Akıllı elektronik ürünler tarafından dinlenip dinlenmediğimizi, kişisel verilerimizin güvende olup olmadığını tartıştığımız teknoloji çağında birçok gelişmeye tanıklık ediyoruz. Örneğin kendisine sorulmayan sorulara yanıt veren, herhangi bir komut almadan şarkı çalmaya başlayan Amazon’un akıllı asistanı Alexa’yı ele alalım. Birçok kullanıcı için bu tür durumlar Alexa’ya duydukları güveni sorgulamalarına neden oluyor.

Amazon yapay zeka destekli akıllı asistanı Alexa
Amazon yapay zekâ destekli akıllı asistanı Alexa

Amazon, bu kafa karıştıran olayların üzerinden kısa bir süre geçmeden tüm bunların mantıklı bir nedeni olduğunu açıkladı. Hatta sadece bunu açıklamakla yetinmeyerek Alexa’nın bir süre sonra gelecek olan bir güncelleme ile kendini ifade etme imkanına erişebileceğini duyurdu. Açıklamadan birkaç ay sonra gelen güncelleme ile bu yeni özellik Alexa kullanıcılarının erişimine sunuldu ve bu sayede kullanıcılar Alexa’ya “Neden bunu yaptın?” sorusunu sorabilmeye başladı. Yapay zekânın kendi kendine gerçekleştirdiği milyonlarca işlemi bize basit bir ifadeyle açıklayabilmesi henüz pek de kolay bir eylem olmadığından Alexa için zorlu zamanlar burada başladı diyebiliriz.

2019 Eylül’de yapılan ürün tanıtım etkinliğinin ardından Alexa’nın Başkan Yardımcısı Rohit Prasad, OneZero ile gerçekleştirdiği bir röportajda Alexa’nın “neden” sorusunu henüz yalnızca basit kategorilere indirgeyebileceğini vurguladı. Örneğin, Alexa’nın evde nedensiz bir şekilde müzik çalmaya başlaması üzerine Alexa’ya “bunu neden yaptın” diye sorarsanız, “Ahmet’in iPhone’u The Beatles çaldı” ya da “Televizyonda bu diziyi izlediğin için bu şarkıyı açtım” gibi yanıtlar alabilirsiniz. Belki bunlar çok basit cevaplar olabilir ama temel düzeyde kafamızdaki soruları açıklığa kavuşturabilecek kadar yeterli cevaplar olduğunu söyleyebiliriz.

"Alexa, bunu neden yaptın?"
“Alexa, bunu neden yaptın?” / Kaynak: Cnet

İfade kabiliyeti olarak adlandırdığımız bu yeni teknolojiyi aslında yapay zekânın kendi ekosisteminde gerçekleştirdiği tüm işlemleri insanların anlayabileceği düzeye indirme teknolojisi olarak açıklayabiliriz. Geliştirilen bu yeni teknoloji, kullanıcıların teknolojik cihazlara olan güvenini sağlamak için çok güçlü bir araç olabilir. Hepimizin bildiği üzere aslında yapay zekâ destekli ürünlerin kendilerini ifade edebilme teknolojisinin daha başındayız.

Amazon’un, Alexa’nın kararlar alabilmesi ve seslendirilmesi için kullandığı teknolojik sinir ağlarını, uçaklardaki kara kutulara benzetebiliriz. Yani bu teknolojiyi geliştirenler Alexa’nın verileri nereden aldığını bilebilir ama yapay zekânın kendi ekosistemi içinde ne gibi işlemler sonucu bu kararlara ulaştığımı bilemezler. Tam da bundan dolayı Alexa’nın insanlara kendini ifade etmesi bu kadar zor bir hal alıyor. Yapay zekâ alanına baktığımız zaman bu teknolojiyi tek kullananın Amazon olmadığını, bütün yapay zekâ sektörünün kullandığını görebiliriz. Yani ekosistemin kendi içinde ne yaptığı anlaşılabilir ise bütün kullanıcılar ve firmalar için teknolojinin bilinmezliği ortadan kalkabilir ve yeni bir dönem başlayabilir.

