Surrey Üniversitesi’nden Profesör Ryan Abbott tarafından yönetilen bir grup ABD, İngiltere, Almanya, İsrail, Tayvan ve Çin’deki yetkililere yapay zekâ (AI) tarafından geliştirilen tasarımları sundu. Bu uygulamalarda AI, kavramsal eylemi işlevsel olarak yerine getirdi.

Dabus adındaki yapay zekâ birçok sinir ağına sahip olduğu için bağlantılarını değiştirerek yeni fikirler üretiyor ve ikinci bir sinir ağı sistemine sahip olduğu için potansiyel fikirlerin kritik sonuçlarını tespit ederek onları güçlendirmek için tahminde bulunuyor.

Resmi mucit olabilmesi adına patent onayı için kurula sunulduğunda ise Avrupa patent yetkilileri Dabus’u, bir insan değil bir makine olduğu için reddetti. Bir süredir tartışma konusu olan bu durum bir grup hukuk uzmanı tarafından inceleniyordu.

“Doğru yaklaşım, yapay zekânın mucit olarak listelenmesi ve AI’ın sahibinin patentlerinin atananı veya sahibi olmasıdır. Bu, yenilikçi faaliyetleri ödüllendirecek ve yaratıcı yapay zekânın geliştirilmesini teşvik ederek patent sisteminin buluşu engel oluşturmaktan ziyade teşvik etmeye odaklanmasını sağlayacaktır.”

Yapay zekâ mucitlerine karşı yasal tutumlar dünya çapında farklılıklar gösteriyor. Patent mülkiyeti aynı zamanda bir yapay zekânın patentleri yenileme, hükümet kayıtlarını güncelleme ve lisans sahiplerini bilgilendirme gibi belirli sorumlulukları da içeriyor. AB bir zamanlar izin verilen iki potansiyel patent sahibine elektronik kişilik eklemeyi düşünürken, 150’den fazla uzman tarafından tepki içeren mektup aldıktan sonra bu fikrinden vazgeçti.

Kaynak: forbes

Share:

administrator

96'da İstanbul'da doğdu, Marmara Üniversitesi Basım Teknolojileri bölümünde yüksek lisanına devam ederken İş Geliştirme alanında çalışıyor. Sonunda soru işareti olan her şeye ilgi duyarken geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir