğe önem veriyor. İşte bu noktada da gazetecinin iyi niyetine, tarafsızlığına ve doğru bilgi edinmiş olma ihtimaline tutunmuş oluyoruz. Günün sonunda yine çareyi yapay zekada buluyoruz. Yapay zekamız veya robot gazetecimiz Twitter’da, mobesede, Tesla araçlarının kamerasında veya ortak gazeteci havuzunda gördüğü haber niteliği taşıyan bir metni, görüntüyü veya olayı hiçbir taraflılık duygusu olmadan saniyeler içerisinde haberleştirerek okuyucuya sunabilir. İnternet üzerindeki herhangi bir bilgi yığınından istatistik haber çıkarabilir.

Bu düşünceyi, farklı bir konuda okuma yaparken denk geldiğim bu içerik sonrasında edindim. Eğer yayıncılar gelirlerini okuyucularından değil de reklamlardan elde etmeye devam ederse basın bağımsızlığına asla ulaşamayacağız diye düşünüyorum. Çünkü maddi olarak birilerine bağlı olmak, birilerinin isteği doğrultusunda hareket etmeyi gerektiriyor. Ancak okuyucu desteği ile çalışan yayıncıların memnun etmesi gereken kişiler direkt müşterileri yani okurları olduğu için daha samimi içerikler üretilecektir. Zira şu an haber sitelerinde yarı çıplak kadınlardan oluşturulmuş foto galeriler görmemizin sebebi sitenin trafik ihtiyacının olması. Bunun sebebi ise reklamverenin, yani maddi destek sağlayan kişinin yüksek trafik talep ediyor olması. Bu konuda oldukça ünlü bir söz var, “Eğer bir şeyi ücretsiz kullanıyorsanız ürün sizsiniz demektir”. Bu dişçiye gittiğinizde ücretsiz olarak hizmet alıp karşılığında dişinize bir markanın logosunun basılmasıyla aynı şeydir aslında. Doktor size veya sağlığınıza değil o logoya hizmet ediyordur.

“Gerçek habere erişmek isteyen yurttaşlara gerçek habere erişmek istemelerini öneririm. Çünkü gerçekten öyle bir istek olup olmadığına emin değilim … Zira öyle bir istek olsa Medyascope’daki bu ve benzeri yayınları yüz binlerce kişi izlerdi. Birgün gazetesini yüz binlerce kişi okurdu. Cumhuriyet gazetesini yüz binlerce kişi okurdu. Az sayıdaki haber sitesini günde milyonlarca kişi tıklardı.”

Mirgün Cabas, Gazeteci, 22 Mart 2018

The Post filminde de söylendiği gibi “The press was to serve the governed not the governers”

“Basın yönetilenlere hizmet etmek için var, yönetenlere değil”

Yakın gelecekte hem merkeziyetsiz içerik paylaşım platformlarının hem de yapay zeka gazetecilerin hayatımızın içerisinde ciddi bir şekilde yer alacağını düşünüyorum. Ancak tüm sistemi domine etmiş ve tekel haline gelmiş bir teknoloji olarak değil de pastadan payını alacak bir şekilde kültürümüzde olacağını tahmin ediyorum. Yani bir tarafta robot gazeteciler bir tarafta insan gazetecilerin olduğu rekabet ve seçeneğin bollaştığı bir habercilik piyasası görebiliriz diye düşünüyorum.

Bugün Knowhere’in sağlayıp da bizim basınımızın sağlayamadığı birkaç şeyden bahsetmek gerekirse; Tarafsızlık, güvenilirlik, doğruluk ve kaynakça.

Ayrıca bu siteyi biraz daha irdelemek isteyenler için teşvik edici birkaç detay daha vermek istiyorum. Şirketin kurucularından Alexandre Elkrief ve Dylan Rhodes Data Scientist imiş. İnternette ‘digging’ yapmayı sevenlerin çok hoşuna gideceğini düşündüğüm bir özellik ise yapay zekanın kullandığı her kaynağı okuyucuya veriyor oluşu. Yani bir haber içeriğinde ortalama 10 farklı kaynağın linki okuyuculara veriliyor. Bence bizim ülkemizdeki en ciddi sorunlardan birisi de bu. Kaynak göstermeyi hiç sevmiyoruz ve şu anki yayın organlarının %80’inde içerik oluşturulurken sadece bir kaynaktan yararlanılıyor, yani tek bakış açısıyla besleniliyor. Buna rağmen oluşturulan içerikte kaynaktan bahsedilmiyor.

“This is about building the real future of journalism of which we are all a part,” he said. “We need to build tools to better understand the world around us given the radical changes are taking place.”

Kaynak: Motherboard

İleri okuma: BigumiguMedium

İlk görüş: star.com.tr

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir