Parayı para yapan “kayıt edilmesidir”, Blockchain ise 2008’de hayatımıza girmiş yenilikçi bir kayıt teknolojisidir.

Yılbaşına yaklaştığımız şu günlerde yayın organları ya 2021 yılında çok dikkat çeken teknolojileri ya da 2022 yılında çok önemli olacak teknolojileri listelemeye devam ediyor. Ben de fırsat bu fırsat, 2022’nin en önemli teknolojisi olacağını düşündüğüm blockchainden bahsetmek istiyorum.

Blockchain Piyasası

Blockchain teknolojisi, 2008 buhranında, ekonomik düzeni yeniden yaratarak merkezi aktörleri ortadan kaldırmak, merkeziyetsiz bir sistem ortaya koymak vaadiyle; tamamen dijital bir defter (ledger) ortaya çıktı. Yani en büyük vaadi, halk için halkla birlikte çalışmasıydı. Bugün sadece “kripto para” olarak bir yatırım aracına indirgenen bu teknolojinin arkasında dahiyane bir altyapı ve muhteşem bir potansiyel yatıyor. 

“Bireylerin verileri ve deneyimleri üzerinde daha fazla kontrole sahip olabileceği ve şirketlerin daha az güce sahip olabileceği yeni bir internet çağı.”

Grace Donnely 

2021 yılına gelindiğinde (daha 2022’ye 5 günümüz var…) 80 milyar dolarlık bir market hacmine sahip olan bu teknoloji; henüz vaat ettiğinin aksine halka ulaşamamış; teknoloji guruları ve para kazanmaya odaklı yatırımcılarla kısıtlı kalmış durumda. Bu da henüz teknolojinin ilk safhalarında olduğumuzu ve kendimizi bu hızla gelişen teknolojinin bir paydaşı haline getirebileceğimiz anlamına geliyor. Bunu yapabilmek için bazı kavramları anlamak ve takibini sağlamak oldukça önemli.

DeFi akıllı sözleşmelerdeki hacim 1 milyar doların altındayken 2020’de 15 milyar doların üzerine çıktı. Mayıs 2021’e kadar bu rakam 80 milyar doları aştı ve DeFi modelleriyle yapılan denemeler bir hayli gelişti. DeFi, akıllı sözleşme ekosistemine hızla hakim oldu. 2020’de merkeziyetsiz uygulamalardakii büyümenin yaklaşık yüzde 95’i Ethereum platformunda yer alan DeFi uygulamaları idi

2022 yılında hayatımızın önemli bir parçası haline gelebilecek bu teknolojiyi daha yakından tanımak için küçük bir giriş yapalım. Bilmemiz gereken ilk iki kavram, blockchain teknolojisinin temelini oluşturan konsensus (uzlaşı) protokolleri olan PoW ve PoS.

1. Proof of Work ile Çalışan Blockchain

PoW, yani Proof of Work, ilk blockchain ürünü olan Bitcoin’in de kullandığı, sistemdeki üretimlerin ve aktarımların ağır matematik problemlerinin çözülmesi yoluyla gerçekleştiği protokoldür. Bu matematik problemlerini kim çözüyor? Bilgisayarlar. Bu durum ciddi bir enerji ihtiyacına yol açarken, bir yandan “merkezileşme” riskini de beraberinde getiriyor. Bu gibi bazı noksanlıklardan dolayı PoS, yani Proof of Stake protokolü ile tanıştık.

2. Proof of Stake ile Çalışan Blockchain

PoS protokolünde ise bilgisayarların yerini “hisse”ler alıyor. Enerji ihtiyacı %95 kadar azalırken, merkezileşme ihtimali de bir hayli azalıyor. Çünkü PoW sisteminde, ekosisteme dahil olabilmek ve ödüllendirilebilmek için daha güçlü donanımlara ve “madencilik havuzlarına” ihtiyaç duyarken, PoS sisteminde donanım yatırımına ihtiyaç duyulmuyor. İlgili coinden yeterli boyutta satın alıp, sisteme kilitleyerek ekosistemin bir parçası olmak, zamanla ödüllendirilmek ve sistemin devamlılığını sağlamak mümkün oluyor. Tabii ki bu konu bu kadar yüzeysel anlatabilecek kadar basit bir konu değil. Ancak bizim alanımız kısıtlı, o yüzden burada bırakıyoruz.