Yapay zekânın karar verme teknolojisi tıpkı beyin fonksiyonlarımız gibi çalışır ancak bu sistemlerde biyolojik nöronlar yerine milyarlarca teknolojik nöronlar rol oynuyor ve bunlar sinirsel ağları üzerinden haberleşerek karar alma mekanizmalarını işletiyor Alexa gibi yapay zekâ kullanılan ürünlerde insandan farklı olarak biyolojik süreçler yerine milyonlarca matematiksel işlem yer alıyor. Bu işlemlerin derin ve anlaşılması zor olmasına sebep olan ise her teknolojik nöronun farklı görevleri olmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu nöronların bir kısmı görüntüyü işlerken, bir kısmı sesi işler ve son olarak  yaptıkları işlemleri birleştirerek bir karara ulaşırlar.

Yani ayrı görevde çalışan ne kadar çok nöronumuz olursa, anlaşılması bir o kadar zor bir sistem yaratırız. Makine öğrenimi teknolojisini yapay zekâ ile düşündüğümüzde algoritma yeni bilgiler üzerine eğitildiği her seferde, nöronların işlem mekanizması neredeyse tamamen değişir. Bu sık değişimlerden dolayı nöronların işlem mekanizmaları anlaşılması neredeyse imkânsız bir hale dönüşür. Özetle her ne kadar Alexa’nın hangi sebeple müzik çalmaya başladığını söyleyebilmesi kolay olsa da bu karara nasıl bir matematikle ulaştığını açıklayabilmesi en azından şimdilik zor görünüyor.

Mobil uygulamalarla etkileşimde bulunarak müzik çalan Alexa / Kaynak: PcMag
Mobil uygulamalarla etkileşimde bulunarak müzik çalan Alexa / Kaynak: PcMag

Amazon’un Alexa’ya eklediği bu kendini ifade etme kabiliyeti özelliği kullanıcıların evlerinde her zaman açık ve kayıt alan bir cihazın ne yaptığını gerçekten anlamaları için fırsat sunuyor. Alexa’ya daha sonra eklenen verilerinizin otomatik olarak silinmesi özelliğiyle de Amazon kullanıcılarına kişisel verileri üzerinde diğer şirketlere kıyasla daha fazla kontrol hakkı sağlıyor.

Belki de yakın gelecekte yapay zekâ ve makine öğrenimi öyle boyutlara ulaşacak ki tüm gizemler açıklanabilecek. Şimdi düşündüğümüzde Mars’ta kolonilerin kurulması, denizler üstünde 3B baskı evlerde yaşamak gibi ihtimal vermediğimiz şeyler yakın gelecekte rutinimiz haline gelebilir. Şu anda bütün doktorların tedavisi için uğraştığı kanser hastalığına belki de gelecekte bir yapay zekâ robotu ile tedavi bulanacak ve bu teknoloji ile milyonların hayatı kurtulabilecek. Birkaç yıl öncesinde hayalini bile kuramadığımız artırılmış gerçeklik teknolojisinin (AR) ya da tek tuşla evlerimizdeki elektronik ürünleri kontrol edebilme olanağının bugünlerde yapay zekâyla desteklediğini düşünürsek, kim bilir bu ifade kabiliyeti teknolojisi hayatlarımızda neleri değiştirecek.

Kaynak: OneZero

Yazar: Can Duru

Editör: İrem Karaduman

Share:

administrator

Robert Kolej’de 10. sınıf öğrencisi olan Can, yapay zekanın ve kodlamanın içinde bulunduğu projelerde yer almayı seviyor. Kendini geliştirmek için programlar kodluyor ve uygulamalar hazırlıyor. Ayrıca, ekonomi alanına da ilgi duyuyor ve borsayı takip etmeyi seviyor. Yeni şeyler öğrenmeye ve araştırmaya karşı isteği, onun geleceği araştırmasını ve bu konular hakkında yazılar yazmasını sağlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir