Yüz tanıma sistemleri telefonlarımızdan, alışveriş merkezlerine, ulusal güvenlikten ‘kişisel güvenliğe’ kadar birçok konuda yepyeni çözümler getiriyor olsa da gelecekte bizleri üzecek birçok sorunu şimdiden öngörmek mümkün.

Siber güvenlik ve kişisel gizlilik konusuna odaklanan freelance (ofissiz/bağımsız çalışan) bir gazeteci olan hacker Thomas Brewster akıllı telefonların yüz tanıma sisteminin ne kadar güvenilir olduğunu anlayabilmek için 3B yazıcıları kullanmaya karar vermiş ve LG G7 ThinQ, Samsung S9, Samsung Note 8 ve bir OnePlus 6 ile iPhone X üzerinde denemiş.

Önce Thomas Brewster’in kafası bir 3B tarayıcıyla -50 kameranın bulunduğu bir stüdyoda- tarandı ve gereken düzeltmeler yapıldıktan sonra alçı tozunu kullanan 3 boyutlu baskı yöntemiyle üretildi. Sonrasında ise sıra bu kafanın ne kadar işe yarayacağını denemeye geldi. Önce android işletim sistemine sahip telefonları deneyen editör, hızlı mod ve daha güvenli mod gibi farklı değişkenlerin de dahil olduğu birkaç deneme yaparak tüm telefonları sahte yüz ile açmayı başardı ancak sıra iPhone X’e geldiğinde durum pek de öyle olmadı.

Yaklaşık 300 poundluk bir harcama ile karşımıza çıkan 3 boyutlu baskı kafa ile piyasada en çok beğenilen android telefonların hepsinin kilit ekranları aşılabilirken iPhone X’in böyle bir direnç göstermesi de geliştirme sırasında profesyonel bir Hollywood stüdyosu ile sahte yüzler üzerine testler yapmasının meyvesi olarak karşımıza çıktı.

Yayınlanan blog yazısında, LG ve Samsung gibi şirketlerin telefondaki yüz ile kilit açma özelliğinin şekil, parola ve pin ile kilit açma özellikleri kadar güvenli olmadığına dair bir uyarı bulunduğu da özellikle vurgulanıyor. Yani aslında şirketlerin bu teknolojilerin şu an için çok güvenli olduğuna dair herhangi bir iddiaları bulunmuyor. Odaklanılan konu kullanıcıların hızlıca telefona giriş yapabilmesi.

Birmingham’da bulunan Bakface Stuido’da basılan 3B Kafa

Ayrıca Microsoft’un Windows Hello özelliğinin de sahte yüz testinde başarılı olduğunu vurgulayan yazar “Kafanızı kullanın, yüzünüzü değil.” cümleleriyle NCC Group siber güvenlik direktörü Matt Lewis’in “Herhangi bir biyometrik veri kopyalanabilir. Yeterli sermayeye, zamana ve azme sahip herhangi birisi biyometrik sistemlerinizi aldatmaya çalışacaktır” sözlerini özetlemiş.

Tamamen biyometrik bilgilerimizle yaşayacağımız dijital bir dünya tasarlarken; hız için güvenliğimizi feda ediyor olabiliriz. Teknolojik gelişmelerin beraberinde nasıl siber sorunlar getireceğini ve ne gibi çözümler üretebileceğimizi hep birlikte göreceğiz.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.