Şu anda, PoW protokolü ile çalışan Ethereum’da işlemlerin yıllık karbon ayak izi Norveç’in ürettiği ile karşılaştırılabilecek durumda. Ancak planlanan güncelleme (Ethereum 2.0 ile birlikte PoS’a geçiş) ile birlikte yaklaşık %99,95 daha az enerji tüketimi ile sonuçlanması bekleniyor.

3. Dapp (Decentralized Application):

Dapp’ler, yani merkeziyetsiz uygulamalar, akıllı sözleşmelerle birlikte merkeziyetsiz blockchain ağlarına eklenmiş, tamamen otonom şekilde çalışan uygulamalara verilen genel isim. Whatsapp’ın tek bir serverının olmadığını, yöneticilerinin ise kullanıcılar olduğunu düşünelim. Yeni bir güncelleme fikri atıldığı zaman, ağdaki kullanıcıların birçoğunun fikrinin/oyunun alınması gerekiyor.

Açık kaynaklı olarak sunulan merkeziyetsiz uygulamalardaki akıllı sözleşmeler; o projenin tüzüğü gibidir. Projeye katılan her kullanıcının katılımıyla proje güncellenebilir veya dileyen kullanıcılar eski projeyi kopyalayıp, küçük değişiklikler yaparak yepyeni bir proje yaratabilir. 

Bugün çok sevilen merkeziyetsiz borsalardan birisi olan Sushiswap, aslında Uniswap’ten kopan bir parçadan başka bir şey değil. 

4. DeFi (Decentralized Finance) 

Son dönemlerde metaverse ve NFT gibi farklı alanlarda yarattığı çözümlerle gündeme geliyor olsa da blockchain teknolojisinin ve bitcoin’in en büyük çıkış noktasının “yeni bir ekonomik düzen” olduğunu biliyoruz. Merkeziyetsiz finans uygulamaları (borsa, banka vs.), düşük komisyon ücretleri, hız ve evrensellik sunarak geleneksel finans yapılarının getirdiği tüm dezavantajlardan sıyrılmayı başarmış projeler olarak karşımıza çıkıyor.

Gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerdeki kullanıcıların gözden kaçırdığı en önemli nokta ise blockchain teknolojisinin; az gelişmiş ve bankacılık hizmetlerine ulaşamayan ülkelerde bile büyük kitlelerin ekonomik sisteme dahil olabilmesini sağlayacak olması. Bu senaryonun gerçekleşebilmesi için ise blockchain hizmetlerinin ana akım hale gelebilecek şekilde kolay kullanılabilir olması gerekiyor. Henüz bu konuda yetersiz olduğunu söylemek mümkün.

Peki, 2022 yılında kripto paralar ve blockchain ile tanışan birisi, hangi kavramları takip etmeli?

Kripto paralarda tek yatırım yolu al-sat işlemleri değil

Türkiye gibi para birimi bir hayli değişken olan ülkelerde kripto para kullanımının da bir hayli yüksek olduğu görülüyor. Bunun en büyük sebeplerinden birisi ise kolay ve hızlı para kazanma ihtimali. Özellikle son 2 yılda, kripto para yatırımı yapanların sayısı ciddi anlamda yükselirken, yatırımcılık yaşı da oldukça düştü. Ancak bunlar genellikle “X coini alayım, yükselince satayım” şeklinde oluyor. Böylesine hareketli bir piyasada, tecrübesiz olan birçok yeni kullanıcı da kendisini zarar ederken buluyor. Oysa, kripto piyasasında yatırım yapmanın tek yolu coin alıp satmak değil.

5. Blockchain kimliği: ENS 

Facebook’un Meta ismine geçiş yapmasıyla birlikte artan Metaverse trendi, birçok insan için “keşke dedem şuradan arsa alsaymış” anksiyetesini tekrar ortaya çıkardı. Sanal topraklarda, sanal evrenlerde yapacağımız herhangi küçük bir yatırımın gelecekte ciddi boyutlarda getiri sağlaması muhtemel görünüyor. Bunlardan birisi de ENS (Ethereum Name Service). 

Tüm merkeziyetsiz ortamlar (web siteler, cüzdanlar, metaverse vs…) tek bir kullanıcı adı olmayı vaadeden ENS’yi “dijital kimlik” adayı olarak nitelemek mümkün. Birkaç örnekle pekiştirelim:

Para transferi: 

Filiz: Selam Hasan, cüzdan adresini söyler misin sana borcum olan 5 AVAX’I göndereyim 

Hasan: 0x5f88B5F8471407C2bE721842C1824668e87e6d6B

Filiz: Bunu nasıl aklımda tutayım yahu, whatsapp’tan yaz bari 

Hasan: hasanhkesen.eth’ye göndermen yeterli 

NFT transferi: 

Oyunda tanıştığım rastgele kişi: Ben bu kılıcı kullanmıyorum, sana lazımsa göndereyim

Ben: Olur. hasanhkesen.eth adresine gönderebilirsin (Eğer ENS projesi başarılı ilerlemişse, muhtemelen oyun içerisinde zaten hasanhkesen.eth nickiyle yer alacağım için, benden adres istemesine gerek kalmayacaktır.)

Mikro ödemeler 

Müşteri: Kartla ödeyebilir miyim?

Butik kafe: Maalesef kart geçmiyor. Kripto ile ödemek ister misiniz? 

Müşteri: Olabilir. Alayım adresi.

Butik kafe: hhkbutik.eth 

Müşteri: Tamamdır. Kolay gelsin. 

6. Metaverse Oyunlar ve Play-to-Earn (P2E)

Metaverse kavramı sadece birkaç yıl sonrasına yatırım amaçlı düşünülen bir “sanal toprak” olarak görülmemeli. Bugün birçok blockchain projesi, play-to-earn (Oyna-Kazan) temelli oyunlara geçiş yapıyor. Decentraland, Axie Infinity, Sandbox, Snook ve benzeri birçok P2E oyun ile, eğlenceli zaman geçirirken para kazanma fırsatı da yakalayabilirsin. 

Bu konuyu daha detaylı ele aldığım Oyunların Geleceği: VR + Blockchain + Kripto Paralar başlıklı içeriğimi de okuyabilirsin.

Özetle; kripto paralara yatırım yapmak sadece kripto para satın almak anlamına gelmiyor. Trendleri takip etmen, Türkçe ve İngilizce bilen birisi olarak bu teknolojiyi anlayabilmen birbirinden değerli yeni fırsatları ayağına getirecektir. Bir süredir bu sektörde çalışan birisi olarak; ülkemize giren yeni şirketlerin ve yerelleşmeye çalışan yüzlerce blockchain teknolojisinin, bu teknolojiye hakim içerik üreticilere, yazılımcılara, insan kaynaklarına ve dahasına ihtiyaç duyduğuna tanık oluyorum. Bu teknoloji, 2022 yılında yepyeni iş fırsatları doğurmaya devam edecek.

Özellikle, kripto piyasasındaki “kolay maaş ödeme” sistemi sayesinde işe alım süreçleri de oldukça hızlı ve kolay gerçekleşiyor. Dünyanın öte yanındaki bir proje için evinde oturduğun yerde çalışabiliyor ve ödemeni USDT (kripto dolar) olarak alabiliyorsun. Bu da ekonomik krizle savaşan Türkiye gibi ülkeler için oldukça kolay bir döviz kazanma yöntemi olurken, proje sahipleri için de maliyeti düşük bir istihdam biçimi olarak görülüyor.

Share:

administrator

1997’de Nevşehir-Ortahisar’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde Basım Teknolojileri eğitimi görüyor. Gazeteciliğe ve doğru bilgi alma hakkına inanan Hasan, bir Onaran olarak sosyal inisiyatifin ve eğitimin gücüne inanıyor, geleceğin nerede olduğunu araştırıyor.