Apple geçen haftalarda duyurduğu Iphone X ile dikkatleri tekrar üzerine çekmiş; çerçevesiz olması ve FaceID gibi özellikleriyle övünmüştü.

Peki, artık saatlerden arabalara, buzdolaplarından şemsiyelere kadar her şeyin akıllısına sahip olduğumuz günümüzde Apple’ın “Gelecek burada” diye duyurduğu Iphone X ve türevi akıllı cihazlara, yani cep telefonlarına hâlâ ihtiyacımız var mı?

2004 yılında Intel çift çekirdekli (Dual core) işlemcilerini piyasaya sunduktan sonra birçok insanın artık bilgisayarı için yeni parçalar veya yeni bilgisayarlar almak zorunda kalmadığını çünkü bu işlemcilerin artık insanlar için yeterli geldiğini söylüyor Owen Williams. “En son ne zaman laptop aldınız?” diye de sormuş. Ben cevaplayayım, 3 yıl önce. Ve evet, bu sürede yenisini alma ihtiyacı hissetmedim.

2004 yılından sonra artık sadece otururken sahip olabildiğimiz dijital ekranlardan sıkıldığımızı ve yeni, mobil bir dijital devrin tamamen kendini kabul ettirmeye başladığını hatırlatan yazar, Iphone X’in tanıtımının yapıldığı etkinliği izlerken oldukça heyecanlandığını çünkü Apple Watch LTE’nin de o gün tanıtıldığını söylüyor. Owen’a göre Iphone X, Apple’ın tanıttığı son amiral gemisi akıllı cihaz olabilir.

Neden böyle çılgın şeyler düşünüyorsunuz Owen Williams bey diye soracaksınız. Yazar, Apple’ın sonunda bir akıllı saate yani Apple Watch’a hücresel veri [tooltip tip=”E-sim yani Embedded Sim: 2016 yılında gündeme gelmeye başlamış, cihazlara çok küçük bir sim kartını tümleşik şekilde yerleştirerek kullanıcının internet üzerinden aktif edebilmesinin sağlanmak istendiği yeni model bir hücresel veri sağlama sistemi. Bu sayede kişiler telefon değiştirirken sim kartı taşımak zorunda kalmayacak. Oturum açmamız yeterli olacak.”]yerleştirebildiğini[/tooltip] ve bunun artık ihtiyacımız olan yeni dinamikleri yaratacağını düşünüyor.

“999 $ bir Iphone X yerine Apple Watch series 3 ve Ipad Pro kullanmayı tercih edemez miyim? Aslında evet edebilirim ama hâlâ bir sorun var. Cepte taşınabilen ve harikaları kaydedebilen bir kamera. Sanırım bu eksikliği de Snap Spectacles ve benzeri giyilebilir kameralar çözecektir. “

 

Owen, Iphone X’in duyurulan son akıllı telefon olduğunu savunuyor çünkü zaten kolumuzda tamamen telefon görevi görebilen bir saat varken neden telefon taşıyalım ki? Taşımak istiyorsak Ipad gibi daha ‘bilgisayara yakın’ cihazlar taşıyabiliriz ve ihtiyacımız olmadığında çantamızda/kenarda durabilir. Ayrıca artık gelen bir mesajı kontrol ederken Facebook ve Instagram’da kaybolmayı da önlemiş oluruz. Şu an akıllı saatimize gelen bir mesaj bizi birkaç saniyeden fazla alıkoyamaz çünkü kolayca yazı yazabileceğimiz bir klavyeye sahip değiliz.

Yıllar önce Steve Jobs ilk Iphone’u tanıtırken “Ipod, telefon ve internetin (bilgisayarın) birleşimi. Üç Cihaz değil tek cihaz” demişti. O günlerde insanlar her şeyi birleştirmek isterken şu an ayırma eğiliminde miyiz? İnsanların bebekken ve yaşlıyken aynı durumda olmaları gibi?

Artık arabalarımız akıllı, ayakkabılarımız akıllı, plakalarımız akıllı, evlerdeki sistemlerimiz akıllı ve her şeyimizi bilen kişisel asistanlara da sahibiz. Etrafımızdaki her şey akıllıyken telefona ihtiyacımız var mı gerçekten? Çünkü tüm cihazlar birbiriyle çalışabilecek. Biz arabamızdayken gelen görüntülü konuşma isteğini arabanın kontrolcüsü olan tabletle yapabileceğiz (Tabii ki seyir halinde telefonla konuşmuyoruz) veya arkadaşın attığı Youtube videosunu açtığımızda zaten bize en yakın olan cihaz hemen aktif olacak. (Mutfaktaysak Amazon Echo olabilir, salondaysak televizyon olabilir veya kullandığımız bir akıllı gözlük/lens de olabilir)

Akıllı saatlerde eksik noktalardan birisi de işlemci gücü eksikliği olabilir ancak bunu da 5G teknolojisi sayesinde bulut tabanlı işlemci kullanarak çözebiliriz gibi duruyor. Şu an geriye sadece bir eksi kalıyor o da Apple Watch Series 3’ün Iphone’suz çalışamıyor oluşu veya Apple’ın hâlâ Iphone satmak istiyor oluşu.

Apple Watch Series 3’ün Iphone’suz çalışamamasının sebebi olarak batarya yetersizliği gösterilebileceği için bu da şu an bu kültürün değişmesine büyük bir engel değil.

Sonuç olarak; yıllar önce her özelliğin tek bir cihazda olmasını hayal ederek çıktığımız yolda artık hangi cihazın hangi özelliğe sahip olduğunun bir önemi olmadığı bir dünyaya gidiyoruz gibi.

Not: Owen Williams yazıyı yazarken ilk defa bir akıllı saatte e-sim kullanılıyormuş gibi davranmış ancak daha önce Samsung Gear S3’te de kullanılmıştı. Sanırım; bu yazıdaki tutumun sebebi Amerika’daki Apple kültürü veya Williams’ın Apple inancı.

Bu arada, bu içeriği yazarken Google da Pixel 2 serisi telefonlarını duyurdu. Burada da yazdığı üzere; Pixel 2 telefonlarda fiziki bir sim kart bulunmayacak ve Apple Watch Series 3’te ve Samsung Gear S3’te kullanılan e-sim teknolojisi kullanılacak. Yani internetten bir onaylama ile anında sim kartı telefonunuza tanımlanmış olacak.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir