[tooltip tip=”Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi”]NASA[/tooltip]’nın yaptığı açıklamaya göre Dünya’nın uydusu olan Ay’da su bulundu. Ayın doğal kaynaklarından faydalanıp, astronotların uzun süre kalabileceği şartların oluşturulacağı bir üs kurulması NASA’nın öncelikli amacı olarak görünürken, Nature Astronomy dergisinde yayınlanan araştırmanın detaylarına göre, ayın yüzeyinde bulunan suyun birçok bölgesi buzla kaplanmış olabilir.

Ay Suyu

Son 10 senedir Ay’da su bulunup bulunmadığı konusunda araştırmalar yoğunlaştı. Uzay çalışmalarının sürdürülebilirliği için su büyük önem taşıyor. Çünkü suyu uzaya fırlatmak litre başına binlerce dolara mal oluyor. Geleceğin kaşifleri, ay suyunu yalnızca kendi susuzluklarını gidermek için değil, aynı zamanda roketlerini doldurmak için de kullanabilir.

1800’ler

Ay suyunun tarihçesi neredeyse uzay çalışmalarının başlangıcına dayanıyor; bu konudaki ilk bilimsel kanıtlar 1800’lü yıllara ait. 1800’lü yıllarda gök bilimciler, teleskoplarından gölleri veya bulutları göremedikleri için ayın susuz olması gerektiğine inanıyordu. Apollo astronotlarının yarım yüzyıl önce çizmelerinin tabanlarında gördükleri toz halindeki ay yüzeyiyle ayın susuz olduğu fikri pekişti. İlk kez 1978 yılında bir Sovyet sondasının ay suyunu toplamış olabileceğiyle ilgili makale yayınlandı fakat araştırma büyük ölçüde göz ardı edildi.

2000’ler

2000’li yıllarda, ay örnekleri ve uzay aracı gözlemleri üzerinde yapılan dikkatli çalışmalar, ay çölü fikrinin tersine çevrilmesine yardımcı oldu. 2018’de ise bilim insanları, Apollo astronotlarının ziyaret etmediği ay kutuplarında buz birikintileri buldu. Özellikle Ay’ın güney kutbunun buz veya moleküler formda potansiyel olarak yararlı su rezervuarlarına sahip olduğuna inanılıyor. Geçtiğimiz günlerde ise Hindistan’ın Chandrayaan-1 uzay aracı, mineralleri ve diğer malzemeleri haritalamak için kullandığı bir NASA cihazıyla ay suyunu aradı ve suyun atomik bileşenleri olan hidrojen ve oksijen bileşiklerini tespit etti.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde araştırma görevlisi Casey Honniball, bu yeni çalışmada bulunan su moleküllerinin astronotların kullanması için yeterli olmadığını söyledi. Metreküp toprak başına 12 [tooltip tip=”Genellikle altın, gümüş, yakut gibi değerli maddelerin ölçümünde kullanılan bir kütle birimi”]ons[/tooltip] bir su şişesinin eş değeri kadar sıvı tespit edildi. Buna rağmen ayın volkanik birikintileri gibi diğer bölgelerinde daha yüksek konsantrasyonlar bulunabilir.

Yapılan Çalışmalar

Yayınlanan ilk çalışmada, araştırma ekibinden bir grup Ayın güneşli bir bölgesinde, cama benzer olduğunu düşündükleri bir yapının üzerine bağlanmış su moleküllerinin işaretini bulurken; diğer bir grup 15.000 metre karelik bir alanda su buzu çukurları tespit etti.

Yayınlanan ikinci çalışmada ayın kalıcı olarak gölgelenen alanlarında buzun nerede toplanabileceği üzerine tahminler yürütülüyor. Colorado Üniversitesi’nde gezegen bilimci olan Paul Hayne, bu gölgelik alanlarda şaşırtıcı derecede soğuk sıcaklıkların (-260 derece [tooltip tip=”Suyun donma sıcaklığını 32, kaynama sıcaklığını 212 derece olarak kabul eden bir sıcaklık ölçü birimi”]Fahrenheit[/tooltip] veya daha düşük) buzları bir milyar yıl boyunca kaya gibi sabit tutabileceğini söyledi. Bu ifadeden ayın Güneş’e uzak gölgelik bölgelerinde su olma ihtimali olduğunu çıkarabiliriz.

“Pek çok insan buz formunda su bulduk diye düşünüyor ki bu doğru değil. Sadece su molekülü keşfettik.” – Paul Hayne

Bu açıklamadan da anlaşılacağı gibi Ayda su değil, su molekülü tespit edildi. Bilim insanlarının önünde bu molekülleri araştırmak ve yararlanılabilir seviyeye getirmek için uzun bir yol var. Yayınlanan makalede, ayın güney ve kuzey kutbunda farklı formlarda su molekülleri bulunabileceği ihtimali de detaylarıyla açıklandı. NASA’nın bu hamlesi tüm dünyada geniş yankı uyandırdı. Yaşam sıvısı suyun, dünyanın uydusunda olabileceği ihtimali uzay çalışmalarının maliyetinin düşürülmesi ve hız kazanması açısından büyük önem taşıyor. Ay yüzeyinde su moleküllerine rastlanmış olması, milenyum çağının en önemli uzay gelişmelerinden biri olabilir.

Kaynak: washingtonpost.com

Share:

administrator

Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan İpek, organizasyonların çalışma yapılarını inceleyen projeler içinde yer almayı seviyor. Ayrıca yeni tarifler denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif alıyor. Paylaşmak demişken, Gelecek Burada'da hem kendisi öğreniyor hem de öğrendiklerini ve düşündüklerini çoğaltmak için yazıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir