Robotların işlerimizi elimizden alacağını, sanal gerçekliğin bizi farklı noktalara taşıyacağını ve bunlar gerçekleşirken güzel bir hayat sürebilmemiz için oturduğumuz yerden maaş almamız gerektiğinden bahsettiğimiz yazıları hatırlıyor musunuz? Özellikle Tehlikeli Gelecek içeriğimizde Elon Musk ve Bill Gates’in gelecekteki işsizlik problemini konu aldığından ve çözüm olarak Universal Basic Income yani Evrensel Temel Gelir’e geçilmesini önerdiğinden bahsetmiştik.

İnsanların hiçbir karşılık beklenmeden düzenli olarak maaş almasını kapsayan bu düzenleme ile birlikte işsizlik endişesi yüzünden teknolojinin gelişimi yavaşlamayacak, hırsızlıklar ve huzursuzluklar yaşanmayacak diye [tooltip tip=”Veya sadece yıkıcı teknolojilere sahip şirketlerin, işçi sendikaları ile başa çıkabilmenin tek yolunun bu olduğunu düşündüğü için bu konuyu konuşuyor olabiliriz.”]düşünülüyor[/tooltip]. Bundan 15 yıl sonra nasıl bir günlük yaşama sahip olacağımızı bilmiyoruz ve bu tarz uygulamaların o yıllardaki kültürümüze nasıl etki edeceğini kestiremiyoruz ancak Universal Basic Income uygulamasının birçok yerde aktif olarak denenmeye başlandığını biliyoruz ve belki bazı çıkarımlarda bulunabiliriz.

Stockton belediye başkanı Michael Tubbs

Bu konuda milenyumdan önce (70’li yıllarda) ABD ve Kanada’da, milenyumdan sonra Hindistan, Brezilya gibi ülkelerde küçük Evrensel Temel Gelir denemeleri olmuş ancak o günlerde robotlar yüzünden işsiz kalacağımız için değil, insanların yoksulluğundan dolayı olduğu için bu örnekleri ayrı tutabiliriz. Mesela 2008 yılında Namibia’da da benzer bir uygulama yapılmış ve çocukların kötü beslenme oranında %42’den %10’a, yoksulluk oranında %86’dan %68’e düşüş gözlenirken, suç oranı %36,5 azalmış ve Evrensel Temel Gelir harici gelirlerde %29 artış görünmüş. Yine teknolojiyle pek alakalı olmayan bir örnek olsa da, faydaları açısından emsal gösterilebilecek bir örnek olmuş diyebiliriz.

Kenya, Amerika (North Carolina), Hollanda, Canada (Ontario), Finlandiya, Uganda ve İskoçya gibi ülkeler b ugünlerde bu tarz bir uygulamayı pilot olarak deneyen ülkelerden. Finlandiya 2 yıl boyunca 2000 kişiye belirli bir ücret ödeyecek ve bu kişilerin bu süreçte iş bulması, bu maaşın kesintisine sebep olmayacak. Uganda’da ise 56 yetişkin (16 Euro) ve 88 çocuk (8 Euro) Mobile Money ismi verilen ve akıllı telefon aracılığıyla kullanılabilen bir maaşa bağlanmış durumda.

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan habere göre ise California eyaletinde bulunan Stockton şehri de bu tarz bir uygulamaya başlamak üzere.

“İnsanların arttırılmış bir ekonomik fırsat ile birlikte neler yapabileceğini gösterebileceğimiz için heyecanlıyım”

Amerikan hükümetiyle tamamen alakasız bir şekilde Stockton belediye başkanı ve Silikon Vadisi’nden yatırımcıların ([tooltip tip=”Economic Security Project (Ekonomik Güvenlik Projesi), içinde Facebook kurucu ortağı Hughes’ın da bulunduğu, UBI için oluşturulmuş ve yaklaşık 10 milyon$ fonu bulunan “Yoksulluğu bitirmenin ve Amerika’da orta sınıfı tekrar inşa etmenin zamanı. Nakit paranın bunu başarmak için etkili bir yol olduğuna inanıyoruz” mottosuna sahip bir ‘sosyal sorumluluk topluluğu’ diyebiliriz.”]Economic Security Project[/tooltip]) inisiyatifi ile gerçekleşen bu pilot uygulamaya 2018 Ağustos ayında başlanacak ve 3 yıl boyunca 300.000 nüfuslu şehrin 100 sakinine aylık 500 $ (Toplamda 1.8 M$) karşılıksız ödeme yapılacak.

“Kendilerini tamamen ebeveynliğe ya da aile üyelerinin bakımına adayabilen, okula geri dönüp yeni yetenekler edinen, yeni girişimlere korkusuzca adım atabilen insanlar göreceğiz. Şehrimizdeki insanların yeteneklerinden şüphem yok.”

Stockton belediye başkanının bu beklentilerinin fazla ütopik olduğunu söyleyemeyiz çünkü ekonomik olarak rahatlamış bir halkın üretkenliğinin artacağı gerçeği felsefe tarihinde refah düzeyi yüksek şehirlerdeki üretkenlikler incelendiğinde görülebilir. Daha gerçekçi ve yakın bir örneğe bakmamız gerekirse;

Alaska’da 1984 yılından beri uygulanan Permanent Fund Dividends (Daimi Fon Temettüleri) isimli UBI uygulamasının etkilerinin 22 Haziran 2017 yılında 1004 kişiye telefonla sorulması sonucu ortaya çıkan sonuçları aşağıdaki görselde görebilirsiniz (Detaylar ve kaynak).

Katılımcı Alaska halkının %40’ı son beş yılda yıllık temettülerin hayatlarında çok büyük farklar yarattığını söylerken, %39’luk bir oran ise sadece bir miktar fark yarattığını söylemiş. Katılımcıların %20’si, PFD’nin kendileri için ciddi bir farklılık yaratmadığını iddia etmiş.

Kaynak: TheMemo (Stockton hakkında)

İleri okuma: Vikipedi (Tarihçe + detaylı bilgi), Dunyahalleri (Stockton haberi) TheGuardian (Finlandiya hakkında), Eight.World (Uganda’daki kuruluş), Basicincome.org (İskoçya hakkında), Ekşi Sözlük (Genel olarak)

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir